Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Zijn rode haar was in de beginjaren een matje maar werd gaandeweg een stuk korter.
"Hızlık ilerlemek" anlamı sonradan ortaya çıkmıştır.Later kwam daar de betekenis van "weg" bij.
Sonradan göç eden Gümüşhaneliler ile çift örflü bir mahalledir.Achter dit dwarshuis bevindt zich nog een dwarshuis (het zijhuis).
Bu tahmini sonradan Arthur Eddington’un 1919’daki güneş tutulması gözleminde doğrulanmıştır.Dit werd door Arthur Eddington experimenteel aangetoond tijdens de zonsverduistering van 1919.
Bundan dolayı daha sonradan birçok sorun ortaya çıkmıştı.Later zal dit nog veel problemen opleveren.
Ona sonradan Porfirio Díaz da katılacaktır.Generaal Porfirio Díaz kwam daarom in opstand.
Bu çocukların çoğu sonradan önemli mevkilere gelmişlerdir.Veel van hen werden later belangrijke politieke kopstukken.
Daha sonradan İzlanda'nın 15 puan alarak on dokuzuncu olarak finale çıkamadığı açıklanmıştır.In de finale kon IJsland niet verrassen, ze werden 14e.
Şimdi bu park söylenildiği gibi sonradan yapılan bir inşaydı.Het terrein werd daarna als park ingericht.
Sonradan eserin asıl yazarı orijinal yazısının böyle kullanılmasından çok şikayetçi olmuştur.Anderen pleitten er juist voor deze oorspronkelijke schrijfwijze te gebruiken.
Bu kitap sonradan Norma Shearer'in başrolünü oynadığı başarılı bir film olarak uyarlanmıştır.Het zou na de uitbrengst bekendstaan als Norma Shearers eerste geluidsfilm.
Bu kitap sonradan kuantum teorisinin geleceğini etkilecektir.Uit deze hypothese ontwikkelde zich later de kwantumtheorie.
Ama sonradan onu kabul etmek zorunda kalır.Ze moeten hem later laten gaan.
Apartmana sonradan bir asansör de eklenmiştir.In een later stadium werd de lift toegevoegd.
OK – UZ ( yani OK-LAR ) anlamındaki bu söz sonradan Oğuz adını alır.Het woorddeel zon- duidt op de Son.
Sonradan Mısır eyaleti prefect'i oldu.Chr. prefect van Egypte was.
Ancak, sonradan vazgeçilmiştir.Echter, hij wordt de volgende dag wakker.
Bu sahne çekildi ama sonradan çıkarıldı.Deze scène werd er later uitgeknipt.
Sonradan Eğitim ve Sağlık Bakanı oldu.Later werd hij benoemd tot minister van Onderwijs en Gezondheidszorg.
Gök Orda sonradan Altın Orda olarak adlandırıldı.Dit was in het midden van wat later de Gouden Eeuw werd genoemd.
İskoçya'ya sonradan ulaşmıştır.Later bereikte hij Portugal.
Daha sonradan Oyunlar'ın 75. yılı dolayısıyla 3. Çeyrek Asır Oyunları'na katılmıştır.Het Capitool organiseert het jaar daarop de Hongerspelen voor de 75e keer met de Kwartskwelling.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Sindsdien is het op de een of andere manier altijd als een gevangenis gebruikt.
Sonradan daha düşük faizli yenileri çıkarıldı.Andere fresco's van mindere kwaliteit werden naderhand weer bedekt.
Sonradan, Fantastic Four'un yazarı oldu.Eenmaal zelfs geholpen door de Fantastic Four.
Sonradan Sihir Bakanı olur.Later wordt hij bevorderd tot Minister van Toverkunst.
Daha sonradan ülke, bölgeye gelen tüccarların etkisiyle İslam dinine geçmişlerdir.Later kwam de islam op in het gebied doordat mensen werden bekeerd door handelaren uit het Midden-Oosten.
9 çukurlu kulüp sonradan 18 çukura kadar genişletilmiştir.De club beschilkt over 18 holes.
Sonradan buraya taştan türbe yaptırılmıştır.Later werd in steen gebouwd.
YEŞİLKENT İSMİNİ SONRADAN ALMISTIR.De naam Noorderkerk is van latere datum.
Sonradan adının Tahsin olduğunu öğrendiğim Tahsin Amca çok soğukkanlı, 'yazzık,' dedi."Aan wie doet de koude zich het vroegst gevoelen," schreef hij.
Sonradan Özören olarak değiştirildi.Blind werd hierdoor zijn vervanger.
Daha sonradan 3.1 sürümü piyasaya çıktı.Hierna zijn er nog 31.300 stuks geproduceerd.
Şarkı sonradan Junior Eurovision için "Wings" adlı İngiliz dili unvanı aldı.Haar lied kreeg later de Engelse titel "Wings".
Kendisi sonradan kötü bir robot olacaktır.Dit blijkt achteraf een soort robot te zijn.
Gemiye sonradan gelmiştir.Later van schip tot schip.
16. yüzyılda Imjin Savaşı sırasında kısmen zarar görmüş olup daha sonradan yeniden inşa edilmiştir.Tijdens de Tachtigjarige Oorlog is de molen verwoest en later weer herbouwd.
Sonradan devlet hizmetleri içinde kariyer yapmaya başlamıştır.Daarna begon hij een carrière bij de overheid.
Sonradan değiştirilerek Boğaziçi oldu.Later verwisselde hij de lijken.
Fabrikanın ismi sonradan Kanatlı Un Fabrikası olmuştur.De zuivelfabriek wordt later een meubelfabriek.
Daha sonradan kesin olarak hesaplanmıştır.Later werd die afplatting nauwkeurig berekend.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Maar later begint hij toch te veranderen.
Ressamın sonradan sildiği aşk tanrısı mektubun aşk mektubu olduğunu gösteriyor.Uit het dagboek van de schrijver bleek later dat er een liefdesrelatie bestond.
Sonradan bu sayı 5.104'e yükseldi.Sindsdien is ze gestegen tot een hoogte van 5,06.
Sonradan Yamato ve arkadaşlarına katılmışlardır.Wat later ontmoet hij Jommeke en zijn vrienden.
Ancak bu düğmeyi sonradan kaldırdı.Hierna snoert de knop zich af.
Fakat sonradan bir bankada çalışmaya başlar.Hierna werkte hij bij een bank.
Aplastik anemiler doğuştan olabildikleri gibi sonradan da oluşabilirler.De natuurlijk voorkomende antistoffen worden gevormd na de geboorte.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Deze schorsing werd later teruggebracht tot ruim een jaar.
Bunlara sonradan Hayat Spor ve Ayna da eklendi.Vervolgens verscheen er ook nog een spin-offstrip en een film.
Daha sonradan iki defa daha aday olmuş ve yeniden seçilmiştir.Hij won deze verkiezingen en zou daarna nog twee maal herkozen worden.
Sonradan Sezar tarafından affedildi.Nadien werden zijn daden door Julius Caesar vergeven.
Onun çalışması daha sonradan Johannes Kepler ve Galileo Galilei tarafından devam ettirildi ve genişletildi.Zijn werk werd verdedigd en verder ontwikkeld door Galileo Galilei en Johannes Kepler.
Türkiye'de Digiturk platformunda yayın yapmış fakat sonradan kapanmıştır.Het kanaal zond uit via het internet, maar is ondertussen gesloten.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Het is later een gevangenis geworden.
Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı.Hierna werden haar talloze scripts aangeboden.
Çocukları, Küçük Octavia ve sonradan Augustus olacak olan Gaius Octavius Thurinus'tur.Zij kregen drie dochters en tot de kleinkinderen hoorde Gaius Octavius Thurinus, de latere keizer Augustus.
Sonradan "Battle Of Bands" adlı bir yarışmaya katıldılar ve kazandılar.De band won een lokale competitie, genaamd Battle of the Bands.
Sonradan "Çamlıbel" olarak değiştirilmiştir.Later werd deze vervangen door het model 'Troll'.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.Później złożono je w ziemi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod