Ana içeriğe geç
Sözlük

soğuk ile cümle

soğuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu olaylar, Soğuk Savaş'ın bir parçası olmuştur.وهي بهذا تعد إحدى بقايا الحرب الباردة.
NATO'nun komuta yapısı Soğuk Savaş boyunca ve bunun sonrasında gelişme gösterdi.وقد تطور هيكل الناتو طوال فترة الحرب الباردة وما تلاها.
Bir Rus dergisi Layka'yı "soğukkanlı" olarak niteledi ve diğer köpeklerle kavga etmediğini yazdı.وقد وصفتها إحدى المجلات الروسية أنها باردة الطباع ولا تتشاجر مع أقرانها.
6. Kainat; gece ve gündüzü, soğuk ve sıcağı, zamanları ve mevsimleri ifade eder.و السماء تبيّن الليل و النهار, البرد و الحرارة, الأوقات و الفصول.
Antarktikanın doğu bölümü yüksekliğinden dolayı batısından daha soğuktur.شرق القارة القطبية الجنوبية هي أكثر برودة من نظيره الغربي بسبب ارتفاعه العالي.
Asteğmen Joe Taussig, gemisi USS Nevada (BB-36) ile saldırı sırasında ölüm soğukluğu ile ilerlemekteydi.انطلق حامل الراية جو توسينج بسفينته "يو إس إس نيفادا" في البرد القاتل خلال الهجوم.
Boyuna düşünüyorsunuz, soğuktan donmuş, aç ve müthiş yorgun.حدوث مجاعة شديدة يكفي المؤمنين وقتها التكبير والتسبيح والتحميد.
Soğuk bölgelere uygun bir çeşittir.رغم ذلك، فإن الحال مختلفة بالنسبة لحيتان بارد.
Buzlu çay veya ice tea, genellikle bir bardakta buzlu olarak servis edilen soğuk çay türü.الشاي المثلج (بالإنجليزية: Iced tea) هو نوع من الشاي البارد، يحفظ عادة في الزجاج فوق الثلج.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.ينطبق عليه لقب القاتل بدمِ بارد.
1989 yılında Berlin Duvarı'nın yıkılışı ardında Soğuk Savaş sona erdi.في عام 1989 مع سقوط حائط برلين، انهار الاتحاد السوفيتي أخيراً.
ABD ve Sovyetler Birliği Soğuk Savaş sırasında propagandayı yoğun olarak kullanmıştır.1963 - ربط الولايات المتحدة والاتحاد السوفيتي بخط هاتف ساخن خلال الحرب الباردة.
Soğuk Savaş döneminde SKP, Sovyetler Birliği'nden mali destek almıştır.خلال حرب مكافحة الاستعمار، تلقت الحركة بعض الدعم من جمهورية الصين الشعبية.
Soğuk süt ya da başka bir beyazlatıcı eklenen beyaz kahveden farklıdır.وهي تختلف عن القهوة البيضاء التي هي قهوة يضاف إليها الحليب البارد أو أي مبيِّض آخر.
Soğuk savaş yıllarında, 1991 Körfez Savaşı'nda ve 2003 Irak Savaşı'nda etkin olarak kullanılmıştır.وتم الاستعانة بها بشكل فعال خلال الحرب الباردة، وفي حرب الخليج عام 1991م، وأيضا في حرب العراق عام 2003.
Bu anlaşma Soğuk Savaş sürecindeki ilk silahsızlanma anlaşmasıdır.هذا هو أول اتفاق الحد من التسلح وضع خلال الحرب الباردة.
Hava soğuk.الجو بارد.
Azerbaycan ile ilişkileri soğuktur, bu iki ülkenin arasında diplomatik ilişkiler olmamaktadır.العلاقات متوترة عمومًا والدولتان ليس لهما علاقات دبلوماسية.
Mâlesef NÖCler Güneş'ten o kadar uzaktadırlardır ki hepsi çok soğuktur.الزهراء و عطارد يعتبران قريبين من الشمس وتكون الحرارة عالبية عند هذا الحد .
Verimlilik yalnızca sıcak ve soğuk termal rezervuarlar arasındaki sıcaklık farkına bağlıdır.تعتمد هذه الكفاءة على فرق درجات الحرارة بين الخزان الحراري الساخن والبارد.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.تيار شرق جرينلاد البارد سمر من خلال المضيق ويحمل الجبال الجليدية إلى الجنوب داخل المحيط الأطلسي الشمالي.
Soğuk Savaş döneminde Balkanlar’daki ülkeler, Sovyetler destekli komünist yönetimlerin hâkimiyetinde olmuştur.خلال الحرب الباردة حكمت معظم دول البلقان من قبل الحكومات الشيوعية التي كان يدعمها الاتحاد السوفييتى.
Bu soru türüne "Haklısın, yumurtayı hatırladım" veya "Bugün soğuk.عندما سُئلت إذا كان لديها أطفال، أجابت بحدة "نعم، لدي خمسة: اثنين من البيض وثلاثة ملونين."
Fırtınayı ani başlayan soğuk takip etti.بدأت الرياح تجزء العاصفة آنا تقريبا.
Biri sürekli sıcak, diğeri de sürekli soğuk tutulacaktı.وبعض الينابيع حارة ، وبعضها الآخر عادي الحرارة.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.تساعد السوائل المبردة أيضا على تبريد جسمك.
Satsivi soğuk yenir.تقدم البسبوسة باردة .
Hava soğuk olmasına rağmen yetkililer anteni kurmayı başarırlar.بالإضافة إلى الجو البارد، فهذه الموجات لا تأتي فرُادى.
Bu suların en önemli özelliği kışın sıcak yazın soğuk olmasıdır.مشروبه المفضل هو الشاي الثقيل صيفاً شتاءً.
Sıcak deniz suyu genişler ve bu nedenle soğuk deniz suyundan daha az yoğun olur.تتمدد مياه البحر الدافئة مما يجعلها أقل كثافة بالمقارنة مع المياه الأبرد.
Güneşte yanmamansa ve soğukta kalmamasına dikkat etmek gerekir.يجب أن يكون مهوى ويبقى بعيدا عن البرودة والحرارة.
En soğuk ay Ocaktır.أبرد من ميَّة كانون.
II. Dünya Savaşı'nın sona ermesi ile birlikte Soğuk Savaş yılları başladı.الحرب العالمية الثانية كانت قد إنتهت للتو والحرب الباردة كانت قد بدأت للتو.
Nüfusun yıllara göre dağılımı Soğuksu'da doğa, değişik biçimlere girerek görsel güzellikler sergilemiştir.بحلول العصر الفحمي، كانت الغمديات تملك بالفعل تنوعاً في أشكالها.
En büyük soğuk çöl ise Antarktika'dır.وهو أكبر أراضي رطبة في حوض البحر الأبيض المتوسط.
Donmalarda ilk yardım Hasta ya da yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir.يعطى النادولول بحذر للمرضى المصابين بأفات كلوية أو كبدية.
Şemiranat, Farsça 'soğuk yamaç' anlamına gelir.و"قونور" معناه "اللون الكستنائي" الفاتح.
Aztek inanışında Huehueteotl; karanlıkta ışık, soğukta sıcaklık, ölümde ise hayattır.كلماته تتحول إلى الظلام في ضوء، الكراهية في الحب، الموت في الحياة.
Kore Savaşı Soğuk Savaşın ilk büyük çatışmasıydı.فقد كانت الحرب الكورية أول مواجهة مسلحة في تصارعت فيها قوى الحرب الباردة.
Bu büyük olasılıkla bugüne kadar bulunan en uzak ve en soğuk gezegendir.وهو أكثر الكواكب شبهاً بالأرض معروفة حتى الآن.
İstanbul'da hava çok soğuk.الجو بارد جدا فى استانبول.
Bu yemek en iyi soğuk yenir.من الأفضل تناول هذا الطبق باردًا.
Harbin ayrıca, uzun ve soğuk kışlarından dolayı ‘Buz Şehri’ olarak da bilinir.Harbin é também chamada "Cidade do Gelo", devido ao seu longo e frio inverno.
Moğolistan'daki Gobi Çölü, soğuk çöller için klasik bir örnektir.O deserto de Gobi na Mongólia é um exemplo clássico de deserto frio.
Bazı Batı ülkeleri AK-47'yi hem Soğuk Savaş döneminde hem de günümüzde düşmanlarıyla ilişkilendirir.Alguns países ocidentais associam o AK-47 a seus inimigos; tanto na era da Guerra Fria quanto a atual.
ABD ve Sovyetler Birliği Soğuk Savaş sırasında propagandayı yoğun olarak kullanmıştır.Tanto os Estados Unidos como a União Soviética, utilizaram amplamente a propaganda durante a Guerra Fria.
NATO'nun komuta yapısı Soğuk Savaş boyunca ve bunun sonrasında gelişme gösterdi.A estrutura de comando da OTAN evoluiu durante a Guerra Fria e no período posterior.
Sosyolog Martin Shaw ise Kamboçya soykırımını "Soğuk Savaş döneminin en mutlak soykırımı" olarak tanımlar.O sociólogo Martin Shaw descreveu o genocídio cambojano como "o genocídio mais puro da era da Guerra Fria".
Bu tür gezegenler, merkezi yıldızdan daha soğuk bölgelerde oluşabilir.Tais planetas podem se formar em regiões mais frias e mais remotas da estrela central.
Hatta bir "soğuk" plazmada elektron sıcaklığı tipik olarak birkaç santigrat derecedir.Mesmo em um plasma "frio", a temperatura do elétron é tipicamente de várias centenas de graus Celsius.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.O impacto económico da constipação ainda está por estudar a nível mundial.
Oyun Danimarka Kraliyet Sarayı Elsinore'da soğuk bir gecede açılır.A peça abre numa noite fria no Castelo de Elsinore, o Castelo Real Dinamarquês.
Güneş'ten biraz daha soğuk olan yıldız, yarısı kadar metalliğe sahiptir.A estrela é um pouco mais fria do que o Sol, com cerca de metade da sua metalicidade.
Bose–Einstein yoğuşması katıdan daha "soğuk"tur.Um condensado Bose-Einstein é "mais frio" do que um sólido.
Soğuk algınlığı için etkinlikleri konusunda çok sayıda antiviral test edilmiştir.Tem sido ensaiada a eficácia de uma série de antivirais na constipação.
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan."É tudo sobre sutileza: havia momentos de bondade que iriam se mover por seus olhos e então congelar".
Yangın kaynaklı yanıklar genellikle soğuk iklimlerde daha çok görülmektedir.As queimaduras originadas pelo fogo são mais comuns em climas frios.
R Aquarii aynı anda hem sıcak hem de soğuk bir imza gösterir.R Aquarii mostra um espectro que apresenta tanto uma assinatura fria quanto uma quente.
2011 yılına kadar, 180 sıcak süper Jüpiter, bazıları sıcak, biraz soğuktu.Em 2011 já existiam 180 objetos conhecidos classificadas como súperjupíteres, alguns quentes, e outros frios.
Üçüncü bilmecesini sorar "Ne buz gibi soğuktur ama ateş gibi yanar?"Vem o terceiro enigma: "Qual é o gelo que te faz pegar fogo?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod