Oyuna siyah başlar.Začíná černý.
Kiralanmış bir kadının başında anlatır kendini, siyah bir gecede bir adam.V jedné chvíli uvidí nahou ženu.
Japon polis araçları beyaza boyanmış ve aracın üst kısımlarında siyah ve beyaz boya vardır.Starší taxi auta mají barvu bílou a zelené označení na střeše.
Gözleri siyahtır.Oči jsou černé.
Siyah Köpekler.Černý kocour.
Işığı yansıtmak yerine emen pigmentler siyah gözükür.U nosní houby se preferuje černá pigmentace.
1932 yılında siyah beyaz halde albüm olarak basılmıştır.Samostatně byl vydán v černobílém albu roku 1932.
Olayların büyümesiyle Sarı-Siyahlı kulüp stadı ancak 20:30'dan sonra terk edebilmişlerdir.Kvůli silné sněhové bouři mohl stroj vzlétnout až v 21:18.
Siyah muhallebi dünyanın birçok yerinde tüketilmektedir.Celou malbu zdobí na mnoha místech zlato.
Ellerine siyah eldiven takıp, içi aynalı çanta taşırlardı.Na rukách nosili rukavice kote, látkové s plechovými destičkami.
Ön orta gözler siyahtır.Přední světlomety mají černé pozadí.
Tüten, siyah bir nokta hızla yaklaşıyordu… ve çığlık atıyordu.Takřka okamžitě se začal třást a hlasitě křičet.
Genel olarak, siyah çay tat açısından az oksitlenmiş çaylardan daha fazla güçlüdür.Černý čaj má silnější vůni než ostatní méně oxidované čaje.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Rytíři nosili bílý oděv s červeným řádovým křížem.
Siyah: Eston toprağı.Beroun: Ester Bílá .
Model iki renkte mevcuttur - siyah ve bronz.Vyskytuje se ve dvou barevných formách – světlé a tmavé.
Siyah beyaz TV filmi.Jednalo se o černobílé vysílání.
Alt tarafı siyahımsı gri ve sarımsı lekelelidir.Ve skutečnosti je ale podklad černý a proužky šedé.
Liverpool 1990'lı yıllarda formasında altın sarısı, ekru, siyah, gri gibi renkleri kullanmıştır.Pokud jde o pánské magoji, tak se nosí během jara a léta barvy nefritové, zelené, šedé a tmavě šedé.
Siyah rengi ve parlaklığı zifte benzetilmiştir bu nedenle İngilizcede 'Pitchblende' olarak da bilinir.Chutná mírně štiplavě, po pepři, proto je v němčině označována jako Pfifferling.
Beyaz buna 6. dxc3 ile karşılık verirse siyah 6...Dxc3 na což může černý reagovat energicky 6...
Gözlerini tamamen siyah yapabilir ve kanı mavidir.Zrak má v pořádku, ale jeho oči se naplnily krví a proto jsou černé.
Kürkü siyahtır.Zbarvena je černě.
Asalak solucan, Simulium tipi bir siyah sineğin ısırmasıyla bulaşır.Parazitické hlístice jsou přenášeny štípnutím černé mouchy z rodu Simulium.
Siyah demiroksidin silinmesi zordur.Detoxikace mykotoxinů je obtížná.
Küçük siyah taşların yoğun şekilde işlendiği ithal satenden bir elbise giymişti.Nikdo si však nevšimne černě oblečeného motocyklisty, který postává opodál.
Siyah 4...Ve7 ile merkezde gücü elinden bırakmamaya çalışabilir ya da 4...Af6 ile karşıakın başlatabilir.Se2 Černý tu může zkusit variantu bez a6 se snahou protihru v centru, nejčastěji se ale 6... a6 vyskytuje.
Onun döneminde yoksulluk belirgin oranda düşmüş ve siyahilerin ekonomik durumunda düzelme gözükmüştür.Malíř byl v té době v neutěšené finanční situaci a k černé barvě se dostal za velice výhodných podmínek.
Siyah Meryem'i daha önce duydunuz mu?Ai auzit vreodată de Madona Neagră?
Burada, o kişiyi ısıran bir sonraki siyah sineği enfekte edebilirler.De aici se poate infecta următoarea muscă neagră care înțeapă persoana.
Yerlilerin dişleri bile siyahtır.Chiar și dinții localnicilor sunt negri.
1976 yılına kadar siyah-beyaz yayın yaptı.A emis în alb și negru până în 1976.
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.Bugetul redus l-a obligat pe Romero să filmeze pe peliculă alb-negru de 35mm.
Suehanslar, Roma pazarı için siyah tilki derilerinin tedarikçileriydi.Suehanii erau cei care aprovizionau piața romană cu piele de vulpe neagră.
Genellikle çizgiler siyah beyazdır ancak bazı kişiler renkli çizgi de görmektedir.De obicei, liniile sunt alb-negru, însă unele persoane percep și linii colorate.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.Cavalerii teutoni purtau veșminte albe prevăzute cu o cruce neagră.
Cole Brookstone/Siyah Ninja: Cole toprak ninjasıdır.Cole Brikstone - este Ninja Negru.
Angelina Johnson, Harry'den iki yıl büyük olan siyahi bir öğrenci.Angelina este o negresă din Africa, mai mare cu doi ani decât Harry.
1986 - Desmond Tutu, Güney Afrika'da ilk siyahi Anglikan Kilisesi lideri oldu.1986: Desmond Tutu a devenit primul predicator de culoare care a condus biserica anglicană din Africa de Sud.
En sevdiği renkler siyah ve kırmızıdır.Culorile ei preferate sunt roșu și negru.
Örneğin, güvelerde renk oluşumundan sorumlu olan ve iki farklı alele sahip bir gen: siyah ve beyaz.Un exemplu îl constituie gena responsabilă cu culoarea fluturelui care are două alele: albă și neagră.
Prosoma parlak siyah.Prosoma este complet neagră.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Legea a fost propusă de Negri.
"Siyah-Beyazlılar muradına erdi!".Vom lua băieții cu șepci albe!"
Tamamen siyah olan türler de vardır.De asemenea, această specie poate să fie complet neagră.
Karaya çıktıkları bir bölgede, saldırgan siyah derili yerlilerle karşılaşırlar ve gemiye geri kaçarlar.Ajunși pe o insulă, ei întâlnesc băștinași ostili cu pielea neagră înainte de a fugi înapoi pe ocean.
Dillon: Siyah rangertır.Gunpei este ranger-ul negru.
Bacaklar siyahtır.Picioarele sunt negre.
1992 - Illinois'te Demokrat Carol Moseley Braun, ABD Senatosu'na seçilen ilk siyah kadın oldu.1992: Carol Moseley-Braun este prima femeie de culoare aleasă in Senatul american.
Kuyrukları da siyahtır.Cubiții lor sunt negrii.
Toplam 64 karenin yarısı siyah, yarısı beyaz renklerden oluşur.Eu sunt pe jumătate negru și jumătate alb. ...
Dev Siyah Hotot tavşanının nesli tükenmiştir.Misterul “Vulturului Negru” a fost dezlegat.
Geri kalan (%17) ise siyahidir.17 %) și alte naționalități.
Kulüp 1909'de kurulmuştur ve renkleri siyah beyazdır.Acesta a fost fondat în 1907 iar culorile actuale sunt verdele și albul.
Tamamen siyah renkidir.Nas neapărat negru.
Erkeğinde siyah bir başlık vardır.Pe frunte prezintă o dungă neagră.
Asalak solucan, Simulium tipi bir siyah sineğin ısırmasıyla bulaşır.Viermele parazitar se răspândește prin înțepătura unei muște negre de tip Simulium.
Siyaha boyanmış küçük bir insan figürüyle tasvir edilir.Ornamentată cu un frumos decor sculptat.
Çok koyu gri ya da siyah renktedir.Ei sunt de culoare gri sau negră.
2005 - Condoleezza Rice, Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk siyahi kadın Dışişleri Bakanı oldu.Condoleezza Rice, a devenit al doilea secretar de sex feminin de stat în 2005.