Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.그러니까 사람들이 현미경 앞에 앉아 있거나 음료대 옆에서 동료와 대화를 하거나, 뭐 이런 모든 것들을 말이죠.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.När de satt vid sina mikroskop, när de pratade med sina kollegor vid fikabordet, vadsomhelst.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Sedící nad mikroskopy, při povídání s kolegy u stojanu s vodou a všechny tyto detaily a prostředí kolem.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Während an ihren Mikroskopen saßen, wenn sie am Wasserspender mit Kollegen sprachen, all diese Dinge.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Οπότε όταν παρατηρούσαν το μικροσκόπιο, όταν μιλούσαν με τους συναδέλφους στην υδρόψυκτο, και όλα αυτά.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.Коли вони сиділи перед мікроскопом, коли вони спілкувалися із колегами біля кулера з водою, та в інших місцях.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.כך היה כאשר הם ישבו ליד מיקרוסקופ, כאשר הם שוחחו עם עמיתיהם ליד הקולר מים וכו'.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.عندما كانوا جالسين أمام المكروسكوب، عندما كانوا يتكلّمون مع زملائهم أمام البرّاد، و كلّ تلك الأمور.
Mikroskop başında otururken, su makinesinin başında iş arkadaşları ile sohbet ederken, bütün hepsini.冷水器の脇での同僚との立ち話も 会話を全て記録し
Mooji ile Akşam SohbetleriCharlas al atardecer con Mooji Monte Sahaja.
Mooji ile Akşam SohbetleriVečerní promluvy s Moojim
Mooji ile Akşam SohbetleriWieczorne rozmowy z Moojim
Mooji ile doğaçlama sohbetler Monte Sahaja - 25 Aralık 2011Conversazioni spontanee con Mooji
Mooji ile doğaçlama sohbetler Monte Sahaja - 25 Aralık 2011Spontán beszélgetések Moojival
Mooji ile doğaçlama sohbetlerRelacionamentos
Mooji ile doğaçlama sohbetlerWat betekent het leven dan voor jou...
Mooji ile doğaçlama sohbetlerשיחות ספונטניות עם מוג'י
(Müzik) Mooji ile Akşam SohbetleriSoirées avec Mooji
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Die Leute wissen garnicht wie klein wir sind.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Les gens ne réalisent pas à quel point nous sommes un petit groupe.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Lidi vůbec netuší, jak malí jsme.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Ludzie nie zdają sobie spray,że jesteśmy tylko grupą znajomych na IRCu.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Mensen hebben geen idee hoe klein we zijn.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Mọi người không biết tí gì về chúng tôi.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Mọi người không có ý kiến là tại sao chúng tôi lại nhỏ như thế.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Oamenii habar nu au cât de mici suntem.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.Люди не знают, как малый и мы.
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece..לאנשים אין מושג כמה אנחנו קטנים .אנחנו כמה חבר'ה בחדר צ'אט
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.ليس للناس أية فكرة عن مدى صغر مكتبنا نحن بضعة أشخاص فقط في غرفة الدردشة
Ne kadar küçük olduğumuzdan kimsenin haber yok. Sohbet odasındaki üç-beş kişiyiz sadece.裁判最終日
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Anh ta ngồi cạnh tôi trong đường hầm thành phố New york, và anh bắt chuyện với tôi.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Dia duduk di sebelah saya dalam kereta bawah tanah New York dan mulai mengajak bicara.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Ele sentou-se ao meu lado no metro de Nova Iorque e começou a dar-me conversa.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Er saß neben mir in der U-Bahn in New York udn er sprach mich an.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Estaba sentado a mi lado en el metro de Nueva York y empezó a flirtear conmigo.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Hän istui viereeni New Yorkin metrossa, ja hän alkoi jutustella kanssani.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Han sad ved siden af mig i metroen i New York. Han begyndte at hyggesnakke.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Han satt bredvid mig på tunnelbanan i New York och började småprata med mig.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Hij zat naast me op de metro van New York, en hij begon met me te babbelen.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Il s'est assis à côté de moi dans le métro à New York, et il a engagé la conversation.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.그는 뉴욕시 지하철에서 제 옆자리에 앉았었고 저와 대화를 나누기 시작했죠.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Mellém ült a New York-i metrón, és beszélgetésbe elegyedett velem.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Posadil se vedle mě v newyorském metru a začal mě balit.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.S-a așezat alături de mine în metroul din New York și a intrat în vorbă cu mine.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Si è seduto vicino a me sulla metropolitana di New York, e ha iniziato a chiacchierare.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Usedel se je poleg mene na newyorški podzemni in se z menoj začel pogovarjati.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Usiadł obok mnie w nowojorskim metrze i zaczął mnie podrywać.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Κάθισε δίπλα μου στο μετρό της Νέας Υόρκης, μου έπιασε την κουβέντα.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Він сидів біля мене у вагоні нью-йоркського метро і заговорив першим.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Он сел рядом со мной в Нью-Йоркском метро и начал меня убалтывать.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.Той седна до мен в метрото в Ню Йорк и ме заговори.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.הוא ישב לידי בקרון הרכבת התחתית בניו יורק, והוא התחיל לשוחח עמי.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.جلس بجانبي في مترو مدينة نيويورك، وبدأ بالتحدث معي.
New York City metrosunda yanıma oturdu ve benimle sohbet etmeye başladı.そして 私を口説きました 彼は 2つの事を教えてくれました
Ne yapacağımı bilemiyordum. Ben sohbeti ilerlettikçe adam daha mesafeli bir tavır takınıyorduEt plus j'essayais de lui parler, moins il se montrait amical.
Neyse burada kesiyorum. Ben sadece bu sohbeti biraz detaylandırmak istemiştim.Ας το αφήσουμε εδώ, ήθελα μόνο να προσθέσω ένα διαφορετικό τόνο στη συζήτηση.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Acum, îl țin tot timpul deschis.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Als ze een momentje tijd hebben chatten ze met elkaar.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Bất cứ khi nào có cơ hội, họ liền tận dụng ngay để chat với nhau.
Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Chaque fois qu'ils ont un moment ils dialoguent ensemble.