Gözleri siyahtır.De ogen zijn zwart.
Afrikaans dili hem beyazlar hem de siyahiler tarafından konuşulmaktadır.Het wordt in heel Zuid-Afrika gesproken, en is de moedertaal van zowel blanken als kleurlingen.
Tamamen siyah olan türler de vardır.Er zijn ook volledig zwarte dieren.
Siyahi seçmenler Obama'yı kimi yerlerde %97'e varan oranlarda desteklemişlerdir.Zwarte kiezers stemmen voor bijna 100% voor Obama.
Baş ve göğüs kısmı koyu siyah renktedir.De snuit en de buitenzijde van de oorschelpen zijn zwart van kleur.
Karnın kenarları kesik siyah bir çizgi ile çevrilidir.De bruingele borst is omgeven door een zwarte band.
Kulüp 1909'de kurulmuştur ve renkleri siyah beyazdır.De club is opgericht in 1904 en de clubkleuren zijn zwart-wit.
Tüy üstleri siyah kumlu bir renktedir.De inslagdraad is in een effen kleur.
Civcivleri ilk başta siyahtır.De ster is op dat moment zwart.
Siyah Orfe (film), Marcel Camus'nün yönettiği 1950 Fransız-Brezilya ortak yapımı film.Orfeu Negro is een Braziliaans-Franse film uit 1959 onder regie van Marcel Camus.
Ve siyah oyuncu oyuna başlar.De zwartspeler begint.
Siyah İnci (İngilizce: Black Beauty), İngiliz yazar Anna Sewell tarafından 1877 yılında yazılmış bir romandır.Black Beauty is een roman uit 1877 van de Britse schrijfster Anna Sewell.
Meyveleri ufak, yuvarlak ve kırmızımsı siyah renklidir.De vruchten zijn klein, zwart en rond.
Başın üst kısmında bazen küçük siyah benekler bulunabilir.Op de bovenkant van het hoofd is soms een vage zwarte streep te zien.
Etrafından sürekli siyah reiatsu dalgaları yayılır.Aan de flanken zijn vaak zwarte ronde vlekjes aanwezig.
Ashe 1963'te ABD Davis Kupası takımına seçilen ilk siyahi oyuncu oldu.Hij werd in 1963 als eerste zwarte Amerikaan geselecteerd voor het Amerikaanse Davis Cup-team.
"Crisis" dergisi NAACP 'nin (Siyahların İlerlemesi için Ulusal Örgüt) yasal yayın organı idi.The Crisis, het officiële magazine van de National Association for the Advancement of Colored People (NAACP).
Siyahlı Kadın (Orijinal adı: The Women In Black), Susan Hill tarafından yazılan roman.Het is de tweede verfilming van de roman De vrouw in het zwart van Susan Hill.
Siyah Arap atı çok nadir bulunur.Egaal zwarte paarden zijn vrij zeldzaam.
1986 - Desmond Tutu, Güney Afrika'da ilk siyahi Anglikan Kilisesi lideri oldu.1985 - Desmond Tutu wordt geïnstalleerd als eerste zwarte bisschop van Zuid-Afrika.
Bu film siyah beyaz bir westerndi ve yönetmeni de yine Raoul Walsh'tu.Die film heette White Heat en werd eveneens door Raoul Walsh geregisseerd.
Siyah beyaz çizgiler Brunei’nin başbakanlarını temsil ediyor.Dit is een lijst met de eerste ministers van Brunei.
Siyah bir kıyafet giydi.Ze droeg een zwarte jurk.
Siyah bir yarım maske takmaya başladılar.Hij draagt een zwart halfmasker.
Fransız siyahi tenisçi Yannick Noah'ın babası ve siyahi basketçi Joakim Noah'ın dedesidir.Noah is de vader van voormalig tennisser Yannick Noah en de grootvader van basketbalspeler Joakim Noah.
Siyahi bir Amerikandır.Blue is een Amerikaan.
Uzaktan siyah-beyaz bir kuş gibi görünür.Op een afstand lijkt het een geheel witte vogel.
Görüntü siyah beyaz şekildedir fakat klip ilerledikçe renkli bir hal almaktadır.De clip begint in zwart/wit, maar naarmate het nummer vordert loopt hij over naar kleur.
Grubun siyahi tek üyesidir.Hij is het enige zwarte bemanningslid.
Bugün, yeryüzünde sadece 3600 tane siyah gergedan kalmıştır.Daarvan cirkelen nu nog 3600 om de aarde.
Böylelikle film en maliyetli siyah beyaz film olma unvanını da kazanmış oldu.Daarmee zou de film lange tijd de duurste zwart-witproductie blijven.
Geri kalan (%17) ise siyahidir.De overige zaken (circa 27%) werden geschikt.
Bu renkler kırmızı, sarı ve siyahtır.Deze kleuren zijn geel, rood en zwart.
Pullar renkli kâğıt üzerine siyah renkte basılmıştı.De zegels werden met zwarte inkt op gekleurd papier gedrukt.
Erkeğinde siyah bir başlık vardır.Het mannetje heeft een zwarte kop.
Siyah beyaz olarak çekilen klipte Pitbull'un Planet Pit dünya turnesinden görüntüler yer aldı.Met een zwart-wit filmcamera maakte Bykovski opnamen van de horizon van de aarde.
Kuyruk ucu da siyahtır.Ook de punt van de bek is zwart.
Arapça zenc sözcüğü "siyah" anlamına, zenci sözcüğü "siyahî" anlamına gelir.Zwart staat voor de band met de rest van Afrika (het Arabische woord Sudan betekent 'zwart').
Katılımcılar festival sonunda siyah-beyaz 16 mm bir film gerçekleştirdiler.De film is opgenomen in zwart-wit op 16 mm.
Bu durumda siyah iki piyondan istediğini alabilir.In beide gevallen kan zwart twee schijven winnen.
Empire, Andy Warhol tarafından 1964'te çekilmiş sessiz ve siyah-beyaz Amerikan filmi.Empire is een Amerikaanse stomme zwart-witfilm uit 1964, geproduceerd en geregisseerd door Andy Warhol.
Açık sarı bir rengi, ve üzerinde rastgele dağılmış siyah benekleri vardır.De inkt kan ook verkleuren, van (licht)bruin tot bijna zwart.
Özellikle siyah veya beyaz deriden künyeler bu dönemde popüler olmuşlardır.Zijn hoorspel Black and White uit deze tijd werd bekroond.
Onlar şalvar ile siyah kıyafetler giyerlerdi.Ze droegen zwarte kousen en schoenen.
Kürkü siyahtır.De huid is naakt.
Siyah Cisim terimi, ilk olarak Gustav Kirchhoff tarafından 1860 yılında kullanılmıştır.De term zwarte straler werd in 1862 geïntroduceerd door Gustav Kirchhoff.
Yüzde göz ile gaga arasında siyah bölgeler bulunur.Tussen oog en snavel zit een zwarte streep.
Renkleri; Turuncu - Siyah'dır.Voor zwart gelden de tegenoverliggende velden.
Taşın biri siyah granite benzer.Bergen geldt als een bakermat van black metal.
Tohumlar bazen bej, bazen daha koyu renk ve hatta siyah olur.Deze wratten zijn donkerder van kleur en soms ook zwart.
Negro (siyah ) sözcüğünden gelir.Hierbij wordt het woord neger niet geschuwd.
Aynı yıl, mavi çorap siyah çorap ile değiştirilmiştir.In de loop der jaren werd de witte broek vervangen door een zwarte broek.
Bir kategorinin kazananı koyu siyah olarak gösterilmektedir.Iemand die zwart loon ontvangt is een zwartwerker.
Kanatları ve kuyrukları siyahtır.De vleugels en de staart zijn zwart.
Rengi de siyahtan beyaza kadar değişir.De kleur varieert van lichtgrijs tot zwart.
Siyah beyaz olarak mevcuttur.Het zwart op wit hebben.
Tayfun tarafından güneye doğru sürüklenen gemi büyük siyah bir kalyon ile çarpışır.Het schip waar hij op reist wordt aangevallen door de Black Pearl.
Nederlandsche SS, Alman SS'e dayanmaktaydı ve tıpkı onlar gibi siyah üniformalar giyerlerdi.De Nederlandse SS'ers waren gekleed in een zwart uniform, dat was afgeleid van de Duitse SS.
Çünkü Jackson bir siyahiydi.Stone zelf is een blogger.
General(1-131), Bay Siyah ve Bay Beyaz'ın patronudur.De generaal De baas van meneer Wit en meneer Zwart.