Ana içeriğe geç
Sözlük

soğuk ile cümle

soğuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Soğuk su içirilmesi.Opět chladíme vodou.
Soğuk yerleri tercih ederler.Preferuje sušší místa.
Mezotermal iklimde uzun süren sıcaklar veya uzun süren soğuklar yoktur.Ve vegetačním období nesnášejí dlouhé mrazivé období, ani nadměrné teploty.
Çoğunlukla tundradan oluşan soğuk bir uydudur.To je způsobeno většinou zamrzlou hladinou.
Bu sebepten dolayı ne aşırı bir sıcaklıktan ne de aşırı bir soğuktan bahsedilebilmektedir.Proto ho není možné tvářet za tepla ani za studena.
Uçağın işlevi ancak Soğuk Savaş döneminden sonra resmen açıklanmıştır.Úkoly těchto letounů byly oficiálně potvrzeny až s koncem Studené války.
Başka bir deyişle, bir sistem kendinden daha soğuk sistemle ısıtılamaz.Chladnější těleso samovolně nepředává teplo tělesu teplejšímu.
Bu soru türüne "Haklısın, yumurtayı hatırladım" veya "Bugün soğuk.K datu se váže pranostika: „Svatá Anna, chladna z rána“.
Vücudu ısı ve soğuktan korur.Dobře chrání tělo před vodou i chladem.
Tüysüz olanlar güneşten ve soğuktan sakınılmalıdır.Hustý kožich je chrání před sluncem i zimou.
Suları oldukça soğuktur ve alabalığın bol olduğu yerlerdir.Voda je značně chladnější a právě zde je znát vliv proudů.
Üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir.Můj pohled je vřelý, nikoli chladný.
Kışları ise nispeten pek fazla soğuk geçmemektedir.Zima je zde bez velkých mrazů.
Daha rahat, soğukkanlı, sakin.Levnější, rychlejší, pohodlnější.
Soğuk algınlığı için etkinlikleri konusunda çok sayıda antiviral test edilmiştir.Vědci testovali účinky mnoha antivirových přípravků při léčbě nachlazení.
McDonald's, genel olarak hamburger, çizburger, patates kızartması ve soğuk içecekler satmaktadır.Mezinárodní síť restaurací Burger King nabízí především hamburgery, hranolky a chlazené nápoje.
Gecelere çok soğuktur.Noci jsou chladné.
Sıcak veya soğuk şekilde servis edilebilir.Může být podáván studený nebo teplý.
Soğuk servis yapıyoruz.Podáváme studené.
Soğuk Savaş'ın bitmesiyle Yugoslavya dağıldı ve Hırvatistan ve Bosna savaşları patlak verdi.V závěru života velmi hořce reflektoval rozpad Jugoslávie a balkánské války.
Soğuk Savaşı şiddetlendiren bu olaya, U-2 Krizi adı verildi.Zápletka je založena na aféře U-2, která se odehrála během studené války.
Bu bölge Norveç'in en soğuk bölgelerinde biridir.Røros patří k nejchladnějším místům v Norsku.
Bölgede kaplıcalar ve soğuk su kaynakları bulunmaktadır.V povodí se nacházejí horké i studené minerální prameny.
Alaca ya göre daha soğuktur.Oproti pánvím je na něm chladněji.
Kışlar sert yağışlı ve soğuk gecer nisan ayina kadar ayaz olayları gorulur.V červnu deštivo a chladno způsobí rok neúrodný snadno.
Proje Soğuk Savaş sonrasında ortaya çıkmıştır.Stav se opět ustálil po skončení studené války.
Ayrıca, ilişkilerine devam etme konusuna da çok soğuk yaklaşır.Také její vztah k otci velmi ochladne.
Şüphesiz, Soğuk Savaş sırasında Kızıl Ordu herhangi bir ülkenin ordusundan çok daha kuvvetliydi.V době Občanské války byl velmi populární mezi vojáky Rudé armády.
Türbenin önünde soğuk bir pınar vardı.Před nimi byla zamrzlá jezera.
Eğer hava soğuksa bir gömlek giyerdi.Při chladnějším počasí se oblékal kabátek (fěrtoch či špenzl).
Özellikle kendisinin oldukça soğukkanlı ve makul olduğunu göstermiştir.Bylo prokázáno, že je relativně bezpečný a dobře snášen.
Bu göç esnasında soğuk ve açlıktan çok sayıda Türk yollarda hayatını kaybetmiştir.Během svého pobytu v severním Atlantiku ale vyhladověl a ztratil váhu.
Soğuk füzyonun kuramsal bir modellemesi de bulunmamaktadır.Výjimkou nejsou ani nebezpečně ledové přízraky.
Kışlar ABD'nin güneyi standartlarına göre oldukça soğuk olmaktadır.Zimy jsou kvůli severním větrům poměrně chladné.
Az da olsa daha soğuk olan astropika alanlarında da görülmektedir.Několik druhů zasahuje i do chladnějších subtropických oblastí.
Duruşmada ilk cinayetini anlatırken soğukkanlıydı.Proti obvinění držel svoji první hladovku.
Hasta olduklarında bile, sert karyolalarda, yastıksız uyur, sabahları soğuk banyolar yaparlardı.Byli hladoví, nemocní, v otrhaných uniformách se třásli zimou.
Hava soğuktur ve etkisi altına aldığı yerlerde sıcaklığı düşürür.V teplých polohách trpí silně padlím.
Orköy tarafından yaptırılan 10.000 tonluk soğuk hava vardır.Pro ohřev vzduchu jsou použity dva naftové agregáty TA 10.
Soğuk sözüyle de ilgilidir.Týká se to i barevnosti.
Elektrik yanıklarında ilk yardım Olabildiğince soğukkanlı ve sakin olunur.První pomoc spočívá v co nejdokonalejším výplachu rány.
Oldukça soğuk bir iklime sahiptir.Snese poměrně studené prostředí.
Çok soğuktu ve benim kanım her zaman donmuştu!")Era prea frig și sângele mi se coagula tot timpul."
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Impactul economic al răcelii nu este foarte bine înțeles în cea mai mare parte a lumii.
Yangın kaynaklı yanıklar genellikle soğuk iklimlerde daha çok görülmektedir.Arsurile produse de foc se întâlnesc de obicei în climatele mai reci.
Bulutsu, 1 K (−272.15 °C; −457.87 °F) ölçülen sıcaklığıyla evrenin en soğuk yeridir.Temperatura interioară atinge 1 K (−272,15°C/−457,87°F), fiind cel mai rece loc cunoscut în Univers.
Hava soğuk.Clima este rece.
Soğuk ve acı bir rüzgar bu Watson ve bir çoğumuz karşısında çürüyüp gideceğiz.Va fi rece și dură, Watson, mulți dintre noi se vor prăbuși sub urgia ei.
Kışları çok soğuk yaz aylarında ise serin olur."Aici este destul de frig, deși ar fi trebuit să fie vară.
Soğuk algınlığı sebebiyle tahmini olarak yılda 189 milyon gün okul devamsızlığı yaşanmaktadır.Anual, se estimează că în jur de 22 - 189 de milioane de zile școlare sunt absentate din cauza unei răceli.
New Jersey Soğuk Savaş yıllarında da ABD savunması için önemli bir bölge olmaya devam etti.New Jersey a devenit de asemenea locația principală de apărare pentru apărare în timpul Războiului Rece.
Astana, Ulan Batur'un ardından dünyanın ikinci en soğuk başkentidir.Astana este a doua capitală din lume după Ulaanbaatar, Mongolia, în care sunt cele mai reci temperaturi.
Onu bulduklarında, soğuktan donmuştur.Din păcate pentru el, pe ea o lasă rece.
Sosyolog Martin Shaw ise Kamboçya soykırımını "Soğuk Savaş döneminin en mutlak soykırımı" olarak tanımlar.Martin Shaw a descris aceste atrocități ca „cel mai pur genocid din era Războiului Rece.”
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.Tratatul a fost primul acord de control al armamentului semnat în timpul Războiului Rece.
Teknolojiye soğuk bakılması.Răceala tehnică devine bucurie.
Becherovka genellikle soğuk servis edilir.Bambus se servește întotdeauna rece.
Ayrıca ekstra olarak bir frigorifik sistemle soğuk kalması istenen mallarda böylece korunabilir.Este de evitat de asemenea aglomerarea prea mare a frigiderului.
Soğuk Savaş dönemi başladı.Curând a început Războiul Rece.
Genelde soğuk servis edilir.Acesta este servită, de obicei, refrigerată.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod