Siyah leke büyüdükçe serçenin saygınlığı artar.La thématique du peuple élu renforce la fierté noire.
Sarı ve siyah o günden sonra okulun rengi haline gelmiştir.Le blanc et le noir devinrent alors les couleurs de la ville.
Siyah Beyazlı formayla 6 sezonda toplam 167 lig maçı oynadı ve 103 gol attı.Il a marqué 103 buts en 167 matchs sous les couleurs noir et blanc pendant six saisons.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.Ils se battaient contre les anglais ou blancs contre noirs.
Güneydeki sahiller beyaz, kuzey ve batı kıyıları ise siyah kumlarla çevrilidir.Les plages du sud sont de sable blanc quand celles du nord et de l'est sont de sable noir.
Siyah saçlıdır ve büyük bir başı vardır.Il a des cheveux noirs et une mâchoire proéminente.
Çünkü Jackson bir siyahiydi.Car Michael Jackson était un enfant.
Doktor ve Romana anahtarın üçüncü parçasını ararken "Siyah Gardiyan'dan Sakının" diye işitsel bir uyarı gelir.Le Docteur et Romana sont à la recherche de la troisième morceau de la Clef du Temps.
Kitapta çok sayıda siyah beyaz fotoğrafa da yer verilmiştir.Il est également illustré de nombreuses photographies en noir et blanc.
Erişkinlerin kanatlarının ucunda bulunan siyah kısımlar yalnızca uçarken görünür.Les rémiges noires des ailes ne sont pas visibles lorsque les ailes sont repliées.
Siyahi insanlar doğuştan sarıhumma hastalığına karşı dirençlidir.Il est moyennement résistant à la maladie des taches noires.
Kuyruğu siyah, kuyruk dış telekleri beyazdır.Sa queue est noire et les rectrices externes sont blanches.
Her sayıdan 8 taş bulunur: iki kırmızı, iki sarı, iki mavi ve iki siyah.10 pistes dont 1 verte, 2 bleues, 3 rouges et 4 noires.
Siyah cüppesi, kötülüğü temsil eder.Le dragon représente le Mal.
Beyazlar ve siyahlar var, o kadar!" der.Aussi bien des enfants de Blancs que de Noirs.
1884 – Boltzmann; ısı bilgisi düşüncelerden, Stefan - Boltzmann siyah cisim radyant akı yasasını türetir.1884 – Ludwig Boltzmann énonce la loi de Stefan-Boltzmann pour un corps noir.
Renkleri soluk sarıdan kırmızı-kahverengiye ve hatta siyaha kadar değişir.Les couleurs varient du bleu au violet en passant par le vert et même l'orange.
Siyah renkli şakak bandı da açıkça görülür.Également, la mésange à tête noire est très curieuse.
Haiti'de siyahlar cumhuriyeti kuruldu.Haïti :The Black Republic.
Fransızca'da Mû (siyah beyaz ve renkli, 1992).Messal (Noir et Blanc éditions, 2007).
Özellikle siyah veya beyaz deriden künyeler bu dönemde popüler olmuşlardır.Les espèces noires et blanches, notamment, sont particulièrement prisées.
Hiçbir ışığın olmaması durumundaysa siyah oluşur.L'absence de lumière donne du noir.
Caminin minaresi, yerel siyah taştan inşa edilmiştir.Le rez-de chaussée est édifié en pierre bleue (petit granit).
Aynı zamanda iki büyük siyah tüylü kanatları da vardır.Il a aussi deux bandes blanches plus étroites.
1994'te Nelson Mandela Hükümeti'nde yer almış ve ülkenin ilk siyahi sağlık bakanı olmuştur.En septembre 1994, il est nommé conseiller politique de Nelson Mandela, le premier président noir du pays.
Kırmızı, beyaz, siyah ve sarı renkler mevcuttur.Marrons, noirs, blancs, jaunes nous comptons tous.
Gerçek siyah renkler, çok detaylı görüntü gibi.Pour les articles homonymes, voir True Colors.
Tom'un siyah bir kedisi var.Tom tiene un gato negro.
Onların siyah saçı var.Tienen el pelo negro.
Siyah kedileri sever misin?¿Te gustan los gatos negros?
Bizim siyah beyaz bir köpeğimiz var.Tenemos un perro blanco y negro.
Siyah olan benimki.El negro es mío.
Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.Piotr tiene el pelo negro pero Lech es rubio.
Bu araba siyah.Este coche es negro.
Aslında siyah bir renk değildir. Renk yokluğudur.En realidad el negro no es un color. Es la ausencia de color.
Yatak odamda her şey siyah ve beyazdır.En mi dormitorio todo es blanco y negro.
Kedi siyah.El gato es negro.
O siyah çanta senin mi?¿Es tuya esa bolsa negra?
O, siyah değil mi?¿No es negro?
Parkta siyah saçlı, güzel bir kadın vardı.Había una linda mujer de cabello negro en el parque.
O her zaman siyah giyinir.Ella siempre viste de negro.
Benim bir köpeğim var. O siyahtır ve onun adı Tikidir.Tengo un perro. Es negro y su nombre es Tiki.
Siyah gözlerim var.Tengo los ojos negros.
Bu siyah çanta senin mi?¿Esa bolsa negra es tuya?
Siyah köpek koştu.El perro negro corría.
Çiçek siyah değil.La flor no es negra.
"Peki hangi rengi istiyorsun, beyaz mı yoksa siyah mı?" "Elbette siyah."«¿Y cuáles te pides tú, las blancas o las negras?» «Las negras, por supuesto.»
Her zaman siyah giyer.Siempre viste de negro.
Siyah giyinen bir kadın görüyorum.Veo a una mujer vestida de negro.
Tom'un iki kedisi var. Birisi beyaz ve diğeri siyah.Tom tiene dos gatos. Uno es blanco y el otro es negro.
Tom tamamen siyah giymişti.Tom se había vestido totalmente de negro.
O siyah köpeğe neden yardım ettin?¿Por qué ayudaste a ese perro negro?
Yeşil çay mı yoksa siyah çay mı seversin?¿Te gusta el té verde o el negro?
Tom genellikle siyah bir şapka giyer.Tom lleva con frecuencia un sombrero negro.
Ben kahveyi siyah çaydan daha fazla severim.Me gusta más el café que el té negro.
Siyah bir kedim var.Tengo un gato negro.
En siyah inek bile sütü sadece beyaz verir.Incluso la vaca más negra da leche blanca.
Siyah Meryem'i daha önce duydunuz mu?¿Haz oído hablar de la Madonna negra?
2009 yılının sonlarında Mengoni, müzikal tarzını "siyahi/İngiliz" olarak belirledi.A fines del año 2009, Mengoni definió su estilo musical como "British/black".
1976 yılına kadar siyah-beyaz yayın yaptı.Se transmitió en blanco y negro hasta 1976.