Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.Niemniej jednak, Csaba była dalej raczej dużą wsią z brudnymi domami i zatłoczonymi ulicami.
Bu yeniden kurulma sürecinde var olan tüm sokaklar ana hatlarıyla günümüzde de bulunmaktadır.Wszystkie najważniejsze zawsze rzeczy … są dziś u nas na pierwszym planie!
Špancirfest, Hırvatistan'ın Varaždin şehrinde 1999'dan beri her yıl düzenelenen 10 günlük sokak festivali.Špancirfest – festiwal uliczny organizowany od 1999 roku w chorwackim Varaždinie.
Bu kavga böylece bir sokak savaşına dönüştü.Incydent zamienił się w walki uliczne.
Oyunda gece vakti şehir içinde sokak yarışları yapılmaktadır.Wyścigi zawsze rozgrywają się nocą na ulicach wielkiego miasta.
Eğer giysiye gereksinimimiz varsa gidip köşedeki sokaktan alıp mükemmel görünürüz.Możemy znaleźć ubranie po którejś stronie ulicy, założyć je i wyglądać fantastycznie.
Pek çok çocuk sokaklarda çalışmaktadır çünkü ailelerinin kazançlarına ihtiyaçları vardır.Wiele dzieci pracowało w domu, aby pomóc rodzicom w prowadzeniu gospodarstwa.
Kambur soytarı evinin sokak kapısını açarak içeri girer ve kızı Gilda orada bulunmaktadır.Wtem otwierają się drzwi książęcej komnaty i wybiega z nich Gilda.
Evsizdir, sokaklarda yatıp kalkmaktadır.Jest bez pracy, śpi w przytułku.
Sokak lambaları mevcuttur.Są tu semafory świetlne.
Beerşeba, Alman ve İsviçre'li mimarlar tarafından tablo sokak modeli esas alınarak planlanmıştır.Plan rozbudowy miasta przygotowali niemieccy i szwajcarscy architekci.
“İstanbul Sokakları”, 1931.Ulica Mostowa w roku 1930
Biz sokaklardaydık.""Zagubieni w ulicach miasta".
Sokaklar o kadar dardı ki yan yana 2 araba geçemiyordu.Środkowy wjazd był zbyt wąski, ażeby minęły się w nim dwa samochody.
Oyun tamamen sokak yarışlarına odaklanmıştır.Gra skupia się na tematyce nielegalnych wyścigów ulicznych.
Adres kavramı, içinde sokak, cadde, ülke, şehir gibi yönergeleri içeren bir tür açıklama ibaresidir.W maksymalnym zakresie znajdują się z kolei takie pojęcia jak: ULICA, OSIEDLE czy MIASTO.
Yine aynı yıl gazyağıyla çalışan sokak lambaları elektrikle çalışanlarla değiştirildi.Ostatecznie tramwaje konne zostały zastąpione przez elektryczne w następnym roku.
Bu sokak daha sonraki yıllarda dönemin çağdaş Paris sanatının merkezi olacaktı.Była w centrum ówczesnego artystycznego życia Paryża.
Ana etkinlikte yapılan Chicago Sokak Kavgası'nda Tommaso Ciampa, Johnny Gargano'yu yenmiştir.W walce wieczoru Tommaso Ciampa pokonał Johnny'ego Gargano w Chicago Street Fight.
Mahallede her sokak, sokak lambası ile aydınlatılır.Cała miejscowość posiada oświetlenie uliczne.
Boş zamanlarını yerel halkla sokaklarda oyun oynayarak geçirdi.Wieczór spędzili razem, spacerując po uliczkach miasta.
Ayrıca sokak satıcıları buzlu içecekler de satarlar.Bywają tam też instalowane automaty do sprzedaży napojów zimnych i gorących.
Ancak gece sokaklarda üç polis öldürüldü.W strzelaninie ginie trzech policjantów.
Arka Sokaklar dizisinin 6. sezon oyuncu listesi.Tytuły odcinków 6 sezonu Słodkich kłamstewek (ang.).
Sokak Güzeldir: 68'de Ne Oldu.Nie ma już ładnej fabryczki przy ul. Rewolucji 69
7 Sokaktayım (bas ses ve piyano için) Op.Ulica 7 Kamienic (pol.). . koncerty (pol.).
Sokaklarda yetişen Endoğan, havalara girmezse bizi gelecek yıllarda çok sevindirecek maçlara imza atacak.Świeczki, które nie zgasną, to szczęśliwe miesiące w przyszłym roku.
Şirin bir sokak köpeğidir.Jest ulicznym didżejem.
Programda sunucu sokaktan iki insan bulmakta ve onlara istedikleri konuda 5 soru sormaktadır.W tej rundzie drużyna odpowiada na 5 pytań z dwoma wariantami odpowiedzi.
Çoğunlukla sokaklarda seyyar olarak satılırlar.W Jemenie jest często sprzedawane na ulicy przez handlarzy obwoźnych.
Milyonlarca insan sokaklara çıkmıştır.Miliony ludzi znalazło się w ubóstwie.
Bu bağlamda Layka, Moskova'da bir sokak köpeği olarak bulundu.Klasztor był przy tym traktowany jako filia domu metropolitalnego w Moskwie.
Bütün aile sokakta kalır.Ulica łączy ulicę.
Dar sokaklarda, en yakını 1632 yılında gerçekleşmiş birçok yangın felaketi yaşandı.W czasach nowożytnych najważniejszym wydarzeniem był wielki pożar, do którego doszło w 1662 r.
Bu sokakta yeni bir Kültür Merkezi kurulmaktadır.Przy ulicy znajduje się Miejski Ośrodek Kultury.
İsmi bilinmeyen bir sokak işçisi de saldırıda ağır bir biçimde yaralandı.A nieznany rycerz ranił go śmiertelnie.
Mesela hiç çıkmaz sokak yoktur.Przy ulicy aktualnie nie znajdują się żadne posesje.
Brzeska ve Okszowska sokaklarında yer alan Stalag 319 mağdurları anısına dikilen anıt.Pomnik ofiar stalagu 319 przy ulicach Rampa Brzeska i Okszowskiej
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.Med all rätt bär en av gatorna i dessa kvarter hans namn.
Eğer giysiye gereksinimimiz varsa gidip köşedeki sokaktan alıp mükemmel görünürüz.Vi kan hitta kläder på sidan om gatorna och gå ut och se fantastiska ut.
Çete üyelerinin çoğu köylü kılığında sokak köşelerinde altıpatlar ve el bombalarıyla bekledi.De flesta gängmedlemmarna var klädda som bönder och väntade i gathörnen med revolvrar och granater.
Baixa limana yakın yerleşim bölgesidir ve dar ve eski sokakları ve eski koloni binaları mevcuttur.Baixa de Luanda ligger vid hamnen och har smala gator och äldre kolonialbyggnader.
Çıkmaz Sokak Çocukları (2008).Rädda barnen (2008).
Sokak Güzeldir: 68'de Ne Oldu.Vida mer torde dock institutionerna ha förändrat 68:orna.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Old Town har bevarat sin medeltidsplan och flera reformationstidsbyggnader.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Terrängen runt Kavarna är platt.
Dubček ve Svoboda'nın resimleri sokaklara asıldı.Idolbilder på Dubček och Svoboda dök upp överallt.
Tevkii Cafer Mektebi Sokakta bulunmaktadır.Koudiat Deïdeï ingår i Boû Lîf.
Yine sokaklardadır.Ще така вулиця є?
Sokakta karşılaşırlar.Livet utspelas på gatan.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...På motsvarande sätt finns ledtrådar för kolumnerna.
Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı.Piafs far, Louis-Alphonse Gassion (1881–1944), var en normandisk gatuakrobat med ett förflutet inom teatern.
Pirana: Sokak çocuğu.Stockholm: Lilla Piratförlaget.
Sokaklar o kadar dardı ki yan yana 2 araba geçemiyordu.Dessa var små, så att två fordon knappt kunde passera varandra.
İlk çalışmalarını değişik isimlerle çocuk yaşta Alessandria sokaklarında gerçekleştirdi.Han började arbeta redan som barn på Alessandrias gator, och använde då olika namn.
Bazı medya kuruluşlarına göre 100.000 ile 150.000 arası kişi sokaklara dökülmüştür.Besöksantalet pendlar mellan cirka 100 000 och 150 000 personer per mässa.
Zengin bir yetim olmasına rağmen sokak dövüşlerini tercih etmiştir.Trots sin förmögenhet, föredrog hon en spartansk livsstil.
Hem sıradan hem de asil çok sayıda kadın sokaklardaydı.Ett starkt och friskt folk var nära mångas hjärtan.
Şah Muhammad Rıza Pehlevi Monarşisine karşı sokak protestoları düzenlemekten dolayı hapsedildi.Han fängslades för att han organiserade gatuprotester mot Shah Mohammed Reza Pahlavis monarki.
Film bir sokak çocuğunun hikâyesini anlatmaktadır.Varje vers beskriver ett barns lidande.