‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Jag tänkte då: »I mitt näste skall jag få dö, mina dagar skola bliva många såsom sanden.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Jeg tenkte da: I mitt rede skal jeg få dø, og mine dager skal bli tallrike som sand.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.내가 스스로 말하기를 나는 내 보금자리에서 선종하리라 나의 날은 모래 같이 많을 것이라
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Pensavo: «Spirerò nel mio nido e moltiplicherò come sabbia i miei giorni»
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Przetożem rzekł: W gniaździe swojem umrę, a jako piasek rozmnożę dni moje.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Så tænkte jeg da: "Jeg skal dø i min Rede, leve så længe som Føniksfuglen;
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Silloin ajattelin: `Pesääni minä saan kuolla, ja minä lisään päiväni paljoiksi kuin hiekka.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Tôi bèn nói rằng : Ta sẽ thác trong ổ của ta ; Ngày ta sẽ nhiều như hột cát ;
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Tôi bèn nói rằng: Ta sẽ thác trong ổ của ta; Ngày ta sẽ nhiều như hột cát;
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Yo me decía: "En mi nido expiraré, y multiplicaré mis días como la arena.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Zato sem dejal: V gnezdu svojem bom umrl in pomnožim kakor pesek dni svoje.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Τοτε ελεγον, θελω αποθανει εν τη φωλεα μου και ως την αμμον θελω πολλαπλασιασει τας ημερας μου.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.И говорил я: в гнезде моем скончаюсь, и дни мои будут многи, как песок;
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.Тогава думах: Ще умра в гнездото си; И дните ми ще се умножат, както пясъка.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.ואמר עם קני אגוע וכחול ארבה ימים׃
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.فقلت اني في وكري اسلم الروح ومثل السمندل اكثر اياما.
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.我 便 說 、 我 必 死 在 家 中 、 〔 原 文 作 窩 中 〕 必 增 添 我 的 日 子 、 多 如 塵 沙
‹‹ ‹Son soluğumu yuvamda vereceğim› diye düşünüyordum, ‹Günlerim kum taneleri kadar çok.我 便說 、 我 必死 在 家中 、 〔 原文 作窩 中 〕 必 增添 我 的 日子 、 多 如 塵沙
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Al soffio di Dio si forma il ghiaccio e la distesa dell'acqua si congela
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Ao sopro de Deus forma-se o gelo, e as largas águas são congeladas.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Av Guds ånde kommer is, og brede vann bindes.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Dumnezeu, prin suflarea Lui, face ghiaţa, şi micşorează locul apelor mari.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.God blaast over de rivieren en zelfs de grootste wateroppervlaktes bevriezen.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Jumalan henkäyksestä syntyy jää, ja aavat vedet ahdistuvat.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.하나님의 부시는 기운에 얼음이 얼고 물의 넓이가 줄어지느니라
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Majd nedvességgel öntözi meg a felleget, s áttöri a borulatot az õ villáma.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.med sin andedräkt sänder Gud frost, och de vida vattnen betvingas.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Napas Allah membekukan permukaan air yang luas, mengubahnya menjadi es yang keras
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Nước đá thành ra bởi hơi thở của Ðức Chúa Trời; Bề rộng của nước đông đặc lại.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Nước_đá thành_ra bởi hơi thở của Ðức_Chúa_Trời ; Bề rộng của nước đông_đặc lại .
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Od dychu silného Boha povstáva mráz, a šírina vody sa sovrie.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Par son souffle Dieu produit la glace, Il réduit l`espace où se répandaient les eaux.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Po dihu Boga mogočnega se naredi mraz in široke vode se stisnejo.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Por el soplo de Dios se forma el hielo, y se solidifica la extensión de las aguas
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Také i při svlažování země pohybuje oblakem, a rozhání mračno světlem svým.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Tchnieniem swojem Bóg czyni lód, tak iż się szerokość wód ściska.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Ved Guds Ånde bliver der Is, Vandfladen lægges i Fængsel.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Vom Odem Gottes kommt Frost, und große Wasser ziehen sich eng zusammen.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Εκ του φυσηματος του Θεου διδεται παγος και το πλατος των υδατων στερεουται.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.От дуновения Божия происходит лед, и поверхность воды сжимается.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.Чрез духане от Бога се дава лед, И широките води замръзват;
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.מנשמת אל יתן קרח ורחב מים במוצק׃
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.من نسمة الله يجعل الجمد وتتضيق سعة المياه.
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.神 噓 氣 成 冰 、 寬 闊 之 水 也 都 凝 結
Tanrının soluğu suları dondurur, Geniş sular buz tutar.神噓 氣成冰 、 寬闊 之 水 也 都 凝結
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Aceia pier prin suflarea lui Dumnezeu, nimiciţi de vîntul mîniei Lui.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.A un soffio di Dio periscono e dallo sfogo della sua ira sono annientati
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Az Istennek lehelletétõl elvesznek, az õ haragjának szelétõl elpusztulnak.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Bagai badai, begitulah murka Allah membinasakan mereka hingga punah
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Bởi hơi thở Ðức Chúa Trời, chúng bèn hư mất, Tại hơi xịt giận Ngài, họ bị tiêu hao đi.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Bởi hơi thở Ðức_Chúa_Trời , chúng bèn hư mất , Tại hơi xịt giận Ngài , họ bị tiêu_hao đi .
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Bo tchnieniem Bożem giną, a od ducha gniewu jego niszczeją.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.De omkom for Guds ånde, og for hans vredes pust blev de til intet.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Door Gods adem worden zij uit dit leven weggevaagd.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.durch den Odem Gottes sind sie umgekommen und vom Geist seines Zorns vertilgt.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.för Guds andedräkt förgås de och för en fnysning av hans näsa försvinna de.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.For Guds Ånd går de til Grunde, for hans Vredes Pust går de til.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Ils périssent par le souffle de Dieu, Ils sont consumés par le vent de sa colère,
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.Jumalan henkäyksestä he hukkuvat, hänen vihansa hengestä he häviävät.
Tanrının soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.다 하나님의 입기운에 멸망하고 그 콧김에 사라지느니라