Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir.Возможными причинами смерти могли быть осложнения после родов или простуда.
Muhtemelen Cebelitarık'a sonradan gitmişlerdir.Вероятно, позднее стал сеньором Беленуа.
1879'la 1883 arasında yazdığı beş başarısız romanı da daha sonradan basılmıştır.Шоу написал пять безуспешных романов в начале своей карьеры между 1879 и 1883 гг.
Apartmana sonradan bir asansör de eklenmiştir.В здание добавлен лифт.
Sonradan şöyle der: "Biz ailemizden, dışarıdan bilinmeden insanlara bakmaya izin istedik.По его словам таким названием они хотели «отодвинуть не желающих нас слушать людей подальше».
Sonradan nakliye işlerinde de bu tip Karamürsel gemileri kullanılmıştır.С этой проблемой придётся разбираться во время следующих экспедиций шаттлов.
Fakat daha sonradan oyuncuyu öldürmeye çalışır.После этого он сразу атакует игрока.
Sonradan yapılan renovasyonlarda, bodrum katına inen ahşap merdivenler demir merdivenlerle değiştirildi.Позднее это ограждение было заменено на ныне существующие тяжёлые цепи на низких железных устоях.
Teksas topraklarının göreceli yerlisi olmayıp sonradan gelenler: Teksas Apaçileri (İng.Род характерен исключительно для Нового Света и встречается только в Неотропике (от Техаса, США до Аргентины).
Daha sonradan İsviçre'nin yarı finalde 18 ülke arasından 28 puanla 18. olduğu açıklanmıştır.Но после дисквалификации Румынии, в полуфиналах будет по 18 стран.
Olayın gerçek yüzüyse sonradan ortaya çıktı.Позже по сюжету раскрывается её истинная сущность.
İlk karısı Marie de Montferrat'tan, sonradan Kudüs Kraliçesi olacak tek çocuğu Yolande doğmuştur.От первого брака с Марией Монферратской у него родилась дочь Иоланта, будущая королева Иерусалима.
Sonradan Belediye Sarayı ve günümüzde il hükümet sarayıdır.Бывшая часовня, ныне здание мэрии.
Vaazların metinleri sonradan yayınlanmıştır.Книги о художнице издавались и позже.
Mahallenin eski adı Mırseyid'tir, sonradan Tanır adı verilmiştir.Первый директор Института мерзлотоведения, названного впоследствии его именем.
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.فأتيناه فقسم ما له شطرين ثم خيرنا في أحسن الشطرين.
Sonradan Hobart'ta Risdon hapishanesinde 19 gün geçirdi.قضى بعد ذلك 19 يوما في سجن ريسدون هوبارت.
Michelle, takıma sonradan katılan kızdır.سمر: وهو الفتاة التي تلتحق لاحقا بالفريق ....
Fakat sonradan bir bankada çalışmaya başlar.وبدأت هناك بالعمل في بنك.
Sonradan kendisini onların izleyicisi olarak görecekti.ومثل له الشيء: صوره حتى كأنه ينظر إليه.
Sonradan bu yapının yanına modern bir kilise yapıldı.بعد ذلك تم تأسيس كنيسة جديدة الي جانب هذا المبني.
Bolivya'da gerillaların başında olduğuna dair gelen haberlerin doğru olduğu sonradan anlaşılmıştır.في نهاية المطاف تبين أن التقارير المستمرة عن أنه كان يقود الثوار في بوليفيا كانت صحيحة.
Sonradan bu kararın uygulamasından vazgeçildi.تم التشكيك في فاعلية ذلك القرار.
Sonradan ETH’de profesör olan Georg Busch ve ailesi, kiracılar arasındaydı.جورج بوش، الذي أصبح فيما بعد أستاذاً، وأسرته كانت من بين المستأجرين لشقق ماريك.
Bunların birçoğu sonradan Moore'a sipariş vereceklerdi.وكان كل هؤلاء فيما بعد يعطون طلبيات لمور .
Altay Nermin'e evlenme teklifi eder Nermin ilk başlarda kabul etmese bile sonradan evlenirler.ألطاي الذي عرض علي نيرمين الزواج، لم تقبل نيرمين في البداية، علي الرغم من أنهم تزوجوا لاحقاً.
Smith, bu olayı sonradan "Her zaman, daha çok bir kız gibi ses çıkarıyordum.ذكرت ياردلي سميث قائله بعد هذه الحادثة " كنت اتحدث دائما كفتاه أكثر.
Bu kitap sonradan Birinci Yeni olarak da anılacak Garip akımının başlangıcı oldu.وكان هذا الكتاب بدايه لتيار الغريب الذي سيشار إليه بالتجديد الأول.
Daha sonradan aralarındaki sorunları hallederler.في وقت لاحق إلى حد ما اندلعت المشاكل بينهما.
ABD başkanı Wilson buna önce karşı çıksa da sonradan daha yumuşak bir tavır göstermiştir.وان كان رئيس الولايات المتحدة ويلسون ضد القرار في البداية ولكنه اظهر بعض الليونة تجاه الموقف.
Griswold'un kanıt olarak sunduğu mektupların sonradan sahte olduğu ortaya çıkarılmıştır.وقد كشفت الرسائل التي قدمها جريسوولد كدليل على ماوصف به بو صورت فيما بعد أنها محض تزوير.
OK – UZ ( yani OK-LAR ) anlamındaki bu söz sonradan Oğuz adını alır.م."، ثم جعل اسم "حفن يثع" من بعده وهو ابنه.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.كان راهبا أيضا في البداية ولكنه انتقل من الدراسات اللاهوتية إلى الفلسفة فيما بعد.
20th Century Fox, sonradan bu ürünleri üretenlere dava açtı ve üreticiler, bunları üretmeyi bıraktı.وبعد مرور القرن العشرون رفعت دعوة على منتجين هذه المنتجات واعتزل المنتجين إنتاج هذه المنتجات.
Sonradan onunla evlenmiştir.وتزوجت بعد ذلك مرة أخرى به.
Sonradan Ovabaşı olarak değiştirilmiştir.ثم استُبدلوا بعد ذلك بمشغلي الهواتف.
Sonradan Cambridge'e geri döndü ve eğitimini tamamladı.بعد الحرب عاد إلى كامبردج لإكمال دراسته.
Ölümünden sonra evinin tavan arasında kalan bu koleksiyon sonradan Otto Kleinschmidt tarafından bulundu.بعد وفاته ظلت هذه المجموعة في العلية من منزله، حيث اكتشفها أوتو كلينشميت بعد سنوات.
Bu ortaya çıkış kaybolan ikiz sendromuna benzerdir ama genellikle ikizin emilmemesiyle sonradan ortaya çıkar.هذا الحدث يشبه متلازمة التوأم المتلاشي، ولكن يحدث عادة في وقت لاحق، حيث لا يتم ارتشاف التوأم.
Sonradan teklifi reddetti.بعد ذلك رفض العرض .
Sonradan Hıristiyan oldu.أصبح في وقت لاحق مبشر مسيحي.
Daha sonradan devam oyunları ve eklentiler çıkarılmıştır.وتوالت بعد ذلك الألبومات والنجاحات.
Lockheed 1912'de kurulmuş olup sonradan Martin Marietta ile birleşerek 1995'te Lockheed Martin oluşmuştur.أنشأت الشركة في عام 1912 وتم دمج الشركة مع مارتن ماريتا في عام 1995 لتصبح الشركة لوكهيد مارتن.
Sonradan Sezar tarafından affedildi.وتم تعيين رئيسه من قبل القيصر.
Sonradan nakliye işlerinde de bu tip Karamürsel gemileri kullanılmıştır.تم النظر في وقت لاحق أن هذه هي الطريقة التي تم جلب الأسلحة على متنها.
Tüm süt dişleri genellikle daha sonradan yerini kalıcı dişlere bırakır.أسنان الطفل اللبنية تكون عادةً أكثر بياضاً من الأسنان الدائمة التي تتكوّن بعدها.
Sonradan Springfield Emekliler Yurdu'na gönderilen bir II. Dünya Savaşı gazisidir.هو محارب مخضرم بالحرب العالمية الأولى الذي أُرسل إلي وطنه سبرينغفيلد للتقاعد .
Önceleri düz olan bu parçalara sonradan bazı bölgelerde eğim verilerek yeni şekiller oluşturulmuştur.فيتم أخذ هذه اللبنات كأجزاء أولية يتم من خلالها بناء المحارف الأخرى إن أمكن ذلك.
Sonradan bana bir takım elbiseler giydirmeye çalıştılar.قالت انها كانت تريد اصدار خط ملابس من فترة طويلة.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.تربى كاثوليكيا وأصبح في وقت لاحق ملحد.
Daha sonradan kesin olarak hesaplanmıştır.تم تثبيت النتيجة لاحقاً.
Sonradan madalya ve diplomaları teslim edilmiş, fakat paraları verilmemiştir.إذ حصلوا على الميدالية والدبلوم، لكن تم حرمانهم من المبلغ المالي.
Antikora bağlı protein ise daha sonradan pH veya tuzluluk değişikliği ile reçine yüzeyinden akıtılabilir.يمكن استخلاص البروتين عن طريق تغيير درجة pH أو الملوحة.
Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı.أصدرت الفرقة العديد من الدعايا بعد ذلك.
Fotoğraf sonradan renklendirilmiştir.لتكون الصورة شاملة.
Smith sonradan bunu şöyle ifade etti: "Her zaman bir kız gibi çok fazla ses çıkarırdım.تدارك سميث ذلك قائلًا «وقتها كنا صغارًا جدًا.
Sonradan Arap ismi edinme, Kuran çalışma, alkollü içki satma sınırlamaları da getirildi.وشملت الإضافات اللاحقة إلى القانون حظراً على تبني الأسماء العربية، ودراسة القرآن، وبيع المشروبات الكحولية.
Harşa daha sonradan Budizm'i kabul etmişti.اعتنقت فيما بعد البوذية.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.بالإضافة إلى ذلك، زعم ميريديث أن 2500 من الطيور الجريحة قد توفيت نتيجة للإصابات التي أصيبوا بها.
Sonradan 1954'te döndüğü Muammer Karaca tiyatrosunda 1960'a kadar çalıştı.وبعد ذلك عملت حتى عام 1960 في مسرح معمر كاراجا حيث أنه عاد لتركيا في عام 1954.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod