soluk ile cümle
soluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Quem já está doente e pálida de desgosto, que tu és empregada dela muito mais justo do que ela:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Que ya está enferma y pálida de dolor, que tú eres su criada mucho más justo de lo que el arte:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Qui est déjà malade et pâle de chagrin, Que tu son art servante beaucoup plus équitable que ce qu'elle:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Vem är redan sjuk och blek med sorg, Att du hennes piga konsten långt mer rättvisande än hon:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Wer ist schon krank und blass mit Trauer, daß du ihr Dienstmädchen viel schöner bist als sie:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Wie is er nu al ziek en bleek van verdriet, dat gij haar meid kunst veel meer fair dan zij:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Yang sudah sakit dan pucat dengan kesedihan, Bahwa Engkau pembantunya seninya jauh lebih adil daripada dia:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Ποιος είναι ήδη άρρωστο και χλωμό με θλίψη, ότι εσύ τέχνη της καμαριέρας πολύ πιο δίκαιη από αυτή:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Кой вече е болен и светъл, с мъка,, Това, че ти си прислужница изкуство далеч по-справедлива, отколкото тя:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:Кто уже больной и бледный от горя, что ты ее горничная искусство гораздо более справедливым, чем она:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:מי כבר חולה חיוור מצער, זו המשרתת שלה אתה רחוק הוגן יותר היא אמנות:
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:الذي هو بالفعل مريض وشاحب مع الحزن ، وهذا انت الفن خادمتها أكثر بكثير مما كانت نزيهة :
Kim, zaten hasta ve keder ile soluk Yani o çok daha adil Sen ona hizmetçi sanat:、病気と緑の彼女の処女のカラーリングですが、彼女は嫉妬なので、彼女のメイドでなけれ
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.A király elsápadt, és behunyta a notesz sietve.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.De koning werd bleek, en sloot zijn note-boek haastig.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Der König erbleichte und schloß sein Notizbuch hastig.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.El rey se puso pálido, y cerró su cuaderno de notas a toda prisa.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Il Re impallidì, e chiuse gli taccuino in fretta.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.국왕 창백 살이되었고, 급하게 자신의 노트 - 책을 닥쳐.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Kongen blev bleg og lukkede sit notat-bog hast.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Konungen bleknade, och stängde sin anteckningsbok hastigt.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Král zbledl a zavřel zápisník ukvapeně.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Kráľ zbledol a zavrel zápisník unáhlene.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Król pobladł i zamknął notatnik pochopnie.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Kuningas kääntyi kalpea, ja sulki hänen muistiinpanovälineet Kirja hätäisesti.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Le roi pâlit, et fermer son carnet à la hâte.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.O Rei empalideceu, fechando seu livro de notas rapidamente.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Raja menjadi pucat, dan menutup buku catatan nya buru-buru.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Regele întoarse palid, şi a închis lui notati-carte în grabă.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.The King prebledela, in zaprl svojo beležnico naglici.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Vua bật xanh xao, và đóng cửa lưu ý cuốn sách của mình vội vã.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Ο βασιλιάς γύρισε χλωμός, και τη διακοπή του σημείωμα-book βιαστικά.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Король зблід і закрив записну книжку поспішно.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Король побледнел и закрыл записную книжку поспешно.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.Кралят пребледнял, и набързо затвори бележника.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.המלך החוויר, וסגרה שלו פתק ספר בחופזה.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.تحولت الملك شاحب ، وأغلقت مذكرته الكتب على عجل.
Kral soluk döndü ve aceleyle onun not defteri kapattı.'あなたの評決を考慮して、"彼は低い、震える声で、陪審員に言った。
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.(134:17) есть у них уши, но не слышат, и нет дыхания в устах их.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.au urechi, şi totuş n'aud, da, n'au suflare în gură.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Có tai mà không nghe , Và miệng nó không hơi thở .
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Có tai mà không nghe, Và miệng nó không hơi thở.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.de har Ører, men hører ikke, ej heller er der Ånde i deres Mund.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.de har ører, men hører ikke, og det er ikke nogen ånde i deres munn.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.de hava öron och lyssna icke till, och ingen ande är i deras mun.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Elles ont des oreilles et n`entendent point, Elles n`ont point de souffle dans leur bouche.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Füleik vannak, de nem hallanak, és lehellet sincsen szájokban!
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.hanno orecchi e non odono; non c'è respiro nella loro bocca
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.귀가 있어도 듣지 못하며 그 입에는 아무 기식도 없나니
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.majú uši, ale nečujú; ani nieto ducha v ich ústach.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Mereka mempunyai telinga, tetapi tak dapat mendengar, dari mulutnya tidak keluar napas
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.niillä on korvat, mutta eivät kuule, eikä niillä ole henkeä suussansa.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.sie haben Ohren, und hören nicht; auch ist kein Odem in ihrem Munde.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.têm ouvidos, mas não ouvem; nem há sopro algum na sua boca.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.tienen orejas, pero no oyen; tampoco hay aliento en sus bocas
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.ušesa imajo, ali ne slišijo, tudi sape ni nič v njih ustih.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Uši mají a neslyší, nýbrž ani ducha není v ústech jejich.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Uszy mają, a nie słyszą, ani mają tchnienia w ustach swoich.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Zij hebben oren, maar die kunnen niet horen. En ademen kunnen zij helemaal niet.
Kulakları var, duymazlar, Soluk alıp vermezler.Ωτα εχουσι και δεν ακουουσιν ουδε ειναι πνοη εν τω στοματι αυτων.