soluk ile cümle
soluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.凡有 血肉 、 有 氣息 的 活物 、 都 一 對 一 對 的 到 挪亞 那 裡 、 進入 方舟
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Aniž mi dá oddechnouti, ale sytí mne hořkostmi.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.care nu mă lasă să răsuflu, mă satură de amărăciune.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Er läßt meinen Geist sich nicht erquicken, sondern macht mich voll Betrübnis.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Han unnar mig icke att hämta andan; nej, med bedrövelser mättar han mig.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Hij maakt mij het ademen onmogelijk en vult mij in plaats daarvan met bittere gedachten.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.ikke lader mig drage Ånde, men lader mig mættes med beskeing.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.joka ei anna minun vetää henkeäni, vaan täyttää minut katkeralla tuskalla.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.나로 숨을 쉬지 못하게 하시며 괴로움으로 내게 채우시는구나
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Não me permite respirar, antes me farta de amarguras.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nedá mi oddýchnuť si, ale ma sýti horkosťami.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nem hagyna még lélekzetet se vennem, hanem keserûséggel lakatna jól.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Ngài không để cho tôi hả hơi ; Nhưng_Ngài khiến tôi no đầy sự cay_đắng ,
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Ngài không để cho tôi hả hơi; Nhưng Ngài khiến tôi no đầy sự cay đắng,
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nie dopuszcza mi odetchnąć, owszem mię nasyca gorzkościami.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.No me deja cobrar aliento, sino que me colma de amarguras
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.non mi lascia riprendere il fiato, anzi mi sazia di amarezze
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Qui ne me laisse pas respirer, Qui me rassasie d`amertume.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.še sape mi ne da vase potegniti, a siti me z bridkostjo.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.som ikke vilde tillate mig å dra ånde, men vilde mette mig med lidelser.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Tak dibiarkan-Nya aku menghela napas barang sesaat; bahkan dilimpahi-Nya aku dengan kepahitan yang hebat
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Δεν με αφινει να αναπνευσω, αλλα με χορταζει απο πικριας.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.не дает мне перевести духа, но пресыщает меня горестями.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Не ме оставя да си отдъхна, Но ме насища с горчивини.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.לא יתנני השב רוחי כי ישבעני ממררים׃
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.لا يدعني آخذ نفسي ولكن يشبعني مرائر.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.我 就 是 喘 一 口 氣 、 他 都 不 容 、 倒 使 我 滿 心 苦 惱
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.我 就是 喘 一 口 氣 、 他 都 不 容 、 倒 使 我 滿心 苦惱
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Bukan biru dengan garis merah samar, Sir."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Ei sininen heikko punainen raita, sir."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Ei sinisen kanssa heikko punainen raita, sir."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Ikke det blå med den svage røde stribe, sir."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Inte det blå med svag röd rand, sir."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Không phải là màu xanh với các sọc màu đỏ mờ nhạt, thưa ông."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""희미한 붉은 줄무늬가있는 파란색 아니, 선생님."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Nem a kék a halvány vörös csík, uram."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Ne modré se slabým červeným pruhem, pane."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Nicht das Blau mit dem schwachen roten Streifen, Sir."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Nie modrej so slabým červeným pruhom, pane."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Nie niebieski z lekkim czerwonym paskiem, sir."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Niet de blauw met de vage rode streep, meneer."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Ni modro s šibko rdečo črto, gospod."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Non è il blu con la striscia rossa debole, signore."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Nu albastră cu dungi rosii slab, domnule."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Nu albastru cu dungi rosii slab, domnule."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Pas le bleu avec la bande rouge faible, monsieur."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Δεν είναι το μπλε με το αχνό κόκκινο λωρίδα, κύριε."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Не блакитний з червоною смугою слабкий, сер."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Не голубой с красной полосой слабый, сэр."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""Не е синьо, с бледа червена ивица, сър."
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""ليس الأزرق مع شريط أحمر خافت ، سيدي".
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""しかし、私はむしろそれで自分自身を空想。"
"Soluk kırmızı şeritli mavi değil, efendim.""すべての権利、ああ、それ独自の方法を持っている。"非常に良い、先生。
"Soluk Mavi Bir Nokta""A Pale Blue Dot." (Bledá modrá bodka.)
"Soluk Mavi Bir Nokta""A Pale Blue Dot." (Ein blassblauer Punkt)
"Soluk Mavi Bir Nokta""A Pale Blue Dot" [Un pallido puntino blu].
"Soluk Mavi Bir Nokta""Bleděmodrá tečka."
"Soluk Mavi Bir Nokta""Błękitna Kropka".
"Soluk Mavi Bir Nokta"'Een Vaal Blauw Stipje'
"Soluk Mavi Bir Nokta""En Bleg Blå Prik."