Ancak daha sonradan gerçek zekâsını gösterir.Posteriormente se revela su auténtica identidad.
Sonradan adını kısaca "PFC Kuruvchi" diye adlandırmıştır.En vuelo realiza una llamada "kuerk-kuerk".
Çocuk, sonradan deniz kızı olan gerçek annesini de bulur.Se va al extranjero con su verdadera madre.
Daha sonradan devam oyunları ve eklentiler çıkarılmıştır.Por último, se pierden detalles en los escenarios y animaciones.
Birçok esir sonradan fidye toplamak üzere Kıbrıs'a getirilmişti.La mayoría de los porteros fueron enviados de vuelta para traer otra carga.
Kaplıcanın tasarımı sonradan yapılan birçok anıtsal kamu binasına örnek olmuştur.Ha servido de modelo para numerosos edificios florentinos posteriores.
Önceleri konuşmasız iken sonradan konuşma da eklendi.Tiene prioridad en el turno de recibir la palabra, aquel que todavía no ha hablado.
Sonradan bu iki sözcük kaynaştırılarak Suskap adı oluşmuş.Desde entonces se usan ambos nombres combinados para designar la enfermedad.
Enea Silvio Piccolomini sonradan Papa III. Pius olarak seçilmiştir.Aeneas Sylvius Piccolomini, luego papa Pío II.
Ve yazdıkları daha sonradan ibraniceye ve latinceye çevrilmiştir.Esta literatura fue posteriormente traducida y comentada en latín y hebreo.
Bu prensip sonradan kendisinin adıyla, "Locard'ın değişim prensibi" olarak anılmaya başlanmıştır.Es famoso por enunciar el conocido como "Principio de intercambio de Locard".
Daha sonradan Macaristan'ın 111 puan alarak onuncu olarak finale çıktığı açıklanmıştır.El informe final Reporte de la Comisión del 11-S emitido por la comisión del 11-S.
Günümüzde sonradan götürüldüğü Amerika Birleşik Devletlerinde Florida eyaletinin güneyinde de yetişir.Sus descendientes se mantienen hasta hoy en el sur de la Florida.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.Al principio estudió entomología, pero más tarde se interesó por las plantas.
Sonradan, Octavian Clodia'yı seçti.Octaviano aceptó a Claudia.
İlkin bir kent değildi ama sonradan bir kent merkezi oldu.En un primer momento era una colonia agrícola, y posteriormente se convirtió en una pequeña ciudad.
Jeffrey Dahmer, 17 cinayetten yargılansa da, sonradan bu sayı 15'e düşürüldü.Fernando Henrique sufrió diecisiete denuncias que, si comprobadas, podrían llevarlo al impeachment.
Sonradan iflas edip dükkanı kapatır.Posteriormente nos cederá la tienda.
Çizgi filme sonradan girmiştir.La novela vino más tarde.
Sonradan Mısır eyaleti prefect'i oldu.Con el último se convirtió en prefecto de Egipto.
Sonradan bu hat biraz daha Doğuya kaydırılmıştır.El fondo también se hace un poco más profundo hacia el centro.
Birçok teknolojik yenilik önce bulunur sonradan bu yeniliğe uygun bir ihtiyaç belirlenir.Varias innovaciones tecnológicas importantes debían ser integradas simultáneamente en este producto avanzado.
Daha sonradan Yerleşen aileler de olmuştur ve halen ikamet etmektedir.Las generaciones que nacieron después tienen otro nivel.
Derginin fiyatı önceleri 60 para iken, daha sonradan 1 kuruşa yükseltildi.El emperador rehusó esta oferta, pero a costa de aumentarlo una mitad más.
Sonradan yakın yüzyılda konar göçer Beritanlılar iskan edilmişlerdir.A partir de entonces los clubes fuertes de la primera década irían siendo desplazados.
Ama sonradan bu hüküm kaldırıldı.Pero luego la decisión fue revocada.
Sonradan, PCI-X tekrarında PCI veri yolları, çift yönlü voltajları birbirine bağlayıcıydı.Más tarde en la revisión 2.x, el bus tenía una interconexión de voltaje dual.
Kelimelerin eskiden kullanılan fakat sonradan unutulan anlamlarına yer verilmiştir.Sus pensamientos se derivan de un pasado olvidado.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.También fue utilizada como prisión en algunas ocasiones.
21 Haziran 2009 tarihi itibarıyla IAAF, sonradan iptal edilenlerle birlikte 65 rekoru onaylamıştır.EL 16 de junio la cifra de casos positivos se elevaron a 52 tras confirmarse 7 nuevos casos.
Sonradan ise bu çizimler ilk dönem şaheserler olarak tanınmıştır.Las voces aparecían primero como por arte de magia.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Después se utilizó como prisión.
Sonradan Öykü'yü de Şeyma'yı da kaçırdı.Posteriormente ésta se reveló, ocupando el Alcázar.
Aslolan gecedir, gündüz onun üzerine sonradan gelmektedir.Trascorrendo una notte al rifugio il percorso diventa E (escursionistico).
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.Fu poi rimandato sulla Terra.
Bu olay sonradan Kızıl Düğün olarak anılır.Questo evento viene ricordato come le Nozze Rosse.
Sonradan Sihir Bakanı olur.Infine, diventerà Ministro della Magia.
Sonradan Hobart'ta Risdon hapishanesinde 19 gün geçirdi.Successivamente ha trascorso 19 giorni nella prigione Risdon di Hobart.
Daha sonradan Boston University Graduate School of Management'da M.B.A. almıştır.In seguito ha ottenuto un M.B.A. presso la Boston University Graduate School of Management.
Fakat sonradan bir bankada çalışmaya başlar.Subito dopo inizia a lavorare in banca.
Ancak, eski astronotun sonradan 2011 yılının sonuna doğru SpaceX şirketinden ayrıldığı bildirilmiştir.Tuttavia è stato annunciato che l'astronauta ha lasciato la SpaceX verso la fine del 2011.
Bunların bazıları sonradan İslâmî ögeler ile değiştirilmiştir.Durante queste preghiere ad Allah, alcuni musulmani digiunano.
Hawks Milwaukee Hawks adıyla seçmelere katıldı, ancak daha sonradan takım St. Louis'ye taşındı.Gli Hawks scelsero con il nome di Milwaukee Hawks, ma si spostarono alla fine del draft a St. Louis.
Sonradan Portekiz'de de yaşamaya başlamıştır.Successivamente iniziò a commerciare anche con il Portogallo.
Fakat sonradan İngilizler de katılmıştır.Venne più tardi adottato anche dagli inglesi.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Queste strutture primordiali sarebbero poi diventate le galassie che oggi osserviamo.
Sonradan boşanmışlar ama kendisi eski karısının soyadını kullanmaya devam etmiştir.Anche dopo il divorzio continuò a usare il cognome dell'ex marito.
Griswold'un kanıt olarak sunduğu mektupların sonradan sahte olduğu ortaya çıkarılmıştır.Le lettere che Griswold presentò come prove della rappresentazione di Poe si rivelarono in seguito false.
Sonradan Sezar tarafından affedildi.Successivamente ottenne il perdono da Cesare.
Avrupa Birliği sonradan kendisi için özel simgeler de türetmiştir.L'Unione europea successivamente ha creato altri simboli per sé stessa.
Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı.Molti uomini, in seguito, si complimentarono per i suoi sforzi.
Smith sonradan bunu şöyle ifade etti: "Her zaman bir kız gibi çok fazla ses çıkarırdım.La Smith ha ricordato più tardi: "La mia voce ha un tono troppo da bambina.
Bu alfabe sonradan oluşan Moğolca ve Mançu alfabelerinin ilk örneğidir.Questo alfabeto fu la base per gli alfabeti mongolo e mancese.
Sonradan Hıristiyan oldu.Più tardi si è professato cristiano.
Ayrıca filmdeki çoğu yer aldığı sahnenin sonradan silindiğini belirtti.Ha poi aggiunto che gran parte delle scene del film sarebbero state girate in esterni.
Sonradan Southern Methodist Üniversitesi'nden tiyatro(en) lisansı aldı.Si è in seguito laureata alla Southern Methodist University.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Tuttavia, rimase ancora un membro del parlamento.
Sonradan bu yapının yanına modern bir kilise yapıldı.Successivamente è stata costruita al suo fianco anche una chiesa dall'architettura moderna.
Harşa daha sonradan Budizm'i kabul etmişti.In seguito si è avvicinata al buddhismo.
Daha sonradan da Iron Man olmaya karar verir.Rhodes decide così di diventare il nuovo Iron Man.