Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Sau khi một cây cột đèn bay qua, tôi và gia đình chạy xuống hầm
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.После того, как мимо пролетел фонарный столб, моя семья и я побежали в подвал.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.אחרי שפנס-רחוב עף לתוך הבית, משפחתי ואני ברחנו למרתף,
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.بعد ان طار عمود انارة الطريق، انطلقت انا و عائلتي متجهين نحو الدور السفلي.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.倒木が家にあたり 窓が破壊されました
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Avrebbe potuto correre dall'isolato accanto. Avrebbe potuto salvare quel bambino.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Dia dapat berlari dari blok tempat tinggalnya. Dia bisa menolong anak ini.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Egy háztömbnyi távolságból odafuthatott volna.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Er hätte einfach hinlaufen und das Kind retten können.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Hij had er naartoe kunnen rennen en dit kind kunnen redden.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.그 한 블록 거리를 순식간에 달려왔을 거에요. 이 의사가 아이를 살릴 수 있었을 것입니다.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Mógł przebiec tę jedną przecznicę. Mógłby ocalić życie dziecka.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Ông ấy có thể chạy từ dãy nhà đó sang. Ông ấy đã có thể cứu được đứa trẻ.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Poderia ter corrido aquela distância. Poderia ter salvo esta criança.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Podría haber venido corriendo desde la otra cuadra. Podría haber salvado a aquel niño.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Putea fugi de la acea distanță de un bloc. Ar fi putut salva copilul acesta.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Z nedalekého bloku mohl klidně běžet. Mohl to dítě zachránit.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Θα είχε τρέξει από το διπλανό μόλις τετράγωνο. Θα μπορούσε να είχε σώσει αυτό το παιδί.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Він міг прибігти із сусіднього будинку. Міг врятувати дитину.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Можеше да дотича през улицата. Можеше да спаси живота на това дете.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.Он бы прибежал из соседнего квартала. Он мог бы спасти этого ребёнка.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.הוא יכל לרוץ בלוק אחד. הוא יכל להציל את הילד.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.كان قد شرع بالجري من " جادته " إلى هنا أسرع كان من الممكن أن ينقذ هذه الطفلة
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.この子を助けれただろう 心の中で言いました もっといい方法があるはずだ
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Als eine Straßenschauspielerin habe ich gelernt, dass alle sich miteinander verbinden wollen.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Als straatartiest heb ik geleerd dat iedereen verbonden wil zijn.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Ca artist de stradă, am învăţat că toată lumea vrea să interacţioneze.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Come artista di strada ho imparato che tutti vogliono entrare in comunicazione.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Como artista callejera, he aprendido que todo el mundo quiere establecer conexiones.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.En tant qu'artiste de rue, j'ai appris que tout le monde veut être en contact.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Jako uliczna performerka przekonałam się, że wszyscy chcą nawiązywać kontakt.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.거리 공연자처럼, 저는 모든 사람들과 친해지고 싶었습니다.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Là 1 nghệ sĩ đường phố, tôi hiểu rằng mọi người đều muốn sự kết nối.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Ως ηθοποιός του δρόμου, έχω μάθει πως όλοι θέλουν να επικοινωνούν.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Будучи уличным артистом, я поняла, что каждый хочет быть в контакте.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.Като уличен изпълнител съм научила, че всеки иска да се свърже.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.כמבצעת רחוב, למדתי שכולם רוצים להתחבר.
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.كمؤدية أدوار تمثل في الشارع.....تعلمت أننا جميعا نريد التواصل
Bir sokak sanatçısı olarak, herkesin iletişimde olmaktan hoşlandığını öğrendim.私が少し変わっていて人間のような見かけでなければ
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaEt si j'avais une conclusion à faire, je dirais que, quelque fois quand on m'interroge dans la rue, on me dit,
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar bana결론적으로 말씀드리면 길거리에 가끔 저를 마주치는 분들은
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaMijn conclusie zou zijn dat ik soms, op straat, word aangesproken:
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaSe dovessi trarre una conclusione, direi che, qualche volta quando mi fermano per strada, mi dicono,
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaȘi dacă ar trebui să trag o concluzie, aș spune că, uneori, când sunt întrebat pe stradă, mi se spune:
Bir sonuca varmam gerekirse, bazen sokakta insanlar banaSi tuviera que sacar una conclusión, diría que algunas veces, cuando me preguntan en la calle, me dicen:
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Hänen Landau kun ohjaamo tuli läpi katu.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.택시로 온 그녀의 랜도 거리.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau dia ketika taksi datang melalui jalanan.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau ei când a venit un taxi prin stradă.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau, gdy jej kabiny wszedł przez ulicy.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau haar toen een taxi kwam door de straat.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau, když její kabiny prošel ulice.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau, keď jej kabíny prešiel ulice.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau mình khi một chiếc taxi đi qua đường phố.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau neki, amikor egy taxit jött át a utcában.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Landau της όταν ένα αμάξι ήρθε μέσα από την δρόμο.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.lei Landau quando un taxi è venuto attraverso il strada.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.Ландау си, когато дойде такси през улицата.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.אותה לנדאו כאשר מונית הגיעה דרך הרחוב.
Bir taksi aracılığıyla geldi onu landau sokak.لانداو لها عندما جاءت سيارة اجرة من خلال الشارع.