Ana içeriğe geç
Sözlük

sonbahar ile cümle

sonbahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sonbahar veya güz, yaz ile kış mevsimleri arasındaki mevsimdir.La primavera y el otoño son temporadas de transición entre el verano y el invierno.
Kış ormanı sonbaharda yeşillenir ve ilkbaharda tekrar yaprağını döker.Los tallos mueren en el invierno y vuelven a crecer en primavera.
Kış için ayrıca sonbaharda meşe palamudu ve hikori cevizi stoklar.También tenemos algunos pinares que en otoño permiten la recogida de setas de cardo y nícalos.
1950 yılının Sonbaharına serbest bırakıldı.Sin embargo, fue liberado de prisión en el otoño de 1950.
Sonbaharda Japon Zelkovaları İlkbaharda bir Japon Zelkovası dalı.Japón Japón Setsubun de primavera.
"'Sonbahar' öncesi son çıkış..."«La llegada del otoño».
Sonbaharda toplanarak kurutulur.Se recolectan en otoño.
""Sonbahar"ın coğrafyası".«Rosas de otoño».
Sonbaharda ise komünistlerin büyük saldırısı başladı.En otoño, se masificaron los ataques dirigidos a la ciudad.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.La mejor época para circular por la carretera del Karakórum es en primavera o a comienzos del otoño.
Leningrad kuşatması 1941 yılının sonbahar başlarında başladı.La Wehrmacht conquistó la zona ya a principios del otoño de 1941.
1844 sonbaharında Joshua V. Himes en sonunda mesajı savunmayı isteksizce kabul etti.Finalmente y con reticencia Joshua V. Himes vino a abogar por el mensaje, en el otoño de 1844.
957 sonbaharında Konstantinos, Kiev Rusları naibesi Olga tarafından ziyaret edildi.En otoño de 957 Constantino recibió la visita de Olga, princesa de la Rus de Kiev.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.En otoño y primavera, es destino de paso de muchas aves migratorias.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.La fruta madura se produce en otoño.
Üreme zamanı sonbahardadır.Su maduración se produce en otoño.
Sonbaharı kasımın yarısına kadar devam eder.La migración de otoño se prolonga hasta mediados de noviembre.
Aynı yılın sonbaharı dünya çapında bir turne gerçekleştirdi.Ese mismo año realizó una gira por todo el país.
Green Day 1995 sonbaharında Insomniac albümünü yayınladı.Con él, lanzó en otoño su álbum Serotonina.
Seçimlerin normal olarak 1992 sonbaharında yapılması gerekiyordu.Las elecciones se tendrían que haber celebrado originalmente en agosto de 2008.
Sonbaharda aşılı-köklü asma fidanı olarak sökülürler.Por ello se emplea en muchas ocasiones como pasto reservado de otoño.
Sonbaharda ağaçların yaprakları sararır ve dökülür.En otoño, las hojas amarillean y caen del árbol.
Bu işlem iklim durumuna göre sonbahar ve kışında olabilir.Este tipo de tiempo será muy importante en otoño e invierno.
Ardından 1997 sonbaharında albüm kontratı yapıldı.Luego en 1997 apareció en el álbum Subversiones.
Sonbahar uzun ve ılımandı.L'autunno fu lungo e mite.
Ağaçlardaki yapraklar sonbaharda renk değiştirir.In autunno le foglie sugli alberi cambiano colore.
Ancak belki de filo basitçe sonbaharda çok geç geldi.Forse, tuttavia, la flotta sarebbe semplicemente giunta troppo in ritardo, in autunno.
Leningrad kuşatması 1941 yılının sonbahar başlarında başladı.L'assedio di Leningrado aveva avuto inizio ai primi dell'autunno del 1941.
Aynı yılın sonbaharında Portrety serbest bırakıldı ve yayınlanmayan beş parça içeren geniş bir oyun çıktı.Nell'autunno dello stesso anno è uscito Portrety, un extended play contenente cinque brani inediti.
Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar.In autunno assumono una colorazione rossastra.
İlkbahar ve sonbahar çabuk değişmeler gösterirler.La primavera e l'autunno sono transizioni rapide.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.Nel Periodo delle Primavere e degli Autunni, la guerra crebbe sensibilmente.
Sonbahar 2007’de çok beklenen üçüncü albümleri "Trinity" (Тринити)’i piyasaya çıkardılar.Nel 2007 realizzarono il loro terzo e anticipato album Trinity (Тринити).
Johansson ile 2013 sonbaharında tanışan Jonze, kendisiyle dört ay kadar çalıştı.Spike Jonze incontrò la Johansson nella primavera del 2013 e lavorò con lei per quattro mesi.
Sonbahar yaklaştığında ise bu sayı yine düşmektedir.Con l'avvicinarsi dell'estate, torna ad altitudini più elevate.
Yaz ve sonbahar aylarında nadiren de olsa 100 bireye varan büyük gruplar halinde rastlanmışlardır.In rare occasioni in estate e autunno sono stati avvistati gruppi molto più grandi (100 individui).
Betpak-Dala ilkbahar ve sonbaharda otlak olarak kullanılır.Il Betpak-Dala viene sfruttato come terreno da pascolo nei mesi primaverili e autunnali.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Fruttifica a fine estate-inizio autunno.
Sonbaharda hastalık artar.La malattia si evidenzia in autunno all'invaiatura.
O sonbaharda, İsviçre'de grubuyla bir solo turneye çıktı.Con il gruppo intraprende nello stesso anno una tournée in Italia e in Svizzera.
Sonbaharda ise komünistlerin büyük saldırısı başladı.In autunno, i confederati colpirono.
KV-85 1943 sonbaharı ve 1944 kışında üretilen bu tanklar bahar ve yazın aylarında kullanıldı.Le prime M8 furono schierate nel MTO nell'autunno 1943 e nell'inverno 1944.
Göl, sonbaharda neredeyse tamamen kurumaktadır.Si sa che il lago si è asciugato quasi completamente in qualche occasione.
Her iki cinsiyetten erginleri yaz sonundan sonbahara kadar görülür.I sessi dei giovani cominciano a differenziarsi solo ad autunno inoltrato.
1995 yılının sonbaharında,Doubtful Existence adlı ilk demolarını kaydettiler.Durante l'autunno del 2009 venne completata la registrazione della prima demo del gruppo, dal titolo Doomo.
Yılda iki kez tekrarlanır - İlkbahar Ekinoksu ve Sonbahar Ekinoksu.Il parlamento si riunisce in due sessioni: quella primaverile e quella autunnale.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.In autunno mangia anche funghi.
İlkbahardan sonbahara kadar dönemde "Tornado rüzgarları" beklenmektedir."Felice te, a cui il vento primaverile....".
Sonbaharı kasımın yarısına kadar devam eder.Esso va da metà ottobre a fine novembre.
1937 sonbaharında iki kolordu daha kuruldu.Nell'autunno del 1969 furono sviluppati due programmi addizionali.
Çünkü filminde senaryosunun İngilizce versiyonu filmin başlangıç tarihi 1966 sonbaharına bile yetişememişti.La casa appare nel film inglese Don't Lose Your Head del 1960.
Sonbaharı severim.Я люблю осень.
Yeniden sonbahar oldu.Опять осень.
1932 yılının sonbaharında bir kalp krizi geçirdi.Осенью 1932 г. пережил сильный сердечный приступ.
"'Sonbahar' öncesi son çıkış..."«В последнюю осень...»
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Плоды созревают осенью.
Sonbaharda hastalık artar.Осенью началось обострение болезни.
DVD-R formatı Pioneer tarafından 1997'nin sonbaharında üretildi.DVD-R формат был разработан фирмой Pioneer в 1997 году.
2003 sonbaharında ikinci nesil araç olarak piyasaya çıkmıştır.Осенью 2003 года увидел свет автомобиль второго поколения.
Müttefikler Sonbahar'da kışın gelmesi nedeniyle geri çekildi.Союзники отступили, так как за осенью следовала зима.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod