Bu açık sokak haritasını düzelten sadece ben değildim.Tôi không phải là người duy nhất bổ sung vào bản đồ mở.
Bu açık sokak haritasını düzelten sadece ben değildim.Δεν ήμουν ο μόνος που επεξεργάστηκε τον ανοιχτό χάρτη δρόμων.
Bu açık sokak haritasını düzelten sadece ben değildim.Аз не бях единственото лице, редактиращо откритата улична карта.
Bu açık sokak haritasını düzelten sadece ben değildim.Я не единственный человек, который редактирует эту карту.
Bu açık sokak haritasını düzelten sadece ben değildim.Я не єдина людина, яка редагує цю карту.
Bu açık sokak haritasını düzelten sadece ben değildim.בגלל שהוא לא היה שם לפני כנס TED בשנה שעברה.
Bu açık sokak haritasını düzelten sadece ben değildim.لم أكن الوحيد الذي يحرر خارطة الشارع المفتوحة.
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.La investigación muestra que la mayoría de las niñas de la calle (37.50%) venden flores para vivir.
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.L'étude montre que la majorité de ces filles vivant dans les rues vend des fleurs (37.50%).
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Η έρευνα δείχνει ότι η πλειονότητα των κοριτσιών αυτών (37,50%) πουλάνε λουλούδια για να ζήσουν.
Bu araştırmaya göre kız sokak çocuklarının büyük çoğunluğu (37.50%) yaşamlarını çiçek satarak kazanıyor.Исследование показывает, что большинство беспризорных девочек (37,50%) зарабатывают на жизнь продажей цветов.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Den här låg i en gränd vid vägen västerut.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Denne lå i en gyde ved vejen til West.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Esto estaba en el callejón trasero de la carretera al oeste.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Isto estava no beco, junto à estrada a Oeste.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Questa era nel vicolo sulla strada verso ovest.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Tämä oli länteen vievän tien kujalla.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.To było w bocznej alejce od zachodniej strony.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Αυτό το βρήκα πίσω στον δρόμο προς τα δυτικά.
Bu, batıya giden yolda bir arka sokaktaydı.Это было в переулке у дороги, ведущей на запад.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimC'est un peu pompeux, je suis plutôt une piéton qui marche dans les rues.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimDas ist ein bisschen hochgestochen; ich bin eher mehr so etwas wie ein Flaneur.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimDat is wat overdreven, ik ben meer een soort straatwandelaar.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimE puțin exagerat; sunt mai degrabă un tip care cutreieră străzile.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimEs demasiado elevado; en realidad soy más como un caminante callejero.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimE' un po' presuntuoso; sono più qualcosa come un escursionista della strada.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyim그건 좀 과한 표현같구요. 그것보단 저는 그냥 행인이라고 해두죠
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimTo jest trochę górnolotne, raczej jestem ulicznym wędrowcem.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimТова е твърде възвишено; всъщност по-скоро съм нещо като минувач по улицата.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimЭто слишком возвышенно, на самом деле я больше похож на пешехода.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimזה קצת מתנשא; האמת היא שאני יותר כמו הלכן-רחובות.
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyimإنه شيء مبالغ فيه نوعاً ما، أنا أشبه بمتجول في الشارع
Bu biraz abartılı, ben daha çok sokak insanı gibi bir şeyim私は放浪家みたいなものです 都市をいくつも
Bu bütün dünyaya bu ürünlerin nasıl yayıldığıdır, örneğin, Rua 25 de Marco'daki bir sokak pazarıAz egész világon így forgalmazzák a termékeket, például az egyik utcai piacon a Rua 25 de Marçónál
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıPlusieurs fois durant ce printemps tumultueux Le nombre de gens dans la rue dépassera les cent milles
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıUseita kertoja kevään aikana kaduilla oli yli satatuhatta mielenosoittajaa.
Bu çalkantılı yükseliş sırasında pek çok kez sokaktaki rakamlar yüz binlere ulaştıНесколько раз во время этой беспокойной весны цифры на улицах достигнут более сотни тысяч
Bu çocuklar gecelerini sokaklarda geçirdikleri için sürekli olarak cinsel istismara uğruyorlar.Они постоянно страдают от сексуального насилия, потому что проводят свои ночи на улице без какой либо защиты.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Ei bine, acești copii nu au, așa că ies afară și-și citesc temele la lumina becurilor de la stâlpi.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Und diese Schüler haben es nicht, also gehen sie heraus und lesen ihre Schulaufgaben unter dem Straßenlicht.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.W istocie, te dzieci nie mają, więc czytają swoją pracę domową w świetle latarni ulicznych.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.А в цих дітей - ні, і тому вони вимушені читати шкільні завдання під світлом вуличних ліхтарів.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.У ребят этого нет, вот они и сидят под фонарями, читая школьные задания.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Acum, instrumentele online care să facă schimbul la fel de ușor și instinctiv ca strada, sunt aproape.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Bây giờ, những công cụ trên mạng khiến sự trao đổi dễ dàng và bản năng như đường phố vậy, chúng đang tới đó.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Die Werkzeuge für den Austausch online sind so einfach und instinktiv wie der Straßen-Job. Es wird langsam.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.앞서 말씀드린 교환을 길거리에서 만큼이나 쉽고 직관적으로 만들기 위한 온라인 도구는 계속 발달하고 있습니다.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Les outils en ligne pour rendre l'échange aussi faciles et instinctifs que la rue, y arrivent.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Narzędzia do wymiany online, tak proste i intuicyjne jak ulica, wreszcie nadchodzą.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Online nástroje umožňující výměnu tak jednoduchou a instinktivní, jako na ulici, pomalu přicházejí.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Onlineverktygen för att göra det utbytet lika lätt och instinktivt som på gatan blir bättre.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.И онлайн-инструменты делают обмен таким же простым и инстинктивным, как на улице, они работают.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.הכלים המקוונים לביצוע החליפין הם קלים ומובנים מאליהם כמו הרחוב, הם מתקרבים לכך,
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.الآن، أدوات على شبكة الإنترنت لجعل التبادل سهلة وغريزية كما في الشارع، انهم في طريقهم الى هناك
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.簡単で直感的なオンライン・ツールが 実現しつつあります でも互いに向き合い 遠慮なくやり取りできないなら
Buenos Aires Sokaklarında Duyacağınız İfadeler!Des phrases pleines de sel saisies au vol dans les rues de Buenos Aires
Buenos Aires Sokaklarında Duyacağınız İfadeler!Удивительные фразы с улиц Буэнос-Айреса!
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.이런 개발도상국에 가게 되면, 여성이 그들 사회의 중심이지만 아직 남성들이 거리를 꽉 잡고 있습니다.
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.В развивающихся обществах женщины являются истинной опорой общин, но на улицах всё ещё царствуют мужчины.
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.כאשר אתה מגיע לחברות מתפתחות, הנשים הן עמודי התווך של הקהילות שלהן, אך הגברים הם אלו אשר מחזיקים ברחובות.