Siyah fonda kalan hiçbir nesne görünmemektedir.Op het hoofd mogen er geen zwarte vlekjes voorkomen.
Bu yayınlarda siyah beyaz çizgilerle yer almıştı ve kitap 124 sayfaydı.Dit verhaal verscheen in zwart wit en telde 41 pagina's.
Takımın renkleri siyah-mavidir.De kleuren van de ploeg zijn blauw-zwart.
Kitapta çok sayıda siyah beyaz fotoğrafa da yer verilmiş.Daarnaast veel zwart-witfoto's.
Takım oyuncularının giydiği şort beyaz, çorapları ise siyah renkteydi.De broek die de spelers dragen is zwart.
Renkleri kırmızı siyah olan kulüp, 2014-2015 sezonundan beri aktif değildir.De kleur van VHC Twello is sinds het seizoen 2014-2015 zwart.
3. Axe5 hamlesinin ardından siyah, rakibinin hamlelerini yinelemek yerine 3...Beter was 6. ...Pxe5 waarna zwart een paard voorstaat.
Bu yöredeki insanlar kafalarına siyah bir sarık sararlarmış.Intendanten dragen op hun hoofd een steek met zwarte veren.
Kulaklarının üst kısmının kenarları siyah tüylüdür.De punten van zijn oren zijn zwart.
Yanıtlar birbirinden siyah kutularla ayrılır.De drie banen worden van elkaar gescheiden door zwarte lijnen.
Benim karım siyahi ve üç melez çocuğum var, dolayısıyla bu sözcüğü kullanma hakkını kendimde görüyorum.Ik heb 9 vrouwen en 3 kinderen, die genade vroegen, op een hoop moeten zetten, en zo dood laten schieten.
Gözlerinin çevresinde bulunan siyah desen, ona palyaçovari bir görünüm kazandırır.Een brede zwarte vlek rond de ogen geeft hem een gemaskerd uiterlijk.
Klip, genel olarak siyah-beyazdır.De clip is voornamelijk in zwart-wit.
Ancak siyah bu kıskaçtan 1...Neemt zwart daadwerkelijk de dame, 1. ...
İlk plağını çıkardığı grubun adı Siyah Örümcekler'di.De eerste band waar hij in speelde heette "The Blackbirds".
Ağzı genelde koyu mordan siyaha kadar değişkendir.De muziek kan variëren van traditioneel tot neo-folk.
Yanaklarının üstü ve kulaklarını örten tüyler siyahtır.Het gedeelte rond de ogen en oren is echter zwart.
Aynı zamanda iki büyük siyah tüylü kanatları da vardır.Heeft ook twee opvallende geelgekleurde vleugelbanden.
BHR 71, görünür ışıkta büyük siyah bir leke gibi görünür.NGC 2771 is een balkspiraalstelsel in het sterrenbeeld Grote Beer.
Ravess: Siyah As'ın takımındandır.De zwarte den van Edingen.
Öldüklerinden yalnızca birkaç dakika sonra siyaha dönüşürler.Deze sterven echter altijd binnen een paar minuten na hun aankomst.
Şövalyeler, üzerinde siyah bir haç olan uzun beyaz elbiseler giyerlerdi.De ridders van die orde droegen een zwart kruis met breed uitlopende armen op een witte mantel.
Sadece tüyleri değil, eti ve kemiği de siyahtır.Ook het vlees, de botten en bloed zijn zwart.
Ancak Siyahlı Adam, şişeyi kayaya vurarak kırar.De man zal nog armer worden, als hij de fles op een verkeerde manier gebruikt.
Beyaz olanlarında kahverengi burun olabilmesine rağmen siyah tercih edilmektedir.Zwarte neus, behalve wanneer het een bruine hond betreft, dan mag de neuskleur bruin zijn.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Verder draagt hij handschoenen die hij nooit uitdoet.
Gerçek siyah renkler, çok detaylı görüntü gibi.Grote vlakken met donkere kleuren geven zo een totaal verkeerd beeld.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.De ene boskat is zwart en de andere wit.
Siyah – Büyük bir böcektir.Het is een grote, bruine bulvleermuis.
Mahallede yaşayan bayanlar geleneksel olarak sadece birkaç çerkes mahallenine mahsus siyah çarşaf giyerler.Ze rennen door het publiek helemaal naakt met alleen scheerschuim op sommige plekken.
Tamamen beyaz vücutları ve oldukça güçlü siyah gagaları vardır.Hij heeft een bolvormig wit lichaam met zwarte vlekken.
1902 yılında bunların beş tanesi siyah el damgaları kullanılarak sürşarjlandı.Hij debuteerde in 1965 met de verhalenbundel Twee handen van zwart.
İdam için geleneksel siyah kaput giymeyi de reddetti.Ook stelde hij het dragen van traditionele kleding verplicht.
Bu durumda göstergenin alt kısmındaki siyah top kayış tarafına (içeri) doğru hareket eder.Het heerlijkheidswapen kan hiervan afgeleid zijn, waarbij voor andere kleuren gekozen is.
Siyah tüylüdür.Zwarte slede.
Korsanlar ise sancak gemileri olan Siyah İnci'yi öne sürerler.Zeegevechten kunnen plaatsvinden indien de Black Pearl naar andere boten vaart.
Oyunun başında beyaz ve siyahların 16 taşı bulunur.Voor het spel worden 20 witte en 20 zwarte damschijven gebruikt.
Sonraları Pistoia Guelfoları "Beyazlar" ve "Siyahlar" olarak iki ayrıldılar.Ze traden op bij sociale evenementen, voor zowel blanken als 'zwarten'.
O tümüyle siyah giyindi.Zij was helemaal in het zwart gekleed.
O her zaman siyah gözlük takar.Hij draagt altijd een donkere bril.
Her zaman siyah giyinir.Zij kleedt zich altijd in het zwart.
O çocuk siyah saçlı.Die jongen heeft zwart haar.
O, siyah bir şapka giyiyordu.Ze droeg een zwarte hoed.
Siyah bir şapka takıyordu.Ze droeg een zwarte hoed.
Her şey siyah ya da beyaz değildir.Niet alles is zwart of wit.
Siyah bir at gölün kıyısı boyunca yavaş yürüyor.Een zwart paard loopt langzaam langs de oever van het meer.
Bilgisayarlar piyasaya 2011'de giriş yapmıştır ve şu an siyah, kırmızı ve mavi renklerde üretilmektedir.Komputery były wprowadzone na rynek w 2011 roku i obecnie są w kolorze czarnym, czerwonym i niebieskim.
Kılıç, Ichigo kadar uzundur -1,74 m.- ve gümüş kenarlı siyah bıçağı vardır.Miecz jest równie wysoki jak Ichigo (1,74 metra) i posiada czarne ostrze ze srebrną krawędzią.
İsrail'de ilk siyah-beyaz televizyon yayını başladı.W 1966 w Izraelu uruchomiono czarno-białą telewizję.
Yavrular doğduklarında siyah renkli olur, fakat üç ay içinde tüy değiştirirler.Młode są czarne w chwili narodzin, ale zmianiają barwę w ciągu trzech miesięcy.
Renkleri; Siyah - Lacivert'tir.To są Czarni” (Kitab al-Ma'ârif).
Siyah-beyaz albüm kapağı, Grace Jones'un 1980 albümlerinin kapaklarıyla karşılaştırılmaktadır.Zdjęcie jest czarno-białe i zostało porównane do okładki Grace Jones z 1980 roku.
Ayrıca Mottola'yı, meslektaşı Irv Gotti'ye "şişman siyah nigger" demekle suçladı.Zarzucił mu też, że Mottola nazwał Irvinga Lorenzo (Irv Gotti) „grubym czarnuchem”.
Üretilen robotlar çoğunlukla “KUKA Turuncusu” (şirketin kurumsal rengi) veya siyah renktedir.Większość robotów jest wykończona w kolorze „KUKA Orange” (oficjalny kolor firmy) albo w kolorze czarnym.
Haiti’deki özgür siyahların sayısı ise 28.000 civarındaydı.Czarnoskórych wyzwoleńców, gens de couleur, było ponad 28 000.
Tayfun tarafından güneye doğru sürüklenen gemi büyük siyah bir kalyon ile çarpışır.Niesieni przez tajfun dalej w stronę południową, zderzają się z wielkim czarnym galeonem.
Black Canary ya da Siyah Kanarya, DC Comics tarafından yaratılmış bir kadın süper kahramandır.Black Canary (pol. Czarny Kanarek), superbohaterka z komiksów DC.
Geri kalanı ise Avrupalı beyazlar ve Afrikalı siyahilerden oluşur.Pozostałe grupy to Somalijczycy, czarni Afrykanie i czarni Karaibowie.
Kırmızı-siyah-kırmızı renkli Falanj bayrağı.W cieniu czerwono-czarnych flag. (pol.).
Judo'da siyah kuşak sahibidir.Miał czarny pas w judo.