Sonbahar yaprakları mükemmel tabiat manzaralar oluşturur.Podzim často vytváří v přírodě úchvatné barevné scenérie.
Projenin 2010 sonbaharında tamamlanmış olması bekleniyor.Předpokládané dokončení bylo na podzim roku 2010.
Bunlar sonbaharda kadınlar tarafından tundrada toplanır.Do Haagu přibyli novomanželé na podzim.
2005 sonbaharında grup ara verdi.Státní zástupce věc na podzim 2005 odložil.
Erkekler kızlara göre % 50 daha fazla etkilenirler; krup sonbaharda daha çok görülür.U mužů se krup vyskytuje o 50 % častěji než u žen.
Sonbahar sonrası hava sıcaklığı düştükçe havadaki nem çok azalır.Teploty však velmi rychle klesají, jakmile slunce zapadne.
Sonbaharda yağışlar daha fazladır.Na podzim dochází k dešťovým povodním.
Albüm 1994 sonbaharında Londra' da kaydedildi.Album bylo nahráno na podzim 1998.
Türkiye'de ilkbaharda görülmeye başlar, sonbaharda güneye göç ederler.Na jaře přilétají do jihovýchodní Austrálie, na podzim se pak přesouvají více na sever.
Sonbahar 2007’de çok beklenen üçüncü albümleri "Trinity" (Тринити)’i piyasaya çıkardılar.În 2007 au lansat un al treilea album, foarte așteptatul album Тринити („Trinitate”).
Johansson ile 2013 sonbaharında tanışan Jonze, kendisiyle dört ay kadar çalıştı.Jonze s-a întâlnit cu Scarlett Johansson în primăvara anului 2013 și a lucrat cu ea timp de patru luni.
İlk mankenlik deneyimini ise 2009'da Burberry'nin Sonbahar/Kış sezonunda yaptı.Debutul de model a avut loc în 2009 participând la prezentarea colecției toamnă/iarnă a companiei Burberry.
Yapraklar sonbaharda dökülmeden önce sarı renk alır.Frunzele capătă culoarea galbenă înainte de a cădea în timpul toamnei.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Diverse păsări migratoare străbat Germania primăvara și toamna.
MÖ 40 yılı sonbaharında, Octavianus ve Antonius Brundisium antlaşmasını imzaladılar.În 40 î.Hr., Antoniu, Octavian și Lepidus au negociat Pactul de la Brundisium.
Sonbaharda ağaçların yaprakları sararır ve dökülür.Toamna frunzele se îngălbenesc și cad (frunze caduce).
Ancak belki de filo basitçe sonbaharda çok geç geldi.La fel de posibil este însă ca flota bizantină să fi ajuns prea târziu, către toamnă.
Ve 2003 sonbaharında düzenlendi.A fost fondat în toamna anului 2003.
Green Day 1995 sonbaharında Insomniac albümünü yayınladı.După această coloană sonoră, formația a lansat în toamna anului 1995 albumul Insomniac.
Karakurum karayolunun seyahat etmeye en uygun zamanları, ilkbahar ve sonbaharın başıdır.Cel mai bun timp pentru a vizita El Salvador este la începutul sau la sfârșitul sezonului uscat.
Sonbahar mevsiminde Afrika'ya göç eder.Toamna migrează în Africa centrală.
1935 sonbaharında Türkiye'ye dönüş yapmıştır.În toamna anului 1945 s-a repatriat în România.
Çiftleşmeler sonbaharın ikinci yarısında başlar ve kış sonuna kadar devam eder.Sezonul de împerechere începe la sfârșitul toamnei și continuă până la sfârșitul iernii.
Yapraklar sonbahar’da altın sarısı bir renk alır.Frunzele iau toamna o culoare brună.
Birinci uçma zamanı Nisan, ikincisi Temmuz, üçüncüsü ise Sonbaharda yapar.Prima parte a jocului se desfășoară iarna, a doua parte primăvara, iar în finalul jocului toamna.
Sonbaharda, ağaçlar sarıyı renk değiştiryorlar ve yapraklarını kaybediyorlar.Toamna, planta, face fructe roșii, iar frunzele își schimbă culoarea în roșu.
İlk tur 1991 yılının Sonbahar'ında, ikinci tur 1992 yılının Bahar aylarında oynanmıştır.Primul sezon a fost unul de primăvară-vară, jucându-se pe durata unui singur an - 1992.
Ama 1995-1996 ve 1996-1997 sezonları sonbahardan ilkbahara kadar düzenlenmiştir.Astfel, din vara lui 1996 și până în toamna anului 2013 au fost difuzate episoade din perioada 1991-2008.
Bunlar sonbaharda kadınlar tarafından tundrada toplanır.Împerecherea are loc toamna, pe pânza femelei.
Sonbaharda Wehrmacht'ın ilerlemesi yavaşladı.În ianuarie, înaintarea românilor a încetinit.
Uzun sonbahar gecelerinde okumaktan daha iyi bir şey yoktur.Nu există nimic mai bun decât cititul în nopțile lungi de toamnă.
Sonbahar mevsiminde Afrika'ya göç eder.Ősszel Afrikába vonul.
Globe, 1599 sonbaharında, sergilenen ilk oyunlardan biri olan Julius Caesar ile açıldı.A Globe színház 1599 őszén nyílt meg, a Julius Caesarral az elsőnek bemutatott darabok között.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.Ősszel el kellett raktározniuk a gyűjtögetett élelmet és ruházatot kellett készíteniük a télre.
Yahudi Sorunu Üzerine (Almanca: Zur Judenfrage) 1843 sonbaharında Karl Marx tarafından yazılan makale.A zsidókérdéshez (eredetileg németül Zur Judenfrage) című írásmű Karl Marx 1843-as munkája.
Ancak sonbaharda Leopold Hawelka askere alındığı için kahvehane kapanmak zorunda kaldı.Ugyanezen év őszén a kávézójuk bezárt, mert Leopold Hawelkát behívták a seregbe.
Kilisenin inşaatı 23 Ekim 1725'te başladı ve 1726 sonbaharında bitti.A templom építése 1725 október 23-án kezdődött, ás 1726 őszére be is fejeződött.
Haziran 2017'de, kariyerine 2019 sonbaharından itibaren Paris Saint-Germain'de devam edeceği açıklandı.2017 júniusában bejelentették, hogy 2019 őszétől a Paris Saint-Germainben folytatja pályafutását.
Karşılaştırıldığında sonbahar yolculuklarının yaklaşık 26 günde tamamlandığı görülür.Az őszi utat 26 nap alatt teszik meg.
Sarı çiçekli türler sonbaharda tercihen gölgeli yerlere dikilmelidir.A sárga virágúakat ősszel kell ültetni, és az árnyékos helyeket kedvelik.
3, Sonbahar 1999, 23 October 2006 de tekrar yayınlandı.Volume 3. No. 8., 2006. április 30. 2008. február 23-án jelent meg újra.
5. sezonun Sonbahar'da çıkarılması bekleniyor.Az őszi szezonban az 5. helyen végzett.
Sonbahar 1945’te kahvehane yeniden açılabildi.Az 1945-ös újranyitásig a kávéház zárva tartott.
Guangling, günümüz Yangzhou bölgesindeki ilk yerleşim olup İlkbahar ve Sonbahar Dönemi'nde kurulmuştur.Rosenheim ma Délkelet-Bajorország gazdasági középpontja; tavaszi és őszi vásárokkal.
1950 yılının Sonbaharına serbest bırakıldı.1956 őszén szabadult.
O sonbaharda, İsviçre'de grubuyla bir solo turneye çıktı.Még ebben az idényben egy mérkőzésen pályára lépett az Islandersszel.
Medyayı oynat Sığırcık özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde olmak üzere oldukça sosyal bir kuştur.A seregély kifejezetten társaságkedvelő madárfaj, kölönösképpen ősszel és télen.
Perikles MÖ 429 yılının sonbaharında hastalıktan öldü.429 őszén ő maga is meghalt a járványban.
Sonbahardan itibaren içeri alınmalı, kışı ise aydınlık fakat daha serin bir yerde geçirmelidir.Ősszel cserépbe ültetjük, világos, de nem túl meleg helyen tartjuk.
Yaz sonuyla sonbaharın başında olgunlaşır.Tavasz végén, nyár elején virágzik.
1988 sonbaharında İngiltere'deki British American Drama Academy'de eğitim gördü.1988 őszén egy félévet külföldön töltött, a londoni British American Drama Academy intézmény falain belül.
ABD modelleri “2016 model” olarak 2015 sonbaharında satışa başladı.Gyártása 2015 őszén, a 2016-os modellévvel kezdődött.
1955 yılı sonbaharında, şehirdeki gerginlik ve huzursuzluk iyice artmıştı.Az egyre emelkedő adók miatt már 1955 őszén elégedetlenségi hullám futott végig a város munkavállalói között.
Otun tohumları sonbaharda kar kiraz kuşu (Plectrophenax nivalis; am'arulkara'ar) tarafından tüketilir.A tavasz kezdetén megjelennek az első ilyen fajok, mint a hósármány (Plectrophenax nivalis).
Albüm çalışmalarına sonbaharda başladı.A nagyobb munkálatoknak ősszel kezdett neki.
1942 Sonbahar'ında ilk uçak buraya indi.A repülőgép 1942 februárjában emelkedett először a levegőbe.
Pers Ordusu MÖ 481 yılının yaz ve sonbahar aylarında Anadolu'da toplanmıştır.481 nyarán és őszén perzsa seregek gyülekeztek Kis-Ázsiában.
Yeni stadyum çalışmaları 1994 yılının sonbaharında başladı.A vidéki Est lapok 1997 őszén indultak el.
Yoncanın derin köklü bir bitki olması nedeniyle sonbaharda derin işlenmesi gerekir.Nyáron a fokozottabb jégolvadás miatt hágóvasat szükséges használni.
Bilhassa yaz ve sonbahar aylarında görülür.Nyáron és ősszel látható.