Ana içeriğe geç
Sözlük

siyah ile cümle

siyah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nihayet koyu mor olur, ve yaklaşık 1 km sonra, mürekkep gibi siyahtır.And finally, it's a rich lavender, and after a couple of thousand feet, it's ink black.
Sadece, bir sihirbaz olduğumu düşünmüşler ve masaya güzel siyah bir örtü örtmüşler.They insist that because I was a magician, put a nice, black tablecloth on.
Tüm yapmamız gereken gazlı siyah erik suyuna bir şirketin neler yaptığına bakmamız.All we have to do is look at what one company did with carbonated prune juice.
Laboratuarda simüle ettiğimiz tümör angigenezini, buradaki siyah barda görebilirsiniz.Now in the lab, we can simulate tumor angiogenesis, represented here in a black bar.
O, kırmızı yanakları ile çok şişman bir kadındı ve keskin siyah gözleri.She was a stout woman, with very red cheeks and sharp black eyes.
Böyle bir sürü 'siyahlar yerine o' saygın var çünkü "Bunu söylemek cesaret beyaz insanlar."I dare say it's because there's such a lot o' blacks there instead o' respectable white people.
Hindistan 'geliyordum duyunca siz de bir siyah olduğunu düşündüm. "When I heard you was comin' from India I thought you was a black too."
O siyah hersel.She doesn't hold with black hersel'."
"Tutmaz" Ben siyah şeyler nefret ediyorum, "dedi Mary."I hate black things," said Mary.
Mary, onun siyah çiğ damlası gözleri baktı düşündü büyük bir merakla ona.Mary thought his black dewdrop eyes gazed at her with great curiosity.
Çünkü o kadar siyah, onunla ilgili uçar bir 'atlama', İs adlı bulunuyorIt's named Soot because it's so black, an' it hops an' flies about with him everywhere."
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! no!" said Martha, sitting up on her heels among her black lead brushes.
"Onlar th hakkında tüm bilmek istedim içeri geldi th 'gemi hakkında' siyahlar '"They wanted to know all about th' blacks an' about th' ship you came in.
Hayır 'em siyah en çok merak ediyorum.No wonder most of 'em's black.
O çok hoş, genç bir siyah kız.She's a very nice, young black girl.
Bana, pek bilgilendirici olmayan üzerinde siyah noktacıkların olduğu küçük yanak resimleri gösterdi.So he showed me some pictures of little cheeks with little black dots -- not very informative.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.These are crinoids, sponges, black corals. There're some more fishes.
Tabii, eğer ışık bile ondan kaçamıyorsa... ...elbet siyah olacaktır.Well, not even light can escape from it, so it will be black.
Hatta "en siyah şey" olacaktır.It will be black in the purest sense.
İşin aslına bakarsanız... ...burada gördüğünüz siyah şey, karadeliğin kendisi... ...değildir.And so just to be clear what's happening here, what you're seeing here as black, that is not...
Ancak bu siyah kürenin merkezinde... ...sonsuz yoğunlukta bir nokta vardır.But there's a point of infinite density at the center of this black sphere right here.
Bu gördüğünüz siyah küre ise... ...aslında olay ufkunun sınırlarıdır.And what you see as that black sphere that really is the boundary of the event horizon.
Ve 16mm'lık siyah ve beyaz film başka bir his yarattı ona.And the 16mm black-and-white film gave a different feel to it.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.But when I went to architecture school, it seemed that I was a black sheep in the family.
Bramblehurst tren istasyonu ve taşıma onun kalın eldivenli elini biraz siyah bölmeli çanta.Bramblehurst railway station, and carrying a little black portmanteau in his thickly gloved hand.
Peki o siyah.Well--he's black.
Sadece siyahlık.Just blackness.
Size şunu söyleyeyim, o benim şapka gibi siyah. "I tell you, he's as black as my hat."
Orada burada ve beyaz, siyah - yamalar.Black here and white there--in patches.
Bu siyah gözlük ile bana baktı. onun ve onun kol.Stared at me with those black goggles of his, and then at his sleeve." "Well?"
Yüzünün ortasında siyah bir boşluğu oldu.The centre of his face became a black cavity.
"Güvendeyiz," siyah sakallı dedi adam."You're safe," said the man with the black beard.
"Beş kartuşları, siyah sakallı" dedi adam."Five cartridges," said the man with the black beard.
Siyah boyalı eller babanın, mavi ve kırmızı eller ise oğullarının.The dyed black hands are the father, while the blue and red hands are his sons.
Bu altı taneden bizim bahsedeceklerimizden ilki tuttuğunuz siyah zarfın içinde.Of these six, the first one that we're going to talk about is in the black envelope you're holding.
Ama ben, şahsen, en azından siyah arka plan gibi bir çok daha iyi.But I, personally at least, like the black background a lot better.
Balonun görünümünü tanımlamak için bir örnek vermek gerekirse siyah noktacıklar insanlarNow just to give you some perspective of this balloon, the little black dots are people.
Saçta siyahın üstüne sarı renk sürülmüş, dudaklar kırmızı, göz kapakları yemyeşil.This yellow on top of the black for the hair, and the red for the lipstick, and the green eyeshadow.
Sanırım en cafcaflı yer de ruju- siyahın üstüne kırmızı.And then really the most glamorously garish - the red of the lips over the black.
Bir gün siyahi bir adamla toplumsal cinsiyet üzerine konuşuyorduk ve dedi kiI was once talking to a black man about gender and he said to me,
Bu adam deneyimlerinden sık sık "siyahi bir erkek olarak" bahseden bir adamdı.Now this was the same man who would often talk about his experience as a black man.
Kimileri "Niye siyah-beyaz?" diye sordu.Some people question, "Why is it in black and white?
Durun! ölmesini istemiyorsanız, kılıçları atın. Siyah inci ! off Siyah inci!If you don't want her die, drop your sword.
Şuradaki siyahlı adamdan geliyor.That guy wearing black, he smells!
-- saçım sarı değil, fakat sarı siyahla güzel bir zıtlık oluştuyor.-- my hair isn't yellow but it contrasts nicely with the black.
Ve sağ üst köşede bir tür siyah dumanın sahile doğru ilerlediğini görüyorsunuz.And in the upper right you see this black sort of cloud moving ashore.
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.And she said, "You know, if you dyed your hair black, you would look just like Al Gore." (Laughter)
Buradaki küçük siyah nokta bir 3D hızölçeri.This little black dot there is a 3D accelerometer.
Babam bu siyah-beyaz dünyaya doğdu.My father was born into this world of black and white.
Sonra suyun yüzeyine üç veya dört kez siyah oje damlatın.Ahora coloca gotas de barniz negro en la superficie del agua. 3 o 4 veces.
Burayı siyaha boyayayım,- hacminde eksilme olmasın. -And let me fill in that part with black, because it's not like the space disappeared.
- ve sen siyahsýn, ki bu harika - Paul, solgun anlamýnda beyaz.- and you’re black, which is great - Paul, white as in too pale.
Bali'nin son siyah domuzları olan bu adamlar için alan yaptık.We made space for these guys who are Bali's last black pigs.
Ancak -- ve işte bu siyah örtü --It's sustainable and growing fast. But -- and this is the dark lining -- it is threatened by
Ve 15 yaş hakkında onlar tamamen siyah ve beyaz benekliAnd by about the age of 15, They are fully spotted black and white
Aralarında siyahlar, beyazlar, hispanikler ve uzakdoğulular var.It's white, black, Hispanic, Asian.
Siyah noktaları hedefle.Aim for the black dots.
Ve tabii ki bazı siyah noktaları da vardı.And of course they also had some black spots on them.
Bunlar tamamen siyah veya öncesine göre çok daha koyu renkli.They are completely pitch black or they are a lot darker than they were before.
Siyah olmak bu durumda gerçekten akıllıca bir şey gibi duruyor.It looks like a really smart thing to do, to become black.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod