Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durumda, eğer Bob z ekseni etrafında sonradan ölçüm yaparsa, bulacağı sonuç -z ekseninde olur.Neste caso, se Bob a seguir medir o spin no eixo z, ele obterá -z com 100% de certeza.
Sonradan altı yıl süresince Saarland bölgesel birliğinin teknik direktörlüğünü yapmıştır.Mais tarde tornou-se treinador da associação regional de Sarre por seis anos.
Daha sonradan Finlandiya'nın 108 puan alarak onuncu olarak finale çıktığı açıklanmıştır.Portugal acabou por ser eliminado pela Espanha nos oitavos-de-final, pelo resultado mínimo.
Ana etkinlikte The Undertaker, Roman Reigns ile türü sonradan açıklanan No Holds Barred maçında karşılaştı.Na última luta da noite, The Undertaker enfrentou Roman Reigns em uma luta No Holds Barred.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Em pouco tempo, outras comunidades foram criadas por toda a Europa.
Sonradan haşhaşi grubuna katılıp Altair' in karısı olmuştur.Presentemente encontra-se, como desde então, na posse da família Almada.
Kule, sonradan üstüne dikilen haç ile yıllarca tartışma konusu olmuştur.Por muitos anos, houve controvérsia sobre os quais foram originalmente raças cruzadas.
Daha sonradan da Iron Man olmaya karar verir.Entretanto, ele logo seria chamado pelo Rapaz de Ferro.
Bu Ermeni acemi birliklerinin ortadan kaldırılması sonradan yerli Türk çeteleri tarafından gerçekleştirildi.Muitos desses recrutas armênios foram executados por grupos turcos locais.
Daha sonradan Bulut, Cessi ve Kont arkadaş olur.Mendo Luz, conde e provavelmente seu filho.
Ancak sonradan esen rüzgarların yönü değişti.Guiam-nos quando os ventos estão mudando.
Daha sonradan iki defa daha aday olmuş ve yeniden seçilmiştir.Venceu nas eleições gerais e foi reeleito duas vezes.
Böylece, daha sonradan bu sahalarda yapılacak çalışmalara zemin hazırlanması öngörülmektedir.Assim, é comum retornar à Preparação dos Dados durante essa fase.
İlk başta bir mankenle çıksada sonradan Geum Jan-di'ye aşık olmuştur .Ele apaixona-se à primeira vista por Na-ri.
Ancak yazarla olan uyuşmazlık sonradan çözüldü.O resto da letra foi adicionado em seguida.
Halbuki Fransa, sonradan İtalya'ya finalde penaltılarda 5-3'lük skorla boyun eğdi.No entanto, a França perdeu para a Itália nos pênaltis (5-3) na final.
Sonradan ikisi de gruba katılır.Nesse caso, os dois realmente participaram do baile.
Bu draft ile seçilen üç oyuncu daha sonradan Basketball Hall of Fame'e girdi.Onze jogadores do Dream Team foram introduzidos ao Basketball Hall of Fame.
Fakat, sonradan Âd kavmi ile benzer sebeplerle helak edilmişlerdir.Aad de Mos werd aangewezen als zijn opvolger.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Zijn ervaringen werden later verwerkt in het boek Youth (2002).
Bu site sonradan AOL'e satılmıştır.Dit bedrijf verkocht hij later aan AOL.
Kendisi sonradan Tuğrul Bey'e isyan etmiştir.Nadien ging hij bij Heer Keren in dienst.
Bunların birçoğu sonradan Moore'a sipariş vereceklerdi.Later zouden enkele van hen ook werk van Moore aanschaffen.
Aslolan gecedir, gündüz onun üzerine sonradan gelmektedir.Ook in de nacht en de volgende dag wordt de uitzending regelmatig herhaald.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.De bom zal vervolgens naar de Aarde worden gestuurd.
Sonradan boşanmışlar ama kendisi eski karısının soyadını kullanmaya devam etmiştir.Ze was gescheiden, maar ze bleef de achternaam van haar ex-man gebruiken.
Akademide, sonradan her ikisi de yardımcı kaptan olan Izuru Kira ve Momo Hinamori ile arkadaş oldu.Op de academie raakte hij bevriend met Izuru Kira en Momo Hinamori, die ook luitenant zijn geworden.
Chelsea ile ilk lig maçına 6 Mayıs 2007'de Arsenal'da sonradan oyuna girerek oynamıştır.Toen hij terugkeerde bij Chelsea speelde hij daarmee op 6 mei 2007 in de Premier League tegen Arsenal.
Daha sonradan Amerikan Film Enstitüsü'ne girdi.Daarna volgde het Amerikaanse Filminstituut.
Mahallenin büyük çoğunluğu sonradan göç edenlerden oluşmaktadır.Ook telt het de meeste (bewoonde) plaatsen van de kraj.
Bu yapı, sonradan şimdiki kilise haline getirilmiş.Deze is later verbouwd tot de huidige kerk.
Sonradan olayın terörist eylem olduğu ortaya çıktı.Later bleek het om een terroristische aanslag te gaan.
Katolik olarak yetiştirilen Paz, sonradan Müslümanlığı seçmiştir.Vinnie Paz werd Katholiek opgevoed en is later bekeerd tot Moslim.
Sonradan yine biz onu sefaletten kurtarırız.Daarna vernietigden Wij de anderen.
"Unbreakable", albümün dördüncü single'ı olacaktı, ancak sonradan iptal edildi."Serious" zou de zesde single worden maar dat idee werd later afgeblazen.
Sonradan X-Men'e katılır.Tegenwoordig hoort hij bij de X-Men.
Sonradan Türkçe Kalecik ismi verilmiştir.De naam Korjaki werd pas veel later gegeven.
Sonradan Gregor ile bağlandılar.Daarna werkte hij samen met Greg.
Bu baskıcı politikaların azaltılması daha sonradan Kruşçev Çözülümü olarak tanındı.De spiraalvormige uitstulpingen werden later bekend als wokkels.
Sonradan ikisi arasındaki arkadaşlık gelişmiştir.Later ontwikkelde zich toch een relatie tussen de twee.
2002'de yıl sonu şampiyonaları, daha sonradan Tennis Masters Cup şehirde düzenlenmiştir.Aan het einde van 1998 bereikte hij de finale van de Tennis Masters Cup.
Sonradan ısırılarak vampir olmamıştır.İlk ve bilinen en güçlü vampirdir.Hij is meer dan 'een' vampier, hij was en is de allereerste.
En başta Batman'in kötü niyetli olduğunu varsaysa da, sonradan onunla işbirliğine gider.Maar als Batman zich ermee bemoeit is hij het volgende doel.
Bu çocuklardan dördü sonradan profesyonel müzisyen oldular.Alle drie de kinderen zijn muzikant geworden.
Ancak Atreus kendi öz oğlu olduğunu sonradan anladığı Pleisthenes’i öldürdü.Atreus doodde echter zelf Pleisthenes, en kwam vervolgens diens identiteit te weten.
Turnuvada grup maçlarının hepsinde — Senegal, Uruguay, ve Danimarka karşısında— oyuna sonradan dahil oldu.Nadat dit verzoek verworpen was, verlieten alle Afrikaanse landen, op Senegal en Ivoorkust na, de Spelen.
Bu isim sonradan Mozambik'e dönüşmüştür.Die naam evolueerde tot Brussel.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Eco werd katholiek opgevoed, maar werd later atheïst.
Bu hastalık doğuştan veya sonradan oluşabilir.Epilepsie kan aangeboren zijn of later optreden.
Olayın gerçek yüzüyse sonradan ortaya çıktı.Pas later kwam de ware oorzaak aan het licht.
Daha sonradan İzlanda'nın 60 puan alarak on beşinci olarak finale çıkamadığı açıklanmıştır.Vooraf werd in sommige peilingen gedacht dat IJsland niet voorbij de halve finales zou komen.
Ancak sonradan Sweet ve CJ Grove Street'i yeniden kurarlar.Samen gaan Sweet en CJ terug naar Grove Street om het terug te winnen.
Disattack sonradan adını Carcass olarak değiştirdi.Hij zou later zelf zijn achternaam veranderen in Carpaccio.
Sonradan pek çok yıldız ikili olarak belirlenmiştir.Voordien werd bijeengekomen in diverse zaaltjes.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Daarna was hij afgevaardigde in het parlement.
Olay, sonradan Los Angeles Savaşı olarak adlandırılmıştır.Het bleek vals alarm, maar de gebeurtenissen werden later aangehaald als de Slag om Los Angeles.
Bu bağ, sonradan kurulmuş olmalıdır.De consistorie is er later tegenaan gebouwd.
Robinson sonradan Maliye ve Bölgesel Kalkınma Bakanı olarak görev yaptı.Robinson werd premier en minister van Financiën en Economische Zaken.
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.Hij werd later apotheker.
Böylece, daha sonradan bu sahalarda yapılacak çalışmalara zemin hazırlanması öngörülmektedir.Het is zeker een optie om me daar later voor het leven te vestigen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod