Ana içeriğe geç
Sözlük

siyah ile cümle

siyah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Angela Davis orta sınıfa mensup siyahi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir.ولدت أنجيلا ديفيس في عائلة من الطبقة الوسطى السوداء بالولايات المتحدة الأمريكية.
İşte bu nedenle Holocaust ile ilgili bir film siyah beyaz olmalı."لكني أرى أن التصوير الحقيقي يكون بالأبيض والأسود".
Renkleri genellikle siyahtır.والشرشف عادة ما يكون أسود اللون.
Siyah kölelerden Afrika elementleri de Peru mutfağına getirilir.قدم العبيد الأفارقة أيضا قلي الطعام.
Bazı mektuplardaki matematiksel fonksiyonlar ona siyah beyaz yazılmasına rağmen renkliymiş gibi gözüküyordu.كما لُوِّنت صورته فقد كانت بالأصل في سلسلة القصص المصورة عبارة عن رسومات خطية بالأبيض والأسود دون ألوان.
9 Temmuz 2009 Jüpiter'in atmosferinde bir siyah noktaya neden olan çarpma gözlenmiştir.حدث في يوليو 2009 على المشتري مما خلف بقعة سوداء في الغلاف الجوي له.
Ayaklar ve bacaklar siyahtır.الساقين والقدمين سوداء اللون .
Arap atlarının tüy renkleri (don) değişse de derileri hep siyahtır.(لسان العرب) (يملك عروة للمسك) الكُوب هوالكُوزُ بلا عُرْوَة، فإِذا كان بعروة فهو كُوز.
Ön orta gözler siyahtır.يا ام العيون السود 13.
Kırmızı üçgende sarı cennet kuşu bulunurken siyah üçgende ise dört büyük bir küçük beyaz yıldız bulunuyor.في المثلث الأحمر يتوضع طائر الجنة باللون الأصفر، أما في الجزء الأسود يتوضع 5 نجوم بيضاء.
Türlerin çoğunda göz çevresinde siyah bir bant bulunurken üst tüyleri gri ile mavi arası bir renktedir.ويوجد في معظم الأنواع شريط عازل لونه أسود حول العينين، وريش علوي لونه بين الأزرق والرمادي.
Siyah bir tilkiye dönüşebilir.وهو ما يمثل كلب أسود.
Kitapta Agop Arad'ın çizdiği siyah beyaz ayakta duran bir kadın figürü de vardı.ويوجد أيضاً في الكتاب رسمه بالأبيض والأسود لإمرأه تقف على قدميها قد رسمها الفنان أغوب أراد.
1844'te John Tubman adında özgür bir Siyahi Amerikalı ile evlenir.تزوجت توبمان من رجل أسود حر يدعى جون توبمان في عام 1844 أو قريب من ذلك.
Siyah renkli gagasının ucu kahverengidir.ثماره نصق كروية الشكل سوداء اللون.
Oyuna beyazlar başlar, saate siyahlar basar.يتبادل اللاعبان الأدوار، و يُبدَأ بالأبيض.
Kırmızı-siyahlı kulübün yöneticileri Çevrim'i renklerine bağladı.يتخد النادي من الأبيض والأسود لونين للباس الفريق.
Diğer vücut tüyleri siyah ve metalik parlaklık gösterir.أنتج الجهاز باللونين الفضي والأسود.
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.يضع نظارات شمسية .
Halkalar, paslanmayı önlemek için siyah lake ile kaplanır ve her zaman giysiye veya deri kıyafete dikilirdi.طُليت الحلقات بالأسود لحمايتها من الصدأ، وكانت دائمًا مخيطة على حاملٍ من القماش أو الجلد.
Arkada da siyah çigiler devam eder.حيث يغادر خادمها الزنجي من الباب الخلفي للأبد.
Ters duran siyah bir üçgendir.من هو هذا الوطواط الأسود الثالث يبقى لغزاً.
Burada, "siyahi çalışmalar bölümü" nün kuruluşu için çabaladı.وزيرة الهجرة تعمل لحساب "شلتها"..
Tüyleri yanardöner siyah, mor ya da yeşil parıltılı ve özellikle kışın beyaz beneklidir.يكون الريش اسود متقزح اللون , ارجوانى لامع أو اخضر و متلألأ بالأبيض خاصة في فصل الشتاء .
Mor gözlü, siyah saçlı bembeyaz tenli çok güzel bir elf kadınıdır.وقد كانت عروسًا رائعة الجمال ذات شعر أسود داكن متدفق.
Kedim ve köpeğim var. Kedim siyah, köpeğim ise beyazdır.أملك قطة وكلب. القطة سوداء و الكلب أبيض.
Benim bir köpeğim var. Rengi siyah ve ismi Tiki.لدي كلب لونه أسود واسمه تيكي.
Tom siyah kot giydi.طوم لبس جنس اسود.
Diğer dört siyah itaat ederken, Rosa bunu reddetti.Enquanto os outros três negros levantaram, Rosa se recusou.
O siyahi insanlara hakaret etmek istedim.Eu queria insultar as pessoas, em especial o preto.
Ayrıca karate ve Kung-Fu'da siyah kuşağı vardır.Ele também é faixa preta em karatê e kung-Fu.
Siyah Meryem'i daha önce duydunuz mu?Você já ouviu falar da bomba de nêutrons ?
Kitap ve tiyatro uyarlamaları, birçok siyah stereotipin popülerleşmesine katkı yaptı.O livro e as peças de teatro nele inspiradas ajudaram a tornar popular vários estereótipos sobre os negros.
Şarkıyı söyledikçe siyah geometrik desenli bir perde arkadan geliyor ve tüm müzik aletlerini yutuyor.Conforme ele canta, uma tela preta de padrão geométrico surge e engole todos os aparelhos musicais presentes.
Kırmızı mürekep şişesinin içinde siyah görünür.A tinta vermelha parece preta quando fica na sua garrafa.
Tamamen siyah olan türler de vardır.Existem indivíduos totalmente pretos.
Modern yazarlar ayrıca, Siyahın aradaki farkı giderici belli avantajlara sahip olduğunu da savunmaktadır.Escritores modernos também acreditam que as pretas possuem certas vantagens.
Hem de, 1934-1943 arası Merrie Melodies renk yapımcısıydı ve Looney Tunesi siyah ve beyaz çizdi.De 1934 a 1943, Merrie Melodies foram produzidas em cores e em Looney Tunes em preto e branco.
Romero düşük bütçe sebebiyle çekimde 35 mm'lik siyah beyaz film kullandı.O baixo orçamento levou Romero a filmar em filme 35 mm preto-e-branco.
Saçı siyahtır, saftır ve gözleri küçüktür.As orelhas tem ausência de pelo e são pequenas e pretas, enquanto que os olhos são amarelos.
Negro (siyah ) sözcüğünden gelir.Thiaguinho) Chama a Preta (Part.
Butch - Tom ve Jerry düşmanı sokakta yaşayan siyah sokak kedisi.Butch, o gato Malandro - Um gato preto que mora na rua que é o inimigo de Tom, Jerry e Spike.
Kulüp 1909'de kurulmuştur ve renkleri siyah beyazdır.O clube foi fundado em 1909 e as cores do clube são preto e branco.
Gözlerinin çevresinde siyah bir leke vardır.Possuem uma área mais escura em redor dos olhos.
Göz, açık mavidir ve etrafı siyah deri ile kuşatılmıştır.Os olhos são azuis claros, circundados por pele negra nua.
Bu yüzden siyah cisim kusursuz bir Lambertian radyatörüdür.Então, um corpo negro é um irradiador de Lambert ideal.
Kırmızı düğümlerin her iki çocuğu da siyahtır.Ambos os filhos de todos os nós vermelhos são pretos.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.A ponta de sua cauda é sempre preta.
Kulağında siyah bir beni vardı.Um outro deixou-me com um olho negro.
Beyazın amacı d2-d4 oynayarak merkezi denetlemek ve siyah şaha saldırmaktır.As brancas planejam dominar o centro com d2-d4 para atacar o rei preto.
Schwarzbier (Almanca: siyah bira), Almanya'da üretilen lager tipi bir biradır.Cerveja preta ou cerveja negra (do alemão Schwarzbier) é um tipo de cerveja alemã.
Ravess: Siyah As'ın takımındandır.Integrantes do grupo Antônia: Negra Li ....
Gözleri siyahtır.Tinha olhos pretos.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.O Dragão representa o mal.
Adalar, örneğin aralarında Siyah-Kahve Albatros kuşunun da bulunduğu çok sayıda deniz kuşunun kuluçka yeridir.É habitada, entre outros, por um número elevado de papagaios-do-mar.
Siyah: Afrika mirasını temsil eder.Aranha: Isso é África, não?
Siyah gözlüğü ile dikkat çeker.Usa óculos escuros.
Siyahların ayaklanmaları başlamıştır.Começa a Revolta dos Segadores.
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.Todo caminho de um dado nó para qualquer de seus nós folhas descendentes contem o mesmo número de nós pretos.
Faroe halk hikâyelerinde, huldufólklar "iri yapılı, gri kıyafet ve siyah saçlı" olarak tanımlanır.Nas lendas do povo Féroe, dizem que o Povo Oculto é “corpulento, de roupas todas cinzentas e cabelos pretos”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
siyah ile cümle - Sayfa 36 - siyah kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App