soluk ile cümle

soluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Soluk merkezî yıldız değişkendir ve parlaklığı 12 ile 16 kadir arasında değişmektedir.Magnituda proměnné centrální hvězdy se mění v rozsahu od 12 do 16.
Film, Kaulder'ın dairesindeki silah bölmesindeki Cadı Kraliçe'nin kalp atışı ve soluk sesi ile son bulur.Film končí slabým zvukem tepu v jedné z Kaulderových zbraní v jeho bytě.
1800 yılında Friedrich von Hahn bulutsunun kalbindeki merkezi soluk yıldızı keşfetti.V roce 1800 objevil hrabě Friedrich von Hahn slabou hvězdu uprostřed mlhoviny.
Arkası soluk gridir.V pozadí sýkořický lom.
Fizik muayenede ciltte solukluk izlenir.Při fyzikálním vyšetření chybí střevní zvuky.
Bir anlamda suikast girişiminin Roma İmparatorluğu'nun uzun soluklu çöküşünü başlattığı da söylenebilir.A skutečně, hluk zbraní dokazuje, že římský útok již začal.
Yavruların soluk borusu basittir.Odchov štěňat není jednoduchý.
Çubuklu balinalar ses üretmek için soluk almak zorunda da değildirler.Dáváme pozor, aby vespodu nebyly vzduchové bubliny.
Bu sözcüklerin çeviri karşılıkları “soluk” olarak verilmiştir.Za povšimnutí stojí překlady jejich názvů (vizte).
Hastanın rengi soluk sarıdır.Tělo srdcovky má žlutou barvu.
Döküntüler soluk değildir(non-blanching).Existují i bíle zbarvení dingové (nikoliv albíni).
Ama en uzun soluklusu The Amazing Spider - Man'dir.Zatímco v komiksu Amazing Spider-Man Vol.
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Lidé se navzájem odcizují.
Femur soluk esmer halkalıdır.Ženskou variantou je Fričová.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Pielea lui e „ca marmura” - foarte albă, rece ca gheața, și strălucește în lumina soarelui.
Filler genellikle hortumlarıyla soluk alır ancak çok az bir hava ağızlarından da geçer.Elefanții inspiră mai ales prin trompă, dar puțin aerul trece și prin gură.
Mekanik ventilasyon soluk almayı kolaylaştırmak adına kullanılabilir.Ventilația mecanică poate fi necesară dacă respirația unei persoane este afectată.
Döküntüler soluk değildir(non-blanching).Carbonații nu au miros (sunt inodori).
Cildi biraz soluk olsa da yüzü oldukça hoş.Deși mare, gura ei este mai degrabă frumoasă.
Şeftali de soluk, pembemsi-sarı olarak tanımlanabilir.Ciuperca poate fi preparată ca Zbârciogul galben, dar de asemenea murată.
4. Panzer Ordusu, Jitomir ve Korosten'in geri alarak bir parça soluk almış oldu.Armata a 4-a Panzer a cucerit ceva spațiu de manevră după recapturarea Jitomirului și Korostenului.
Soluk mavi bir rengi vardır.Floarea are culoarea albastru viu.
Çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol aldı, pek çok uzun soluklu TV programlarında sunuculuk yaptı.El a apărut în filme de lung metraj și în seriale de televiziune,fiind îndrăgit de noi generații de fani.
Bu cumhuriyetler arasında en uzun soluklu olanlar ise Transvaal Cumhuriyeti ile Özgür Orange Devleti olmuştur.Ezek közül a legfontosabb az Oranje Szabadállam és a Transvaal Köztársaság volt.
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Fejük egymáshoz dörzsölésével tisztogatják egymást.
"Soluk Mavi Nokta", Carl Sagan'ın bu fotoğraftan esinlenerek 1994'te yazdığı kitabının da adıdır.Az ötlet és a névválasztás Carl Sagan nevéhez fűződik, aki ugyanezzel a címmel könyvet is írt 1994-ben.
Standart sıcaklık ve basınçta oksijen çok soluk mavi renkte ve kokusuz bir gazdır.Standard hőmérsékleten és nyomáson az oxigén színtelen, szagtalan gáz.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Edwardin iho on ”kuin marmoria”; erittäin kalpea, jääkylmä ja se kimaltelee auringossa.
Döküntüler soluk değildir(non-blanching).Jarrut ovat erilliset (eivät integraaliset).
Öğrencileri soluk mavi renk ince ipekten yapılmış cüppeler giyerler.Oppilaat käyttävät sinisiä ja hopeisia koulupukuja.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.Valehtelu jätti jäljet lumeen Kaleva.
Bu, sadece rengi biraz daha soluk hale getirecektir.Tällöin myös väri vaihtuu kellertävämmäksi.
Bu havayı soluk almak için kullanırlar.Samalla päästetään ulos kosteaa ilmaa.
Dişi biraz daha soluk renklidir.Μοιάζουν λίγο με άπτερη ακρίδα.
Aynı yıl ilk filmi Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri'ni yönetti.Τον ίδιο χρόνο ξεκίνησε να πρωταγωνιστεί σε σκληρές ταινίες ερωτικού περιεχομένου.
Gözler kahve-kızıl arasında, ayaklar ise soluk gri renktedir.Τα μάτια τους είναι κοκκινωπά-καφέ, και το ράμφος τους είναι ανοικτό γκρίζο.
Bayer belirtmesi beta olmasına rağmen, Gama Cygni, Delta Cygni ve Epsilon Cygni'den daha soluktur.Selv om den har betegnelsen "beta", er den faktisk svagere end Gamma Cygni.
Soluk merkezî yıldız değişkendir ve parlaklığı 12 ile 16 kadir arasında değişmektedir.Forsyningsskibet holder en fast kurs og fart, som regel mellem 12 og 16 knob.
Bazı takvimler için bağlamsal menüde "Refresh All" seçeneğin soluk ("gri") olabilecek bir sorunu giderir.Mindre velovervejet kan man i stedet vælge at tilføre en blandingsgødning ("NPK"), som dækker alle behov.
Erkek sinek kuşları genelde parlak renklidir, dişi sinek kuşları ise çoğunlukla daha soluk renklere sahiptir.Acariformes er en gruppe (orden eller overorden) av edderkoppdyr som omfatter de fleste av middene.
Böylece Türkiye'deki en uzun soluklu bilim-kurgu dizisi olmayı başarmıştır.Han gikk for å være den best utdannede geistlige i Roma i sine dager.
Renk soluk mavi olur.Fargen ble nå stålblå.
Uzun etkili bronkodilatörler yetersizse genelde tedaviye soluk yoluyla alınan kortikosteroidler eklenir.Bila bronkodilator kerja panjang tidak memadai, kortikosteroid hirup biasanya ditambahkan.
"Today" Amerikan televizyonlarının en uzun soluklu programlarından biridir.Acara ini merupakan salah satu program televisi terlama penyiarannya dalam sejarah pertelevisian Amerika.
Diğer bileşen, 14,1 yıllık bir yörünge dönemine ve Güneş kütlesinin %15'ine sahip soluk bir yıldızdır.Bintang memiliki massa 15 % Matahari, dengan periode orbit 14.1 tahun, dengan komponen berkelas M6.
Alt tüyleri soluktur ve arkası beyaz renklidir.Tunggir dan punggung bawah putih.
Filler genellikle hortumlarıyla soluk alır ancak çok az bir hava ağızlarından da geçer.Gajah menghisap udara dengan menggunakan belalainya, walaupun sebagian udara juga masuk melalui mulut.
Vücudunun üstü soluk yeşildir.Sisi tubuh hijau kekuningan.
1800 yılında Friedrich von Hahn bulutsunun kalbindeki merkezi soluk yıldızı keşfetti.Năm 1800, Friedrich von Hahn đã khám phá ra ngôi sao trung tâm mờ ở tâm của tinh vân.
Hayvanın boyun bölgesi soluk, beyazımsı bir renge sahiptir.Cầm thú ở đó có màu trắng tinh khiết.
Sonradan, çekimler sırasında hamile kaldığını anladı: "Her çekim sonrasında soluksuz kaldım.Dù vậy, bà chia sẻ cùng Oprah rằng mình đã mang thai trong thời gian đó: "Tôi không thể thở sau mỗi cảnh quay.
Bu havayı soluk almak için kullanırlar.Hãy để họ sống tại đây và hít thở bầu không khí chung.
Kanatları ve sırtının alt tüyleri soluk gri renklidir.Cánh và lưng dưới màu xám nhạt.
Çizgiler bayağı doğan yavrularınkinden daha soluktur.Có khi còn áp đặt hơn mẹ ruột.
Soluk merkezî yıldız değişkendir ve parlaklığı 12 ile 16 kadir arasında değişmektedir.中央の恒星は変光星で、等級は12から16まで変化する。
Femur soluk esmer halkalıdır.亡き妻は巨乳らしい。
Arkası soluk gridir.その傍らに緑の針葉樹。
Bu yalnızca bir soluk ya da hava değildir.それは呼吸や筋力だけに存在するのではない。
Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim.円にかかった全ての天地を氷結領域とする。
Fakat yıldızlararası ortamda mevcut toz, gözle görülür ışıkla gözlemlendiğinde soluk görülmektedir.しかし、星間物質中に存在する宇宙塵は可視光線で把握しづらい。

İlgili Sayfalar