Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Обикновено не бих имала представа колко съм концентрирана или отпусната, по някакъв конкретен начин.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.באופן רגיל, לא היה לי מושג כמה אני מרוכזת או רגועה אני בדרך מוחשית.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.في العادة، لا يوجد هناك طريقة لمعرفة مدى استرخائي وتركيزي بأي طريقة ملموسة.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.具体的に知る方法はありませんでした 私たちは自分自身の感情を
O esnada elbette biri "Evin neresi?" diye sorsa, somut bir mekândan söz etmem mümkün değildi.Als iemand me toen vroeg waar mijn thuis was, kon ik niet een fysiek huis aanwijzen.
O esnada elbette biri "Evin neresi?" diye sorsa, somut bir mekândan söz etmem mümkün değildi.Gdyby mnie wówczas zapytano, gdzie jest mój dom, nie potrafiłbym wskazać żadnego miejsca.
Ölüm, vücudumun yok olması olsa da, ruhum somut bir varlık olmadığından, ölümümden sonra varlığını sürdürüyor.우리가 죽으면 육체는 파괴되겠지만 영혼은 무형이므로 우리가 죽은 이후에도 계속 존재할 수 있습니다 영혼은 무형이므로 우리가 죽은 이후에도 계속 존재할 수 있습니다
Önce bunu biraz daha somut bir şekilde çözelim.이 방정식을 그림으로 그려서 풀어볼게요
Önce bunu biraz daha somut bir şekilde çözelim.laten we haar oplossen in een tastbare manier.
Önce bunu biraz daha somut bir şekilde çözelim.Resolvámoslo de una forma tangible, entonces
Önce bunu biraz daha somut bir şekilde çözelim.בואו נפתור אותו בדרך יותר ממשי, ואז נפתור
Önce bunu biraz daha somut bir şekilde çözelim.دعونا حلها نوع بطريقة ملموسة، ثم سنقوم حل
Önce bunu biraz daha somut bir şekilde çözelim.この方法を使うと後々に意味が理解しやすくなります。
Önce sayıları somutlaştıralım.예컨대 f(x)를 0.5만큼 가깝게 해봅시다. 숫자들을 특정해 보자는 거죠
Önce sayıları somutlaştıralım.좀 덜 추상적으로요
Önce sayıları somutlaştıralım.דבר בטון מספרים.
Önce sayıları somutlaştıralım.נניח, אני רוצה f x כדי להיות בטווח של 0.5 - בואו רק שתדע, לגרום
Önce sayıları somutlaştıralım.تقول، اريد ان يكون f(x) بين 0.5 --دعونا، كما تعلمون، نجعل
Önce sayıları somutlaştıralım.من كل الاعداد دقيقة
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Chúng rõ ràng và dễ cầm hơn rất nhiều. Và tôi có thể nhấp đôi khi tôi muốn tấm hình nào đó.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.De är så mycket mer konkreta och vidrörbara och jag kan dubbelklicka på dem för att kika närmare.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.더블클릭 하면 선택해서 볼수도 있습니다.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Podwójne kliknięcie wystarczy, by coś obejrzeć.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Posso aprirle con un doppio click.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.São muito mais tangíveis e palpáveis. Posso fazer um duplo clique em algo para o ver.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Sie sind viel handfester und konkreter, und ich kann auf etwas doppelklicken, um es anzusehen.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Sokkal megfoghatóbbak -- és megérinthetőbbek -- és kettősklikkre közelebbről is megtekinthetem a dolgokat.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Son mucho más tangibles y manipulables y puedo hacer doble-clic en una para verla.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Ze zijn veel echter, tastbaarder. Als je een foto goed wilt bekijken, dubbelklik je erop.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Είναι περισσότερο απτά έτσι και μπορώ να κάνω διπλό κλικ πάνω σε κάτι για να το δω.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Таким образом они более ощутимы - и осязаемы - и я могу щелкнуть дважды по снимку чтобы посмотреть на него.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.Таким чином вони більш відчутні - і я можу клікнути двічі по фото, щоби переглянути його.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.וכמובן שאני יוכל להקליק על משהו כדי להסתכל עליו.
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.وتعرفون يمكنني النقر عليها مرتين لمشاهدة واحدة منها
Onlar daha somut -- ve dokunulabilir-- bilirsiniz, bir şeye bakmak için çift tıklayabilirim.さっきお見せしたようなこともできます
Önümüzdeki videolarda, bunu daha somutlaştırıcaz 30 derece ya da 45 derece gibi.Em vídeos adiante farei isso mais definido como 30 graus ou 45 graus, ou o que seja.
Önümüzdeki videolarda, bunu daha somutlaştırıcaz 30 derece ya da 45 derece gibi.בסירטונים מאוחרים יותר ניתן לזה ערכים כגון 30 מעלות, או 45 מעלות, או משהו כזה.
Parayı kullanarak var olan somut refahı ölçüyoruz.la cual tiene al dinero como forma de medida
Parayı kullanarak var olan somut refahı ölçüyoruz.Това е физически просперитет, който се измерва чрез парите.
Prenses Lee Seol'un... ...saraya girmesi için... ...hiçbir somut kanıt yok sanırım.Úgy vélem, megfelelő bizonyíték nélkül engedtük Lee Seol hercegnőt belépni a palotába. Ez a probléma forrása.
Prenses Lee Seol'un... ...saraya girmesi için... ...hiçbir somut kanıt yok sanırım.Δεν νομίζω ότι υπάρχουν αντικειμενικά στοιχεία ώστε να αφήσουμε τη πριγκίπισσα Λι Σεολ να μπει στο παλάτι.
Prenses Lee Seol'un... ...saraya girmesi için... ...hiçbir somut kanıt yok sanırım.لا اظن انه هناك اي دليل موضوعي بترك الاميرة تدخل القصر المشكلة هي
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.30% budżetu pochodziło z zagranicznego wsparcia.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.당시 르완다 예산의 30%는 해외 원조였으니까요.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.På det tidspunkt var 30 procent af budgettet ulandshjælp.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.שבאותו זמן, 30 אחוז מתקציבה בא מסיוע חוץ.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.بحيث أنه في ذلك الوقت، 30 في المائة من الميزانية كانت من المساعدات الأجنبية.
Ruanda içindeki bu görünmez ama kuşkusuz somut hareket.民族虐殺が起こったのは 1994年
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Arta nu trebuie să schimbe lumea, să schimbe aspectele concrete, ci să schimbe percepţiile.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.예술은 세상을 바꾸기 위한 것이 아닙니다. 현존하는 것을 바꾸는 게 아닙니다. 하지만 세상에 대한 인식을 바꿀 순 있습니다.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.L'art n'est aps censé changer le monde, changer les choses matérielles. mais changer les perceptions.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Não é suposto que a arte mude o mundo, que mude coisas práticas, mas que mude perceções.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.No se supone que el arte cambie el mundo, que cambie cosas prácticas, pero sí que cambie las percepciones.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Podstatou umění není změnit svět, změnit praktické věci, ale změnit vnímání věci.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Seni tidak dibuat untuk mengubah dunia atau mengubah hal-hal praktis, tapi untuk mengubah persepsi.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Sztuka nie jest stworzona do zmiany świata, do zmiany praktycznych aspektów, ale by zmienić spojrzenie.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Umenie nie je určené k tomu, aby zmenilo svet, aby menilo praktické veci, ale aby menilo ľudské vnímanie.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Η τέχνη δεν πρέπει να αλλάζει το κόσμο, να αλλάζει πρακτικά πράγματα, αλλά να αλλάζει αντιλήψεις.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Искусство не способно изменить мир в практическом смысле, но оно может изменить восприятие.
Sanatın dünyayı ve somut şeyleri değil, algıları değiştirmesi gerekir.Целта на изкуството не е да променя света, да променя практични неща, но да променя възприятията.