Sonradan Icogno şirketinde çalısmak için Birleşik Krallık’a geri dönmüştür.Sin embargo volvió al Reino Unido para trabajar con la empresa Icogno.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Dejó constancia de esta etapa de su vida en su novela Juventud (2002).
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Esta pena fue reducida más tarde a 1 año.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Posteriormente fue Diputado.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Estas estructuras primordiales se convertirían con el tiempo en las galaxias que vemos en la actualidad.
Hiisi, demon, ogerçekte kutsal koru anlamına gelir, sonradan goblin mânâsına gelmiştir.Hiisi, demonio, originalmente evocaba un bosque sagrado, más tarde un importante goblin.
Ölümünden sonra evinin tavan arasında kalan bu koleksiyon sonradan Otto Kleinschmidt tarafından bulundu.Después de su muerte, permanecían en el ático de su casa dónde Otto Kleinschmidt los descubrió años después.
Sonradan ilâhi kaderi redde yönelmiştir.Luego, volverás a hacer otra carrera (y así, succecivamente).
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.Luego, aniquilamos a los demás.
Sonradan Kleoptara bir Roma müttefiki oldu.A cambio, Cleopatra se convirtió en aliada de Roma.
Gemiye sonradan gelmiştir.Al fin llegamos al barco.
Sonradan bilinmeyen bir sebepten dolayı taraf değiştirmiştir.Más tarde fue cancelado por razones desconocidas.
Önceleri İttihatçılar ile çalışmış, sonradan onlara muhalefet edince sürgüne gönderilmiştir.Y antes de que pudieran hacer algo, saqueó Fomentos, llevando con él los Silmarils.
Sonradan roman olarak toplandı.Más tarde se convirtió en novelista.
Bu yapı, sonradan şimdiki kilise haline getirilmiş.Sin embargo, aquel edificio fue sustituído por la iglesia actual.
Mahallenin büyük çoğunluğu sonradan göç edenlerden oluşmaktadır.Las obras que creó fueron en su mayoría de paisajes y pueblos.
Sonradan Sihir Bakanı olur.En 2020 se convertirá en Ministra de Magia.
Sonradan Hıristiyan oldu.Más tarde se convirtieron al cristianismo.
National Film Preservation Board üyeleri sonradan bağımsız olarak kendi aday listelerini yaptı.Los miembros de la Junta Nacional de Conservación de Cine entonces las sometieron a votos individuales.
Daha sonradan iki defa daha aday olmuş ve yeniden seçilmiştir.Fue ascendido a general y reelecto dos veces.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Pero más tarde cambia.
Sonradan Van Melle ve 2001 yılından sonra Perfetti Van Melle şirketinin markası olmuşdur.La compañía pertenece al grupo italiano Perfetti Van Melle desde 2006.
Daha sonradan kapasitesi, 60.000'e çıkarılmıştı.Después su capacidad fue ampliada a 60,000 espectadores.
Log Cabin Club üyeleri sonradan yasa önerisine karşı çıkılması için Cumhuriyetçi görevlilere lobi ettiler.El Log Cabin Republicans presionó a los representantes electos republicanos para que rechazaran la iniciativa.
Sonradan X-Men'e katılır.Más tarde, se unió a los X-Men.
Esasen karakter, Ronald Reagan'dan ilham alınmıştı fakat sonradan bu konsepten vazgeçildi.Originalmente, el personaje fue influenciado por Ronald Reagan, un concepto posteriormente abortado.
Fakat sonradan, Oktaviyus ve Lepidus, Pompey'le olan mütareke barışına son verip savaşa devama karar verirler.Más tarde, Octavio y Lépido rompen su tregua con Pompeyo y le hacen la guerra.
İskoçya'ya sonradan ulaşmıştır.Finalmente llegaron a Escocia.
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.Déjala morir, y evócala luego.
Bunlarına arasında yer alan bir argali alt türüne sonradan onun adı verilmiştir: Ovis ammon severtzovi.Un argali (oveja salvaje) subespecie que luego nombró como: Ovis ammon severtzovi.
Sonradan ikisi de gruba katılır.Ambos formarán parte en el siguiente trabajo del grupo.
Sonradan ABD vatandaşı olmuştur.Más tarde será ciudadano de EE. UU.
Ancak sonradan bu sayı 76'ya düşmüştür.Más tarde, esta cifra se redujo a 23 por batallón.
Daha sonradan İdeoloji Bürosu olarak yeniden isimlendirildi.Luego sería renombrado a Departamento Ideológico.
Bu camii sonradan onarılmıştır.El campanario fue construido después.
Çanaklar sonradan dökülür.Las catapultas se entregaran después.
Sonradan bu ad "Ilıcasu" olarak değiştirilmiştir.A veces, admite la sustitución por el adverbio «así».
Bu şirketin adı sonradan Nordmende olarak değiştirildi.El Parlamento posteriormente cambiaría su nombre por el de Parlamento del Norte.
Bundan dolayı daha sonradan birçok sorun ortaya çıkmıştı.A partir de esta fecha, se presentaron muchos problemas.
Sonradan TRT'nin, Yılbaşı Gecesi şovu için çekilen klibi göndermeye karar verdiği açıklandı.Llegamos a conocerlos en el episodio How Lily Stole Christmas.
Sonradan ABD'de (Florida) de görülmüştür.Ha sido introducido en Florida (Estados Unidos ).
Başlangıçta cam şişelerde satıldı, ancak sonradan plastik olarak değiştirildi.Al principio el palo era de madera, pero luego se cambió por uno de plástico.
Sonradan ölü bulunmuştur.Más tarde fue encontrado muerto.
Sonradan Bizans orduları tarafından geri alınmıştır.Recuperada luego por los bizantinos.
Sonradan götürüldüğü İber yarımadası'nda çok daha hızlı çoğalmaktadır.Regenera sus puntos de salud mucho más rápido cuando se encuentra enterrada.
Daha sonradan da Iron Man olmaya karar verir.Como resultado, ella tomó Iron Man.
Lavrasya'nın saat yönünde dönmesi sonradan Tetis Okyanusu'nun kapanmasına neden oldu.El movimiento Laurasia siguiendo las manecillas del reloj también condujo al cierre del océano Tetis.
Bu uydular sonradan Galilei uyduları olarak adlandırılmıştır.Estos SoC son llamados después Geodes.
Çift, sonradan Johnson'ın da iblis tarafından ele geçirildiğini iddia etti.Los Warren subsecuentemente afirmaron que Johnson también estaba poseída.
Bu tablonun birkaç değişik verziyonunu da sonradan yapmıştır.Inmediatamente hizo toda una serie de bocetos con este motivo.
Sonradan ilk Hristiyan kiliseleri tarafından da kullanılmıştır.Pronto seguirían la primera oficina postal e iglesias cristianas.
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.Luego se convirtió en una veterinaria con licencia.
Bazen makaleler yazdı ve sonradan onları, takma bir ad altında yerel gazetede yayımladı.Publicó con frecuencia en los periódicos locales pero, más tarde, castigado en el mismo.
ABD'nin üstlendiği bu yükümlülük sonradan Eisenhower Doktrini adıyla anıldı.Esta creencia forma de la política estadounidense en todo el segundo mandato de Eisenhower.
Ancak Atatürk’ün isteğiyle sonradan “Arkan” soyadını almıştır.Sin embargo sigue manteniendo la denominación de "ATF".
Sonradan 1981 yılına kadar burada kaldı.Se quedó hasta 1981.
Westerholt sonradan Delain adlı grubu kurmuştur.El Brucknerhaus es nombrado después de él.
Köy sonradan gelen göçler nedeniyle kurulmuştur.La comarca fue poblada posteriormente por colonos provenientes de Ocaña.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.Más tarde se introdujo la propiedad privada de la tierra.
Ölümüne kadar sonradan adı İsrail Ulusal Tiyatrosu olan Habimah'ta drama danışmanlığı yaptı.Continuó escribiendo y trabajando como dramaturgo para Habima, el teatro nacional israelí.