Sonbaharda olgunlaşır.Ősszel megsárgulnak.
Yazın ve kışın Finlandiya'da yaşıyoruz; baharda ve sonbaharda Arjantin'de.Nyáron és télen Finnországban élünk, tavasszal és ősszel meg Argentínában.
Ancak Germanus, ordunun Balkanlardan ayrılmadan önce 550 sonbaharında aniden öldü.Germanus kuitenkin kuoli äkillisesti ennen sotaretken alkua syksyllä 550.
Çoğu uzmanın inancına göre Amos, mesajını MÖ 750 veya MÖ 749 sonbaharında vermiştir.Suurin osa tutkijoista uskoo, että Aamos profetioi syksyllä 750 eaa. tai 749 eaa.
Yahudi yılı sonbaharda başlar.Juutalainen ajanlasku alkaa tästä vuodesta.
Yaz ve sonbahar aylarında nadiren de olsa 100 bireye varan büyük gruplar halinde rastlanmışlardır.Joskus harvoin kesällä ja syksyllä ne voivat uida suuremmissa, 100 yksilön ryhmissä.
1940 Sonbaharında VIIC Tipi denizaltı U-96'ya komuta etti.Alkusyksystä 1940 Lehmann-Willenbrock komensi VIIC-tyypin sukellusvenettä U-96.
Takaoka'da sonbaharda 1200 yıllık Man'yōshū şiirlerini okuma festivali düzenlenmektedir.Syksyisin kaupungissa järjestetään festivaali, jossa lausutaan 1200–1400 vuotta vanhoja Man'yōshū-runoja.
Üreme zamanı sonbahardadır.Hirvien kiima-aika on syksyllä.
2013 Sonbaharında, grup yeni malzemenin piyasaya sürüleceğini açıkladı.Syksyllä 2013 yhtye tiedotti julkaisevansa uutta materiaalia.
İvan 1505 sonbaharında öldü.Bullinger kuoli syksyllä 1575.
En fazla yağış aldığı mevsim sonbahardır.Suurinta sateen kertymä on syksyllä.
Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar.Lehdet saavat syksyllä voimakkaan punaisen värin.
Ancak belki de filo basitçe sonbaharda çok geç geldi.Rannikoilla ukkoskuuroja saattaa esiintyä hyvinkin myöhään syksyllä.
Göl, sonbaharda neredeyse tamamen kurumaktadır.Järvi tyhjennetään syksyisin.
1917 sonbaharında Rusya’ya döndü.Venäjälle hän palasi vuonna 1917.
2004 Sonbaharında, yalnızca 10 yaşındayken, Staraoke adlı Fin çocuk şarkı yarışmasını kazanmıştır.Syksyllä 2004 Diandra voitti lastenlaulukilpailu Staraoken.
Havalimanı 2004 yılının sonbaharında yenilenmiştir.Lentoaseman matkustajaterminaalia laajennettiin syksyllä 2004.
Sonbaharda yakacak hazırlıkları başlar.Syksyllä kutut astutetaan.
Sonbaharda güneye göçeden bir kuş yakalanarak bir kafese konursa, ilginç bir olay gözlenir.Syksyllä ennen horrokseen vaipumista sammakko on aktiivinen päivälläkin.
Sonbaharda hava yine de sıcak olmaktadır.Kesän edetessä ilmatkin lämpenevät.
Yazın yoğunlukla yaylalara çıkılmış, sonbaharda ise şehre inilmişir.Kesällä se liikkuu laiskasti, mutta aktivoituu syksyllä.
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.Syksyisin ja keväisin on pitkiä sateisia jaksoja.
2005 sonbaharında grup ara verdi.Peisa liittyi yhtyeeseen syksyllä 2005.
İki taraf da sözlerini tutmadı ve savaş 1015 sonbaharında yeniden patladı.Seuraavana vuonna solmittiin välirauha, mutta sota jatkui taas vuonna 1625.
Albümün 2011 sonbaharında çıkacağı açıklansa da çıkış tarihi daha sonra Ekim 2012'ye ertelendi.'I'm Taking Off.'in julkaisua muu eurooppa joutuu odottamaan syksyyn 2011.
Kasım ayıyla birlikte sonbahar etkisini yavaş yavaş kaybeder ve kış etkisini gösterir.Tämän takia syksy vaihtuu harvoin talveksi nopeasti, vaan talvi tulee vähitellen.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Keväällä ja syksyllä maassa pysähtyy kuitenkin satoja lintulajeja muuttomatkallaan.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Hedelmät kypsyvät myöhään syksyllä.
Dikimi Sonbahar mevsiminde yapılır.Tapahtumat sijoittuvat syksyiseen Lappiin.
Güveler geç sonbahar veya erken ilkbaharda uçar.Karpalo poimitaan myöhään syksyllä tai varhain keväällä.
Yapraklar sonbaharda dökülür.Lehdet tippuvat syksyllä.
Önümüzdeki sonbaharda Paris'e gideceğim.Tänä syksynä menen Pariisiin.
İki taraf da sözlerini tutmadı ve savaş 1015 sonbaharında yeniden patladı.Καμία πλευρά δεν τήρησε τις υποσχέσεις της και ο πόλεμος ξέσπασε και πάλι το φθινόπωρο του 1015.
124 Sonbaharında Eleusinian Gizemleri'ne katılma zamanında geldi.Έφτασε το φθινόπωρο του 124 εγκαίρως για τη συμμετοχή του στα Ελευσίνια Μυστήρια.
Betpak-Dala ilkbahar ve sonbaharda otlak olarak kullanılır.Το Μπετπάκ-Νταλά χρησιμοποιείται για εαρινή και φθινοπωρινή βοσκή.
1871 Sonbaharında babası ölür.Περί το 1871, πεθαίνει και ο πατέρας της.
Kıza adını sorduğunda, kızın cevabı “Autumn” (Sonbahar) olur.Τη ρωτάει πως τη λένε και αυτή απαντάει Ότομ (φθινόπωρο).
""Sonbahar"ın coğrafyası".«Τα χειρόγραφα του Φθινοπώρου».
Sonbahar veya güz, yaz ile kış mevsimleri arasındaki mevsimdir.Η άνοιξη και το φθινόπωρο είναι οι μεταβατικές εποχές ανάμεσα στο καλοκαίρι τον χειμώνα.
Çiftleşmeler sonbaharın ikinci yarısında başlar ve kış sonuna kadar devam eder.Το ζευγάρωμα αρχίζει στα τέλη του φθινοπώρου και συνεχίζεται μέχρι το τέλος του χειμώνα.
Sonbahar mevsimi genelde yağmur yağışlı geçmektedir.Κατά τη θερινή περίοδο επικρατεί συνήθως ξηρασία.
Sonbahar ve kış mevsimleri genellikle yağmurlu ve rüzgârlıdır ancak güneşli günlere de rastlanır.Την άνοιξη και το φθινόπωρο βρέχει συχνά, υπάρχουν όμως και ηλιόλουστες μέρες.
Bu arada, 911 sonbaharında Himerios, Girit'i yeniden almak için yeni bir girişim başlatmıştı.Εν τω μεταξύ, το φθινόπωρο του 911, ο Ιμέριος ξεκίνησε νέα προσπάθεια για την ανακατάληψη της Κρήτης.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Το ακμαίο γίνεται ορατό κατά την αρχή του καλοκαιριού.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Οι καραβίδες αναπαράγονται το φθινόπωρο.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Το φθινόπωρο τα φύλλα του αλλάζουν χρώμα και από πράσινα γίνονται χρυσαφιά.
Denizanaları, çoğunlukla yaz sonu ve sonbaharda gözlenebilir.Οι σίφωνες θαλάσσης σημειώνονται κυρίως το φθινόπωρο και ενίοτε το καλοκαίρι.
İlkbahar ve sonbahar oldukça uzundur.Η άνοιξη και το φθινόπωρο έχουν αρκετά ήπιο καιρό.
İlkbahar ve Sonbahar Döneminde savaşlar önemli derecede artmıştır.Την καλοκαιρινή περίοδο και τις γιορτές, ο πληθυσμός αυξάνεται σημαντικά.
Yağışın mevsimlere dağılışı: %31 kışın, %26 sonbahar, %22 ilkbahar, %21 yaz.Το μέσο ετήσιο ύψος βροχής είναι 714mm (χειμώνας 30%, άνοιξη 24%, καλοκαίρι 25%, φθινόπωρο 21%).
Alman birlikleri 1941 yılının sert kış ve sonbahar koşullarına büyük ölçüde hazırlıksızdı.De tyske tropper var i det store og hele uforberedt på det barske vejrlig i efteråret og vinteren 1941.
Mekan: Wartburg vadisi Mevsim sonbahardir.Dalen i Wartburg om efteråret.
Erkekler kızlara göre % 50 daha fazla etkilenirler; krup sonbaharda daha çok görülür.Drengebørn rammes 50 % hyppigere end pigebørn, og der er en øget prævalens om efteråret.
1941 yıllının sonbaharında İjevsk’e birkaç savunma işletmesi tahliye edildi.I efteråret 1941 blev flere forsvarsrelaterede fabrikker evakueret til Isjevsk.
Green Day 1995 sonbaharında Insomniac albümünü yayınladı.I 1995 udgav Green Day endnu et album, Insomniac.
Sovyet savaş esirlerinin toplama kamplarına en büyük nüfusu 1941 sonbaharında görüldü.I centrum stod massemordet på sovjetiske krigsfanger i efteråret 1941.
1942 Sonbahar'ında ilk uçak buraya indi.Efteråret 1942 landede den første flyvemaskine.
Sonbahar mevsiminin son aylarında sis vardır.Om sommeren er der midnatssol.
Yaz, ilkbahar ile sonbahar arasında yer alan, yılın en sıcak mevsimi.Sommer og efterår er de tider på året, hvor luftforureningen er værst.