Şirket, 1996 sonbaharında MSN abonelerine gönderdiği bir CD-ROM'da yeni MSN 2.0 hizmetinin ilk sürümünü sundu.La société offre le service MSN 2.0 sur CD-ROM envoyés aux abonnés durant 1996.
1939 sonbaharında, 14 yaşındayken, 1942'de savaş başladığı zaman tahliye edileceği yetimhaneye gönderildi.En 1939 elle est envoyée à l'orphelinat qui est évacué en 1942.
1917 sonbaharında Rusya’ya döndü.Il retourne en Russie en mars 1917.
Çiftleşmeler sonbaharın ikinci yarısında başlar ve kış sonuna kadar devam eder.La période de reproduction commence à la fin de l’automne et se poursuit jusqu’à la fin de l’hiver.
Sonbaharda düzenlenmektedir.Ils sont publiés en automne.
Harekât, Rusya’nın batısında, 1943 yılı yaz – sonbahar seferinin bir parçasını oluşturmaktadır.En été et en automne 1943, il fait partie du front occidental.
Bragg Cambridge deki Trinity College te 1909 yılı sonbaharında matematik eğitimi almaya başladı.Il entra à Trinity College à Cambridge à l'automne 1909.
İlkbahar ve sonbahar çabuk değişmeler gösterirler.Printemps et automne sont courts et changeants.
Sonbahar ise doğanın ölümü demektir.En effet, la mort fait partie de la nature.
Çorbanın hamuru sonbaharda erişte ile hazırlanır.Les parcelles d'ail sont préparées à l'automne.
Ayrıca ilkbahar ve sonbahar aylarında ortalama sıcaklık 15-20 Derece arasındadır.En automne et au printemps, les températures sont de 20° en moyenne.
Artık sonbahar gelmiş, hava şartları değişmişti.Le tournage a lieu durant l'automne, les conditions climatiques sont rudes.
Albüm çalışmalarına sonbaharda başladı.Les études de portraits commencent à l'automne.
Sonbahardan itibaren içeri alınmalı, kışı ise aydınlık fakat daha serin bir yerde geçirmelidir.L'hiver, il faut la rentrer dans la maison ou dans une serre et la placer dans un endroit très lumineux.
İlkbaharda ve sonbaharda sisler oluşur.Brocantes de printemps et d'automne.
Danegeld ödemesini alan Vikingler 868 yılı sonbaharında Northumbria'ya dönüp York'ta kışlarlar.Guillaume retourne en Normandie à l'automne 1086.
Sonbaharda Wehrmacht'ın ilerlemesi yavaşladı.C'est sur son front que la progression de la Wehrmacht est la moins rapide.
Oyunun çıkış tarihi ise 2016 sonbaharı olarak açıklanmıştır.Sa sortie a finalement été annoncée pour l'automne 2016.
2010 sonbaharında ise tekrar antrenmanlara başladı.En février, il reprend l'entraînement.
İlkbahar ve sonbaharda az da olsa yağmurludur.Au printemps et en automne, les pluies sont rares.
1935 sonbaharında Türkiye'ye dönüş yapmıştır.La Serbie fut une nouvelle fois envahie à l'automne 1915.
İlk Alman karşıtı gösteri 1941 yılının sonbaharında Macaristan'da gerçekleşti.Les premières attaques allemandes contre le Vercors ont lieu durant l'hiver 1944.
1993 sonbaharında Fripp ve Sylvian yine turneye çıktı.En février et mars Juliane Werding et groupe partaient de nouveau en tournée.
1950 yılının Sonbaharına serbest bırakıldı.Il est libéré à l'automne 1952.
Projenin 2010 sonbaharında tamamlanmış olması bekleniyor.Sa réalisation était prévue pour l'automne 2010.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.La fructification a lieu en automne.
1825 yılının sonbaharında, Aleksandr’ın eşi hastalanır.Durant l'été 1925, Kessler tombe malade.
Ordusunu sonbaharda Alplerden geçirecekti.L'été, dans les Alpes.
Yahudi Sorunu Üzerine (Almanca: Zur Judenfrage) 1843 sonbaharında Karl Marx tarafından yazılan makale.C'est dans ce contexte que le livre La Question juive de Karl Marx est publié en 1843.
İlkbaharı sonbahara tercih ederim.Prefiero la primavera al otoño.
Neden Sonbahara Amerika'da "fall" denir?¿Por qué al otoño lo llaman "fall" en Estados Unidos?
Sonbaharda yapraklar kahverengileşir.Las hojas se vuelven marrones en otoño.
Yaprakların rengi sonbaharda değişir.Las hojas cambian de color en otoño.
Sonbaharda bazı hayvanlar kış için yiyecek biriktirirler.En el otoño, algunos animales guardan comida para el invierno.
Sonbahar geldi ve yapraklar düşmeye başladılar.El otoño llegó y las hojas comenzaron a caer.
Ben en çok sonbaharı severim.El que más me gusta es el otoño.
Şimdi sonbahar.Ahora es otoño.
Sonbaharda, birçok kuş daha sıcak ülkelere uçar.Muchos pájaros vuelan en otoño hacia tierras más cálidas.
Sonbahar benim en sevdiğim mevsimdir.El otoño es mi estación favorita.
Sonbahar en sevdiğim mevsimdir.El otoño es mi estación favorita.
Çocuklar Sonbaharda okula geri giderler.Los niños vuelven a la escuela en otoño.
Sonbaharı severim.Me gusta el otoño.
Bu sonbahar uzundu fakat çok soğuk değildi.Este otoño ha sido largo pero no muy frío.
Bugün sonbaharın ilk günü.Hoy es el primer día de otoño.
Okumak için en iyi mevsim sonbahardır.La mejor estación para leer es el otoño.
Karşılaştırıldığında sonbahar yolculuklarının yaklaşık 26 günde tamamlandığı görülür.En comparación, el viaje de otoño se completa en aproximadamente veintiséis días.
1937 sonbaharında iki kolordu daha kuruldu.Durante el otoño de 1937, se formaron dos cuerpos más.
2005 sonbaharında, festival sezonu için "Pepsi Max Punch" İngiltere'de pazarlandı.En otoño del mismo año apareció Pepsi Max Punch en Reino Unido para la temporada festiva.
1871 Sonbaharında babası ölür.En el otoño de 1879 muere su padre.
Efendi Meriadoc'un Edoras'a gittiği ve o sonbahar Kral Eomer ölürken yanında olduğu duyulur.Se dijo que el Señor Meriadoc llegó a Edoras y estuvo con el Rey Éomer antes de que éste muriera en el otoño.
1386 yılınan geç sonbaharında, Timur'un büyük bir ordusu Gürcistan'a saldırmıştır.A finales de otoño de 1386, un enorme ejército de Timur atacó Georgia.
Merga Bien, büyücülük suçlamasıyla yargılandı ve 1603 sonbaharında Fulda'da bir kazanda canlı olarak yakıldı.Bien fue hallada culpable de brujería y fue quemada en la hoguera en Fulda en el otoño de 1603.
Sonbaharda yağışlar daha fazladır.Las lluvias son más frecuentes en otoño.
2001 sonbaharında da "Dawson's Creek"e geçmiştir.En 2000 apareció en Dawson's Creek.
2015 sonbaharında Universal Müzik ile anlaştı.En 2015 firmaron con la discográfica Universal Music.
Ağustos ayında Latin İmparatorluğu'ndan henüz alınmış Konstantinopolis'te 1261 yılının sonbaharında doğmuştur.Nació en agosto de 1261 en Constantinopla, que acababa de ser reconquistada del Imperio latino en agosto.
Derain, Vlaminck ve Marquet ile birlikte, 1905 Paris Sonbahar Salonu sergisine katıldı.Con Derain, Vlaminck, Braque y Matisse participó en la exposición del Salón de otoño de 1905.
2001 sonbaharında 11 Eylül saldırısı nedeniyle turlarını yarıda kestiler.Allí cubrió en directo para su medio los Atentados del 11 de septiembre de 2001.
Ayrıca çamlar sonbaharda yapraklarını dökmezler.¿Por qué las hojas se caen en otoño?
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.La primavera y el otoño son bastante agradables.