Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Và điều tiếp theo, điện thoại mất tín hiệu TV mất tín hiệu, những người lính trên đường phố những ba-ri-e
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.Και έπειτα, δεν έχεις τηλέφωνο, δεν έχεις τηλεόραση, υπάρχουν ένστολοι άνδρες και μπλόκα στους δρόμους.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.След това телефонът изключва, телевизията изключва, има въоръжени мъже на улиците, има блокада по пътищата.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.הדבר הבא שקורה, הוא שקוי הטלפון נופלים, כבים שידורי הטלביזיה, יש אנשים חמושים ברחוב, יש מחסומים.
Birden telefonlar kesilir, televizyonlar çekmez, sokakta silahlı insanlar vardır, barikatlar vardır.テレビが消え 道には武装した男達と バリケードが現れます 普段の生活は麻痺し -
Bir gece 7. caddeden araba ile geçiyordum, ve bu buhar sokaktan etrafa yayılıyordu, ve저는 어느날 밤 새벽 3시에 7번가를 운전해서 지나고 있었습니다. 그리고 증기가 거리로 쏟아져나왔고, "무엇 때문이지?"라고 생각했습니다.
Bir gece 7. caddeden araba ile geçiyordum, ve bu buhar sokaktan etrafa yayılıyordu, veפעם נסעתי בשדרה ה-7 ב-3 בלילה, והאדים האלה עולים מהרחוב, וחשבתי, "מה גורם לזה?"
Bir gece 7. caddeden araba ile geçiyordum, ve bu buhar sokaktan etrafa yayılıyordu, ve煙が道いっぱいに充満していて 「なんだこりゃ」と驚きました こちらは-
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Comment pourrais-je laisser quelqu'un le transformer en salon de bas étage ?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?¿Cómo puedo sentarme y ver que alguien vuelve esto una esquina de mercado?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Cum as putea sa stau doar si sa privesc cum acest loc se transforma intr-o piata?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Dovrei restare a guardare mentre questo posto viene trasformato in un mercato rionale?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Mám jenom sledovat, jak se tohle místo mění na tržiště?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Talán nézzem ölbetett kézzel, hogy ez a hely olyanná váljon, mint a szomszédos éjjelnappali?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Trung tâm mua sắm bị xem là khu chợ ổ chuột sao tớ có thể ngồi yên mà nhìn chứ?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Да стоя и гледам как някой превръща това място в пазар?
Bir gecede buranın sokak çarşısına dönmesini izlemem mi gerekiyor?Можно ли спокойно смотреть, как это место превращается в обычный супермаркет?
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Een groep mannen trekt door de straten terwijl ze zich snijden met messen.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Egy csapat férfi halad az utcán késekkel vagdosva magát.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Eine Gruppe von Männern marschieren durch die Straßen und verletzen sich selbst mit Messern.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.스스로를 칼로 찔러가며 길거리를 행진 중인 남자들입니다.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Miesjoukko marssi kaduilla viillellen itseään veitsillä.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Pochód mężczyzn dokonujących samo-okaleczenia nożami.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Um grupo de homens a desfilar pelas ruas, cortando-se com facas.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un groupe d'hommes marche dans les rues en se tailladant eux-mêmes avec des couteaux.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un grup de oameni protestează pe stradă şi se taie cu cuţite.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un grupo de hombres marchan por las calles mientras se cortan con cuchillos.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Un gruppo di uomini camminano per le strade tagliandosi con dei coltelli.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Група мъже маршируваха през улиците и се режеха с ножове.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.Группа людей идущих по улицам и режущих себя ножами.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.קבוצת גברים צועדת ברחובות כשהם פוצעים עצמם בסכינים.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.مجموعة من الرجال يسيرون عبر الطرق يطعنون أنفسهم بالسكاكين.
Bir grup adam, kendilerini bıçaklarla keserek sokaklarda yürüyor.シーア派は考慮に入れるべき勢力であり、
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.어느날 저는 이 자전거를 타고 동네를 한바퀴 돌고
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.E un giorno stavo esplorando questo vicolo cieco nascosto a un paio di strade di distanza.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Pewnego dnia odkrywałem ślepą ulicę, ukrytą kilka przecznic dalej.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Și, într-o zi, exploram o fundătură aflată la câteva străzi depărtare.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Suatu hari, saya sedang bermain di jalan buntu pendek yang terpisah beberapa jalan dari rumah saya.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Und eines Tages habe ich diese Sackgasse erforscht die ein paar Straßen weiter versteckt war.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Un jour j'étais en train d'explorer ce cul de sac bien caché à quelques rues de chez nous.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Y un día yo estaba estudiando este callejón sin salida escondido a unas calles de distancia.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Και μια μέρα εξερευνούσα ένα αδιέξοδο κρυμμένο λίγους δρόμους πιο πίσω.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.И един ден аз проучвах тази задънена улица, скрита на няколко пресечки.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.ויום אחד אני חקרתי איזו דרך ללא מוצא שהייתה חבויה במרחק מספר רחובות מהבית.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.وذات يوم كنت استكشف الناحية واحاول تجاوز بعض الطرق العامة
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.家からそう遠くない道の奥でした それから引き返してきて 向きを変え
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Alguém, algures, olhou para o mapa aberto e achou que podia ser melhor.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Alguien que mira el mapa abierto y se da cuenta que podría mejorarse.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Cineva undeva vizualizând harta şi realizând că poate fi îmbunătăţită.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Iemand ergens kijkt naar de Open Street Map, en realiseert zich dat het beter kan.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.오픈스트리트맵을 보고, 더 나아질 수 있겠다고 깨닫습니다.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Ktoś, gdzieś, patrząc na tę mapę, zauważył coś do poprawienia.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Một người nào đó ở một nơi nào đấy xem bản đồ mở, và nhận thấy rằng có thể làm cho nó tốt hơn.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Někdo se někde kouká na Open Street Map a uvědomí si, že se může zlepšit.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Niekto sa niekde pozeral na "Open Street Map" a uvedomil si, že by sa dala zlepšiť.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Qualcuno in qualche parte del mondo guarda ad OpenStreetMap, si rende conto che può essere migliorata.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Seseorang di suatu tempat sedang melihat peta Open Street, dan menyadari bahwa peta itu bisa diperbaiki.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Valaki valahol megnézte a "Nyílt utca térkép"-et, és észrevette, hogy lehetne még jobb.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Κάποιος κάπου εξετάζοντας τον ανοιχτό χάρτη, συνειδητοποίησε ότι θα μπορούσε να είναι καλύτερος.
Birileri bir yerden bakmış ve açık sokak haritasının daha iyi olabileceğini farketmiş.Кто-то где-то смотрит на карту и понимает, что она может быть лучше.