soluk ile cümle
soluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gündüzler o gökyüzünden daha parlak, geceleri ise bulutlardan daha soluk olurdu.Днём она светла — светлее неба, ночью темна — темнее тучи.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.На леднике сушило рыбное бревенное з затвором...».
Bu grup çok uzun soluklu olmadıysa da Türk şiirine yeni boyutlar kazandırdı.وحتى وإن لم تكن هذه الجماعة هي الغاية على المدى الطويل إلا أنها قد أكسبت الشعر التركي بعداً جديداً.
Uzun etkili bronkodilatörler yetersizse genelde tedaviye soluk yoluyla alınan kortikosteroidler eklenir.إذا كانت موسعات الشعب الهوائية طويلة المفعول غير كافية، تضاف إليها عادةً الكورتيكوستيرويدات المستنشقة.
Arkası soluk gridir.بلشون أخضر الظهر.
Standart sıcaklık ve basınçta oksijen çok soluk mavi renkte ve kokusuz bir gazdır.وفي الضغط والحرارة العاديين فإنه غاز عديم اللون والرائحة.
Bu havayı soluk almak için kullanırlar.في هذا الوقت من الضروري أن نجد وسائل لتنظيف الهواء.
Cildi biraz soluk olsa da yüzü oldukça hoş.ألَّف أشعاراً، إلا أنَّ شعره قليلٌ على ضعفه.
Bunun en uç örneklerinden biri, dramatik eserleri arasında olan 1969 tarihli Soluk'tur.من أكثر ما يمثلها مسرحية "التنفس" Soluk عام 1969 والتى كانت من بين الأعمال الدراميه.
Mansfield yasası, özellikle uzun soluklu ve çok fazla yol katedilemeyen projeleri sonlandırmak için geçti.صدر التعديل مانسفيلد خصيصا لإنهاء مشاريع طويلة الامد التي ليس لديها ما تظهره نتيجة جهودهم.
C. l. targia alt türüne benzer ancak sırt tüyleri daha soluktur.وضعية ترندلنبرغ يشبه وضع الاستلقاء ولكن يكون الجذع العلوي منخفضًا.
Ölüm soluk alıp vermenin kesilmesidir.سهام الموت وهي له سهام).
Bu emeklilik kısa soluklu oldu ve Lucius Caesar aynı yılın sonlarına doğru Roma'ya geri döndü.Esta aposentadoria, contudo, foi breve, pois Lúcio já estava de volta em Roma antes do final do ano.
1974'te Alman kanalı ZDF'de uzun soluklu TV dizisinde ilk rolünü oynadı.Em 1974, foi protagonista de uma série televisiva no canal de televisão alemão ZDF.
Soluk mavi gözlere ve solgun bir tene sahipti.Tinha olhos azuis e tinha a pele clara.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Sua pele é como "mármore", muito pálido, frio, e brilha na luz do sol.
Hayvanın boyun bölgesi soluk, beyazımsı bir renge sahiptir.A cerveja em si tem uma tonalidade marrom escura.
Bu yüzden salya akıtmazlar ve vücut ısıları dengede tutmak için soluk soluğa kalmazlar.Não fumar previne cânceres em todo o corpo.
Mekanik ventilasyon soluk almayı kolaylaştırmak adına kullanılabilir.A ventilação mecânica pode ajudar a respirar.
Ardı ardına çektiği diziler hit ve uzun soluklu olmuştur.Os estudos feitos por Wundt foram férteis e abundantes.
3. sezon 45 bölüm 10 hikâyeden oluşmuştur ve Doctor Who'nun en uzun soluklu sezonudur.Seizoen 5 zal 10 episodes tellen en is tevens het laatste seizoen.
Uzun soluklu çalışmalar içinse “Working Groups” oluşturulmuştur.Voor ernstige probleemsituaties werden "Consulententeams" in het leven geroepen.
Ardından gelen Şak isimli parçası ise başarılı ancak kısa bir soluk getirdi.Hierna kwam "Into You" uit, wat ook redelijk succes boekte.
2013 Mart'ında ilk uzun soluklu albümü If You Leave'i çıkardılar.In 2013 verscheen hun eerste album, If You Leave.
Dişi biraz daha soluk renklidir.De buik is wat grijziger.
Ancak Trans-Sibirya Demiryolu'nun, çok daha geniş çapta ve uzun soluklu etkileri de olmuştur.Deze spoorlijn loopt evenwijdig aan de trans-Siberische Spoorweg, maar veel noordelijker.
Ama en uzun soluklusu The Amazing Spider - Man'dir.Gebaseerd op The Amazing Spider-Man Vol.
Ancak her iki yapım da uzun soluklu devam etmemiştir.Beide elementen zijn nog niet vergroeid, lang en recht.
Kuş tüyü, yukarda koyu çizgilerle soluk kahverengidir.Van boven is de vogel bruin met donkere streepjes.
Birbirleriyle alay ederek soluk alırlar.Ze bevruchten elkaar uitwendig.
Halihazırda işlevsel olan bu sonda NASA'nın şu ana dek gerçekleşen en uzun soluklu görev projesidir.Thans is de Pioneer 6 de langstlopende missie in de geschiedenis van NASA.
"Today" Amerikan televizyonlarının en uzun soluklu programlarından biridir.Deze serie is een van de langst lopende detectives geweest in de Amerikaanse televisiegeschiedenis.
Soluksuz biçimde zarların atılmasını beklersin.Je wacht ademloos tot de dobbelstenen worden gegooid.
Kuzeyde yaşayan F. r. fieldi alt türü de küçüktür ve diğerlerinden daha soluk renklidir.Północny podgatunek F. r. fieldi również ma mniejsze rozmiary i ma jaśniejsze upierzenie niż pozostałe.
Hidrojen peroksit (H2O2) soluk mavi renkte; sulandırıldığında ise renksiz hale gelen bir bileşiktir.Wodne roztwory chlorku miedzi(II) są zielone, natomiast w dużym rozcieńczeniu mają barwę niebieską.
Yarışma uzun soluklu bir yarışma olacaktır.Może to doprowadzić do wielotygodniowej rywalizacji.
Mekanik ventilasyon soluk almayı kolaylaştırmak adına kullanılabilir.W przypadku SLA ma za zadanie ułatwienie prowadzenia wentylacji mechanicznej.
Ama onun gibi soluk renkli boğazı vardır.Na szyi ma równie biały gronostajowy kołnierz.
Kafanın alt kısmı soluk sarı renklidir.Pozostała część głowy żółta.
Oysaki babaları Pandu adında soluk tenli bir insandır.Citta faktycznie urodziła syna, którego nazwano Pandukabhaya.
Üst yüzeyi soluk, orta kısmı şeritli, taban kısmı bir zarla çevrilmiştir.Prętosłup nieco wygięty, zwężający się i pochylający ku grzbietowi na warżce.
Soluk mavi bir rengi vardır.Ciekły tlen ma barwę niebieską.
C. l. palaestinae alt türünden daha büyük ve daha soluk renklidir.C. l. gaddi är större och blekare än C. l. palaestinae.
Amerika'da yaşayan türünde bu renkler daha soluktur.I USA är hästar med denna färg väldigt populära.
"Soluk Mavi Nokta", Carl Sagan'ın bu fotoğraftan esinlenerek 1994'te yazdığı kitabının da adıdır.Det är också namnet på en bok utgiven 1994 av astronomen Carl Sagan, som inspirerades av fotot.
Genç kuşlar erişkinlerin daha soluk renkli versiyonlarıdır.Ungfåglarna är blekare, brunare versioner av de vuxna individerna.
Ölülerin cildi zaten daha soluk olur.Undersidans päls är ännu ljusare.
Genç bireylerin tepesi genelde soluk renklidir.Unga kärrspindlar är vanligen ljusare.
Bu sözcüklerin çeviri karşılıkları “soluk” olarak verilmiştir.Ordet blir alltså översatt ’alla demoner’.
Standart sıcaklık ve basınçta oksijen çok soluk mavi renkte ve kokusuz bir gazdır.Vid standardtryck och -temperatur är ämnet en lukt- och färglös gas.
C. l. targia alt türüne benzer ancak sırt tüyleri daha soluktur.C. l. intermedia liknar C. l. neglectas, men är mörkare med mindre kontrasterande rygg.
'Lindsayae' kültivarının soluk pembe çiçekler ve yeşil yaprakları vardır.'Tennessee Pink' - har klart rosa blommor.
Edward’ın cildi “mermere benzer” – çok soluk ve buz gibidir, ayrıca güneş ışığında parlar.Шкіра Едварда, «як порцеляна» — дуже бліда, холодна, як лід, і блищить на сонці.
Bu havayı soluk almak için kullanırlar.Це для мене — як повітрям дихати!
Medyayı oynat Nefes almak ya da soluk almak havanın akciğerlere alınıp verilme işlemidir.Потрібне чисте або очищене повітря для дихання.
C. l. palaestinae alt türünden daha büyük ve daha soluk renklidir.У порівнянні з підвидом C. l. palaestinae, більший і світліший.
Ölüm soluk alıp vermenin kesilmesidir.Смерть означає припинення страждання.
Hubble'ın elde ettiği görüntüde, gökada çevresinde soluk bir hale görünür.Гобелен, здається, зображує світ зовні вежі.
Geceleri insaların göğüslerine çökerek soluklarını keser.Вночі вона відчуває, як щось ворушиться у неї в животі.
Dişi biraz daha soluk renklidir.Грива трохи світліша за шкіру.