Bu da, yine, çelik somunları olan bir çelik halka.حسنا، هذا، مجددا، مجرد خاتم، خاتم فولاذي بعقد فولاذية.
Bu da, yine, çelik somunları olan bir çelik halka.ナットが付いた鉄の輪っかです これで何をするかというと
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Ich war von jeder Schraube und Unterlegscheibe in den Dingern besessen.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Ik was persoonlijk geobsedeerd door elke moer, bout en ring in deze gekke apparaten.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Já jsem se osobně zabýval každým šroubkem a matičkou jako posedlý.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.저는 이 장비 안의 볼트와 너트, 와셔 하나하나에 매달렸습니다.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Megszállottja vagyok az anyacsavarnak, retesznek, alátétnek és az ehhez hasonló őrült dolgoknak.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personal am urmărit fiecare șurub, cui şi garnitură în aceste trăznăi.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personalmente me obsesiono con cada tuerca, tornillo y lavado de estas locuras.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personalmente sono ossessionato da ogni vite, bullone, rondella di questi aggeggi pazzeschi.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Personnellement je me suis préoccupé de chaque écrou, vis et rondelle.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Wariowałem na punkcie każdej śrubki, nakrętki i podkładki w tych urządzeniach.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Лично аз бях обзет от натрапчиви мисли за всяка гайка, болт и шайба в тези луди неща.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.Я помешан на каждом болте, каждой гайке и шайбе в этих замечательных штуковинах.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.אני באופן אישי הייתי אובססיבי לגבי כל אום, בורג ודיסקית בדברים המשוגעים האלה.
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.أنا شخصيا قلق على كل بنس , مسمار والمغسلة في تلك الأشياء الصغيرة .
Bu deli işi aletlerdeki her bir somuna, cıvataya ve vidaya takıntım var.こいういう機材をオリジナルで作るときは
Burada iki tane somun ekmek var.1斤は、スーパーマーケットにあるごく普通のもので、
Burada iki tane somun ekmek var.Am aici doua paini.
Burada iki tane somun ekmek var.Ich habe hier zwei Laibe Brot.
Burada iki tane somun ekmek var.Ik heb hier twee broden.
Burada iki tane somun ekmek var.J'ai deux pains ici.
Burada iki tane somun ekmek var.Két kenyeret tartok a kezemben.
Burada iki tane somun ekmek var.여기 빵 두 덩어리가 있습니다.
Burada iki tane somun ekmek var.Mam tutaj dwa bochenki chleba.
Burada iki tane somun ekmek var.Ở đây tôi có hai ổ bánh mì.
Burada iki tane somun ekmek var.Tengo dos panes de molde aquí.
Burada iki tane somun ekmek var.Tenho aqui dois pães.
Burada iki tane somun ekmek var.Тук имам два самуна хляб.
Burada iki tane somun ekmek var.У меня здесь две буханки хлеба.
Burada iki tane somun ekmek var.יש לי כאן שתי כיכרות לחם.
Burada iki tane somun ekmek var.لديّ رَغِيفَيْ خبز هنا.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Înapoi el vine cu un cuţit în mână UZ şi-o pâine; stood la fel ca în cazul în care se holba.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Kembali dia datang dengan pisau di tangan uz dan roti; berdiri seolah dia sedang menatap.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Nazaj pride z nožem v roki UZ in štruco, stal ravno tako kot če bi bil strmel.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Not一瞬前。 thatそこにドアに行きました。
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Powrót przychodzi z nożem w ręku uz i bochenek, stał tak, jakby patrzył.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Retour il vient avec un couteau à la main uz et un pain; debout comme s'il regardait.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Ritorno, viene fornito con un coltello in mano uz e una pagnotta, si proprio come se stesse guardando.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Späť príde s nožom v ruke uz aj bochník, stojí rovnako, ako keby sa pozeral.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Takaisin hän tulee puukko UZ kädessä ja leipä, oli ihan kuin se tuijotti.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Terug komt hij met een mes in uz hand en een brood, stond net alsof hij te staren.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Tillbaka kommer han med en kniv i UZ handen och en limpa, stod precis som om han stirrade.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Trở lại đi kèm với một con dao trong tay và một ổ bánh UZ; đứng cũng giống như khi ông nhìn chằm chằm.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.위로 그가 uz의 손을 한 덩어리에서 칼로이 온다, 그는보고했다 마찬가지로 서 있었다.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Vissza jön egy késsel UZ kezét, és egy kenyeret, csak állt, mintha bámult.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Volta, ele vem com uma faca na mão e uz um pão; ficou como se ele estava olhando.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Volver viene con un cuchillo en la mano uz y un pan, se encontraba justo como si estuviera mirando.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Zpět přijde s nožem v ruce uz i bochník, stojí stejně, jako kdyby se díval.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Zurück kommt er mit einem Messer in der Hand uz und einen Laib; stand gerade als ob er starrte.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Επιστροφή έρχεται με ένα μαχαίρι στο χέρι UZ και ένα καρβέλι? Στάθηκε ακριβώς σαν να κοιτούσε.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Назад він прийшов з ножем у руці і уз буханець; стояв так само, як якщо б він дивився.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Назад он пришел с ножом в руке и уз буханку; стоял так же, как если бы он смотрел.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.Обратно той идва с нож в ръка UZ и хляб;, стоеше точно толкова, ако той се беше втренчил.
Geri uz el ve bir somun bir bıçak ile birlikte gelir; o bakıyordu gibi durdu.وقفت تماما كما لو كان يحدق ؛ الظهر أتى بسكين في يده رغيف عوص وملف.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.5つに分ける。 古代エジプト人は、これらを1/3, 1/5, 1/15と記した。
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Tipul de nod folosit de Incaşi împreună cu lungimea şi culoarea sforii reprezentau 1, 10, şi 100.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Végül, fogták a megmaradt harmadrészt, a második kenyérből és azt is elosztották öt részre.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Τέλος, έπαιρναν το υπόλοιπο ένα τρίτο απο την δεύτερη φρατζόλα και χώριζαν σε 5 κομμάτια.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Накрая вземали останалата третина от втория хляб и я делели на 5 части.