Sonbahar ve kış mevsimleri genellikle yağmurlu ve rüzgârlıdır ancak güneşli günlere de rastlanır.Höst och vinter är normalt sett regniga och blåsiga, även om soliga dagar också förekommer.
Merga Bien, büyücülük suçlamasıyla yargılandı ve 1603 sonbaharında Fulda'da bir kazanda canlı olarak yakıldı.Hon dömdes skyldig till häxkonst och brändes på bål i Fulda hösten 1603.
494 - Sonbaharda Morwen ve Nienor Doriath'a kaçar.494: Morwen och Nienor flyr till Doriath.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Speciellt under vår och höst passerar många flyttfåglar.
İlk tur 1991 yılının Sonbahar'ında, ikinci tur 1992 yılının Bahar aylarında oynanmıştır.Den första under höstsäsongen 1991, och den andra under vårsäsongen 1992.
Sonbaharda erişkini lekeli kırmızı ve gridir.På hösten blir de klart orangea eller röda.
Bilhassa yaz ve sonbahar aylarında görülür.Den kan ses under sommar och höst.
Araçlar 2011 sonbaharında satışa çıkarıldı.Bilarna levererades hösten 1936.
New York'ta Sonbahar (2000) filminde bazı sahnelerde rol aldı.Hon filmdebuterade 2000 i en biroll i Höst i New York.
Semendire Sancağı 1459 Sonbaharında kurulmuştur.Han nådde dock Rom först hösten 1145.
Buna ek olarak yapımının tamamlanması 2009 yılının sonbaharında beklenmektedir.Detta beräknades vara klart till hösten 2009.
Albüm 1994 sonbaharında Londra' da kaydedildi.Konserten gavs ut på skiva under hösten år 2001.
Yaratıcılık branşı, sonbahar 2010'da, ağırlık olarak yedinci sırayı aldı.Anmärkningsvärt är att drömvinsten utföll sju gånger under 2010.
O sonbaharda, İsviçre'de grubuyla bir solo turneye çıktı.Hösten samma år gjorde hon en soloturné med sitt kompband genom hela Schweiz.
""Sonbahar"ın coğrafyası".Parkens "Parklek" på hösten.
Birinci uçma zamanı Nisan, ikincisi Temmuz, üçüncüsü ise Sonbaharda yapar.Den ena i helgen efter midsommar, den andra i den tredje helgen i juli.
Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.Fruktkropparna kommer under hösten.
Harekât, Rusya’nın batısında, 1943 yılı yaz – sonbahar seferinin bir parçasını oluşturmaktadır.Romanen sträcker sig över ett år, från hösten 1943 till hösten 1944.
Aynı yılın sonbaharı dünya çapında bir turne gerçekleştirdi.Under hösten kunde han också genomföra en lyckad turné i landet.
1998 sonbaharında,Juan Carlos Chavez,çocuk kaçırmaktan ve öldürmekten mahkûm edildi.I augusti samma år häktades Richard Lee Franks misstänkt för bortrövandet och mordet på Opal Jo.
Ordusunu sonbaharda Alplerden geçirecekti.Många amiraler flyttar istället söderut på hösten.
Britney boş durmayıp, sonbaharda Las Vegas konserlerine başlayacağını belirtti.Leonard sa först nej men till slut möttes de ändå våren 1987 i Las Vegas.
Toné! 1996 sonbaharında çıkardığı dördüncü albümü House of Music'in ardından dağıldı.Toné!s sista album House of Music släpptes hösten 1996, varpå bandet upplöstes 1998.
İvan 1505 sonbaharında öldü.Ivan III regerade intill sin död år 1505.
2015 sonbaharında sDrive18i, xDrive18d eklenmiştir.Tills på morgonen 18 januari avancerade XXIV.
Yeni stadyum çalışmaları 1994 yılının sonbaharında başladı.De nya lokalerna öppnade hösten 2005.
“Sonbahar sağanaklarının ayı“ anlamına gelir.Ordagrant betyder det "Lunas dag".
1505 sonbaharında 2. kez İtalya'ya giden Dürer, İtalya'da 1507 kışına değin kaldı.Virket där har fällts under vintern 1506/1507.
Okul 1957 sonbaharında Merkezi Atölye Okulu olarak adı değiştirildi.Skolan fick namnet Centrala Verkstadsskolan togs i bruk hösten 1957.
Kıza adını sorduğunda, kızın cevabı “Autumn” (Sonbahar) olur.Коли він запитує її ім'я, вона відповідає: «Отем» (Осінь).
DVD-R formatı Pioneer tarafından 1997'nin sonbaharında üretildi.Формат DVD-R було створено компанією Pioneer восени 1997 року.
Sonbahar mevsiminde Afrika'ya göç eder.До України прилітає в квітні.
1505 sonbaharında 2. kez İtalya'ya giden Dürer, İtalya'da 1507 kışına değin kaldı.Дюрер удруге вирушив в Італію 1505, на початку 1506 прибув у Венецію і був там до 1507.
Araçlar 2011 sonbaharında satışa çıkarıldı.В вересні 2011 року автомобіль надійшов в продажу.
Sonbahar, genellikle ilkbahardan daha sıcak geçer.Осінь тепліша, ніж весна.
Dişileri sonbahar sonuna kadar sağ kalır.Кочівлі тривають до пізньої осені.
Oyun 2014 sonbaharında PC'ye de çıkmıştır.22 травня 2012 гра вийшла на PC.
1871 Sonbaharında babası ölür.В грудні 1887 помирає його дружина.
Kavad sonra 502-503 sonbahar ve kışında Amida kalesini kuşattı.У 502—503 роках було захоплено важливі міста Феодосіополь та Аміда Війна завершилася в 505 році.
1917 sonbaharında Rusya’ya döndü.У квітні 1917 року повернувся в Росію.
Sonbaharda Basra termal siklonu etkisi altına girer.Це буває у весняно-літній період, коли слабішає вплив сибірського антициклону.
1922 yılı Sonbaharında NSDAP Müdür Yardımcısı olmuştu.Від 1922 року — заступник головного керуючого справами НСДАП.
Sonbaharda yapraklar sararır.Восени листя жовтіє.
En sevdiğim mevsim sonbahardır.Моя улюблена пора року — це осінь.
Globe, 1599 sonbaharında, sergilenen ilk oyunlardan biri olan Julius Caesar ile açıldı.Divadlo Globe bylo otevřeno na podzim roku 1599, Julius Caesar byl jednou z prvních her zde uvedených.
Kilisenin inşaatı 23 Ekim 1725'te başladı ve 1726 sonbaharında bitti.Stavba kostela začala 23. října 1725 a na podzim 1726 byla dokončena.
Mevsim Yaz Kış Mevsimi Cami Sonbahar Köyümüz Karayolundan GörünümVesnice v zimě Vesnice v jaře Rybník v zimě Hospodářství místního opatství
2004 Sonbaharında, yalnızca 10 yaşındayken, Staraoke adlı Fin çocuk şarkı yarışmasını kazanmıştır.Na podzim roku 2004, ve věku 10 let Diandra vyhrála soutěž Staraoke – finská dětská pěvecká soutěž.
Karşılaştırıldığında sonbahar yolculuklarının yaklaşık 26 günde tamamlandığı görülür.Zajímavostí je, že účastnická kapacita byla tentokrát naplněna za 42 minut.
Göl, sonbaharda neredeyse tamamen kurumaktadır.Na podzim jezera částečně vysychají.
Nümayiş ve yuva yapma sonbaharda da tekrarlanır.Měla by se čistit a opravovat každý podzim.
1871 Sonbaharında babası ölür.V roce 1881 otec zemřel.
Sonbaharda hastalık artar.Na podzim nastal zlom.
1915 sonbaharına gelindiğinde Rusya'nın kayıpları bir milyonu aşmış bulunuyordu.Rusové byli neustále odráženi při svých útocích a už roku 1915 měli ztráty 1 milion mužů.
1917 sonbaharında Rusya’ya döndü.Začátkem roku 1917 se vrátil do Ruska.
Ve 2003 sonbaharında düzenlendi.Sešrotován byl na podzim 2004.
Sonbaharda olgunlaşır.Kvetou na podzim.
Larvalar sonbaharda daha sıktır.Vyšší úroveň hladiny je na podzim.
2005 yılının sonbaharında grup, Gwen Stefani ile beraber tura çıktı.Na podzim roku 2005 The Black Eyed Peas vyrazili na turné s Gwen Stefani.
Nisan ayında çiçek açar, meyvesi sonbaharda olgunlaşır.Kvetou od dubna, plody dozrávají na podzim.