Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.عندما تذهب الى تلك المجتمعات النامية, تكون المرأة هي عامود المجتمع, لكن الرجال هم من يسيطرون على الشوارع.
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.女性がそのコミュニティーの中心的な存在ですが それでもストリートを仕切っているのは男性です そこに私たちは触発されて
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.當你行入呢啲發展中嘅社會, 你會發現女人系佢地社區嘅支柱, 不過男人仲系條街嘅話事人。
Bu genç adımın gösterimi sokak şairlerinin kelimerini güçlü birşekilde birarada olması.De voorstelling van die jonge man reeg samen de woorden van de dichters van de straat aaneen.
Bu genç adımın gösterimi sokak şairlerinin kelimerini güçlü birşekilde birarada olması.Người đàn ông trẻ trình bày kết hợp với nhau những lời của các nhà thơ của đường phố.
Bu genç adımın gösterimi sokak şairlerinin kelimerini güçlü birşekilde birarada olması.Podání toho mladého muže s vhodnì zvolenými slovy poety z ulice.
Bu genç adımın gösterimi sokak şairlerinin kelimerini güçlü birşekilde birarada olması.Predstavitev tega mladeniča predstavlja združene besede poezije in ulice.
Bu genç adımın gösterimi sokak şairlerinin kelimerini güçlü birşekilde birarada olması.Prezentarea acelui tânăr a adunat laolaltă cuvintele poeţilor străzii.
Bu genç adımın gösterimi sokak şairlerinin kelimerini güçlü birşekilde birarada olması.Η παρουσίαση αυτού του νεαρού ταίριαξε τις λέξεις του δρόμου και τις λέξεις των ποιημάτων.
Bugün buradayız. Bu ülke ve sokakları bizimdir.Sono qui perchè siamo cittadini, e il paese e le sue strade sono nostri.
Bugün kavgamız var, yarın özgürlüğümüz olacak güneyde ve kuzeyde, sokaklardaki tüm halklarınVandaag hebben we het gevecht en morgen de vrijheid Een heel volk is in beweging, van zuid tot noord
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Așa arătau străzile din Kabul în acele zile.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.C'est dans les rues de Kaboul à l'époque.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Đây là đường phố tại Kabul trong thời điểm đó.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Dies sind die Straßen von Kabul zu jener Zeit.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Dit zijn de straten van Kaboel in die dagen.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Estas son las calles de Kabul en aquellos días.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Ezek Kabul utcái voltak azokban a napokban.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Isto são as ruas de Kabul naquela época.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.그 당시의 가불 거리입니다.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Queste sono le strade di Kabul in quei giorni.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Také boli ulice Kábulu v tých dňoch.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Tak wyglądały ulice Kabulu w tamtym okresie.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Toto je ulice Kábulu v těch dnech.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Αυτοί ήταν οι δρόμοι της Καμπούλ εκείνο το καιρό.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Така изглеждаха улиците на Кабул в онези дни.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.Так выглядели улицы Кабула в те дни.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.אלו הם רחובות קאבול באותם ימים.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.هذه هي شوارع كابول في تلك الأيام.
Bu, Kabil sokakları o günlerde.当時のカブールです 「あの男に少しばかり金をやればいい」
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Als je deze vrouwen op straat in hun verschoten kleren tegenkwam, zou je ze als arm en eenvoudig afdoen.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Kdybyste ty ženy viděli na ulici v jejich zašlém oblečení, mohli byste je mylně považovat za chudé a hloupé.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.여러분이 빛바랜 옷을 입은 이 분들을 거리에서 봤다면 아마도 가난하고 평범한
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vedeste queste donne per strada nei loro abiti sbiaditi, potreste ignorarle in quanti povere e semplici.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vissem estas mulheres na rua com as suas roupas gastas, poderiam tomá-las por pobres e simples.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Si vieran a estas mujeres por la calle con sus ropas desteñidas, quizá las tacharían de pobres y humildes.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Якщо ви побачите цих жінок на вулиці в їх старенькому одязі то скажете що це звичайні біднячки
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.אם הייתם רואים את הנשים האלו ברחוב בבגדים הדהויים שלהן, הייתם פותרים אותן
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.ان رأيت أؤلئك النسوة في الطريق في ملابسهن الفضفاضة سوف تظن أنهن ..
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.色あせていたので 街中で見たら 地味で- 質素な人たちに思われがちですが
Bu kasvetli sokaklarında!이러한 dreary 거리! 양손에 한밤중에 블록이 아닌 집, 그리고 여기
Bu kasvetli sokaklarında!Đường phố ảm đạm như vậy! khối của bóng tối, không nhà, trên tay một trong hai, và ở đây và
Bu kasvetli sokaklarında!Solche tristen Straßen!
Bu kasvetli sokaklarında!Такий похмурий вулицях!
Bu kasvetli sokaklarında!Такой мрачный улицах!
Bu kasvetli sokaklarında!ברחובות קודר כזה! בלוקים של חושך, לא בתים, מצד אחד, ופה
Bu kasvetli sokaklarında!هذه الشوارع الكئيب! كتل من السواد ، وليس المنازل ، وعلى أي جهة ، وهنا و
Bu kasvetli sokaklarında!墓に動き回るキャンドルのようにそこにロウソク、。
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Aţi făcut o mulţime de omoruri în cetatea aceasta, şi aţi umplut uliţele cu cei ucişi.`
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Begitu banyak orang yang telah kamu bunuh, sehingga jalan-jalan kota penuh mayat
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Các ngươi đã giết rất nhiều người trong thành nầy , và làm đầy xác_chết trong các đường_phố nó .
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Các ngươi đã giết rất nhiều người trong thành nầy, và làm đầy xác chết trong các đường phố nó.
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Ihr habt viele erschlagen in dieser Stadt, und ihre Gassen liegen voll Toter.
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.너희가 이 성읍에서 많이 살륙하여 그 시체로 거리에 채웠도다
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Många ligga genom eder slagna här i staden; I haven uppfyllt dess gator med slagna.
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Mange er de som I har drept i denne stad; I har fylt dens gater med drepte.
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Mange har I dræbt i denne By; I har fyldt dens Gader med dræbte.
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Multiplicastes os vossos mortos nesta cidade, e enchestes as suas ruas de mortos.
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Namnožili ste svojich pobitých v tomto meste a naplnili ste jeho ulice skolenými.
Bu kentte birçok kişi öldürdünüz, kentin sokaklarını ölülerle doldurdunuz.Paljon on teidän surmaamianne tässä kaupungissa, ja sen kadut te olette surmatuilla täyttäneet.