Şimdi parlak, soluk, solgun ay ışığında,בהיר עכשיו, מעומעם עכשיו, היה ירח חיוור,
Şimdi parlak, soluk, solgun ay ışığında,مشرق الآن ، وكان ضوء القمر الشاحب خافتة الآن ،
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Adesso, se pensate di vedere del giallo pallido ve lo mostro ancora un paio di volte.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Ahora, si creen ver un amarillo pálido... Lo haré pasar algunas veces más.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Če mislite, da vidite bledo rumeno, bom še nekajkrat pokazal.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Ei, dacă vi se pare că vedeți un galben palid -- o sa-l rulez încă de câteva ori.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Jeżeli myślicie, że widzicie trochę bladego żółtego... Puszczę to jeszcze kilka razy.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Jos luulet näkeväsi jotain vaaleankeltaista -- teen tämän vielä pari kertaa.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.자, 이제 뭔가 희미하게 노란 것이 보이는 것 같으신가요. 몇번 더 보여드리겠습니다.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Là, si vous pensez voir une sorte de jaune pâle -- je vais le remettre encore un peu.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Nếu các bạn nghĩ rằng các bạn đang thấy một màu vàng nhạt -- Để tôi chạy nó lại vài lần.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Nos, ha úgy gondolják hogy valami fakó sárgát látnak... Párszor még le fogom játszani.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Nu, als je denkt dat je iets lichtgeel ziet -- ik laat deze nog een paar maal zien.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Pokud si myslíte, že vidíte světlou žlutou -- ukážu vám to ještě párkrát.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Sekarang, bila anda melihat warna kuning pucat itu -- saya akan menayangkan ini beberapa kali.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Se pensam que veem um amarelo pálido — vou passar isto mais umas vezes.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Wenn Sie also denken, Sie sähen ein blasses Gelb -- Ich lass es einige Male laufen.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Τώρα, αν νομίζετε ότι βλέπετε λίγο απαλό κίτρινο - Θα το τρέξω μερικές φορές ακόμα.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Сега, ако мислите, че виждате някакво бледо жълто - ще ви го покажа няколко пъти.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.Теперь, если вы думаете, что видите что-то бледно-желтое -- я прокручу еще несколько раз.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.אם אתם חושבים שאתם רואים צהוב חיוור -- אני אראה את זה עוד כמה פעמים.
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.الآن , إذا كنت تعتقد أنك ترى الأصفر الباهت سوف أشغل هذا بضع مرات
Şimdi, soluk sarı gördüğünüzü düşünüyorsanız, birkaç kez daha yürüteceğim.もう一度やってみましょう 灰色の領域をみてください
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.af alt Kød, som har Livsånde, gik Par for Par ind i Arken til Noa;
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.A tak weszło do Noego w korab po parze z każdego ciała, w którem był duch żywota.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Au intrat în corabie la Noe, două cîte două, din orice făptură care are suflare de viaţă.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.A vošli k Noachovi do korábu, dve a dve z každého tela, v ktorom je duch života.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.das ging alles zu Noah in den Kasten paarweise, von allem Fleisch, darin ein lebendiger Geist war.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.De gingo in till Noa i arken, två och två av allt kött som hade i sig någon livsande.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.đều từng cặp theo Nô - ê vào tàu ; nghĩa_là mọi xác_thịt nào có sanh khí ,
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.đều từng cặp theo Nô-ê vào tàu; nghĩa là mọi xác thịt nào có sanh khí,
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Entraram para junto de Noé na arca, dois a dois de toda a carne em que havia espírito de vida.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ils entrèrent dans l`arche auprès de Noé, deux à deux, de toute chair ayant souffle de vie.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.In prišli so k Noetu v ladjo po dvoje iz vsega mesa, v katerem je bil dih življenja.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ja ne menivät Nooan luo arkkiin kaksittain, kaikki liha, kaikki, jossa oli elämän henki.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Kettõ-kettõ méne be Noéhoz a bárkába minden testbõl, melyben élõ lélek vala.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.무릇 기식이 있는 육체가 둘씩 노아에게 나아와 방주로 들어갔으니
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Og de gikk inn til Noah i arken, par for par av alt kjød som det var livsånde i.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Vennero dunque a Noè nell'arca, a due a due, di ogni carne in cui è il soffio di vita
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Vešli k Noé do korábu, po dvém ze všelikého těla, v němž byl duch života.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Y vinieron al arca, a Noé, de dos en dos, de todos los seres que respiran
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ze kwamen twee aan twee, mannetjes en vrouwtjes, precies zoals God het had bevolen.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Και εισηλθον προς τον Νωε εις την κιβωτον, δυο δυο απο πασης σαρκος ητις εχει πνευμα ζωης.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Две по две от всяка твар, която има в себе си жизнено дихание, влязоха в ковчега при Ноя.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.и вошли к Ною в ковчег по паре от всякой плоти, в которой есть дух жизни;
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.ויבאו אל נח אל התבה שנים שנים מכל הבשר אשר בו רוח חיים׃
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.ودخلت الى نوح الى الفلك اثنين اثنين من كل جسد فيه روح حياة.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.凡 有 血 肉 、 有 氣 息 的 活 物 、 都 一 對 一 對 的 到 挪 亞 那 裡 、 進 入 方 舟
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.凡有 血肉 、 有 氣息 的 活物 、 都 一 對 一 對 的 到 挪亞 那 裡 、 進入 方舟
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Aniž mi dá oddechnouti, ale sytí mne hořkostmi.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.care nu mă lasă să răsuflu, mă satură de amărăciune.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Er läßt meinen Geist sich nicht erquicken, sondern macht mich voll Betrübnis.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Han unnar mig icke att hämta andan; nej, med bedrövelser mättar han mig.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Hij maakt mij het ademen onmogelijk en vult mij in plaats daarvan met bittere gedachten.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.ikke lader mig drage Ånde, men lader mig mættes med beskeing.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.joka ei anna minun vetää henkeäni, vaan täyttää minut katkeralla tuskalla.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.나로 숨을 쉬지 못하게 하시며 괴로움으로 내게 채우시는구나
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Não me permite respirar, antes me farta de amarguras.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nedá mi oddýchnuť si, ale ma sýti horkosťami.
Soluk almama izin vermiyor, Ancak beni acıya doyuruyor.Nem hagyna még lélekzetet se vennem, hanem keserûséggel lakatna jól.