Uzaklaştırma solukluk sınırı:Kirkkausraja pienimmällä suurennoksella:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Laagste helderheid bij uitzoomen:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Límite de brillo al reducir
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Limite de pâleur en zoom minimum & #160;:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Limit jasności przy pomniejszeniu:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Magnitudine limite all' ingrandimento minimo:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Meja svetlosti, najmanjša povečava:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Prepnúť zobrazenie objektov hlbokého vesmíru
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Svag gräns vid utzoomning:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Svaghedsgrænsen mens forstørrelsen mindskes:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Visibilidade mínima das estrelas quando reduzido:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Ασθενές όριο σμίκρυνσης:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Граница на бледост при отдалечаване:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Границя яскравості під час віддалення:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:Предел яркости при удалении:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:الإغماء خارج:
Uzaklaştırma solukluk sınırı:縮小時に描画する暗さの下限:
Uzun soluklu bir görüş benimseyip sürdürülebilirliği öncelikli olarak düşünmeliyiz.Facendo un progetto a lungo termine... e dando priorita' alla sostenibilita'...
Uzun soluklu bir görüş benimseyip sürdürülebilirliği öncelikli olarak düşünmeliyiz.継続性を第一条件とした上で、、 私の火星ミッション計画は、1997年7月のナサの計画と比べて、
Uzun soluklu gibi gözüken bu açıklama aslında uygulanması oldukça kolay bir sonuca götürür bizi. - -Entonces lo que parecia una explicacion muy compleja realmente resulta en algo muy muy muy facil de aplicar.
Uzun soluklu gibi gözüken bu açıklama aslında uygulanması oldukça kolay bir sonuca götürür bizi. - -이렇게 보면 아주 길고 지루한 설명이지만 결과는 매우 간단할 수 있습니다
Uzun soluklu gibi gözüken bu açıklama aslında uygulanması oldukça kolay bir sonuca götürür bizi. -Takže co se zdálo jako dlouhé vysvětlování, vychází ve skutečnosti jako něco velmi snadného pro výpočet.
Uzun soluklu gibi gözüken bu açıklama aslında uygulanması oldukça kolay bir sonuca götürür bizi. - -Тобто те, що виглядало дуже нудним поясненням, насправді, є чимось, дуже, дуже, дуже легким для розуміння.
Uzun soluklu gibi gözüken bu açıklama aslında uygulanması oldukça kolay bir sonuca götürür bizi. -אז מה שנראה כמו הסבר ארוך ומתיש למעשה נגמר במשהו שהוא מאד, מאד
Ve nasıl tamamen temizleneceğimi öğrendim. Bu basitçe sık sık soluk almak demek.Und dann lernte ich zu purgieren, was so viel ist wie hyperventilieren.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.A ona cítila, ako by išla na červeno a potom sa bledý.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.A ona cítila, jako by šla červeně a pak se bledý.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.Dan dia merasa seolah-olah ia pergi merah dan kemudian pucat.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.E ela se sentiu como se ela ficou vermelho e depois pálido.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.E lei si sentiva come se fosse andata rosso e poi pallido.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.En ze had het gevoel alsof ze ging rood en vervolgens bleek.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.És úgy érezte, mintha elvörösödött, majd sápadt.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.I czuła, jakby poszła czerwono, a następnie blady.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.In ji je zdelo, kot da je šla rdeča in nato bledo.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.Och hon kände det som om hon blev röd och sedan blek.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.Og hun følte, som om hun gik rødt og derefter bleg.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.Şi ea a simtit ca si cum ea a mers roşu şi apoi palid.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk. "Tha biraz o var bahçe, tha değil?""Tha a un peu o 'jardin, n'a pas tha'?"
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk. "Tha biraz o var bahçe, tha değil?""Tha sai hieman O 'Garden, ei tha'?"
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk. "Tha biraz o var bahçe, tha değil?""Δεν Tha πήρε λίγο ο" κήπος, δεν θα '; "
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.Und sie fühlte sich, als ob sie rot und ging dann blass.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.Và cô cảm thấy như thể cô đã đi màu đỏ và sau đó nhạt.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.Y ella se sentía como si se puso rojo y luego pálido.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.И ей казалось, что она пошла красными, а затем бледно.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.И тя се е почувствала, ако отиде червено и след това бледа.
Ve o kırmızı ve gitti sanki o hissettim soluk.І їй здавалося, що вона пішла червоними, а потім блідо.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.A vidíte, že je tam čára, tenká čára, která jde napříč obrazem.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Dan Anda akan melihat sebuah garis, garis tipis yang melalui gambar itu.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.En je ziet een lijn, een vage lijn die recht door het beeld loopt.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.És látják van egy vonal, egy halvány vonal a képen keresztbe.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Et vous pouvez voir une ligne, une faible ligne qui traverse l'image.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.E vedrete che c'è una linea, una debole linea che attraversa l'immagine.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.I widzicie, że tam jest linia, blada linia przechodzi przez obraz.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.이 이미지를 가로지르는 희미한 선이 보일겁니다.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Ni ser en linje, en svag linje som korsar bilden.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Og I kan se der er en linje, en svag linje, der går tværs igennem billedet.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Und Sie sehen: Hier ist eine schwache Linie, die durch das Bild hindurchgeht.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Và bạn sẽ thấy một sọc ngang mờ ở giữa hình.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Vemos que há uma linha ténue que separa a imagem.
Ve soluk bir çizginin resmin ortasından geçtiğini göreceksiniz.Verán que hay una línea, una línea tenue que cruza esa imagen.