Solanum viarum'un yapraklarında sivri uçlar.Prickles on the leaves of Solanum viarum.
Sivrisinek ile bulaşMosquito transmission
Maelestes, 1997 yılında Gobi Çölü'nde keşfedilen, tarih öncesi sivri fare benzeri bir memelidir.Maelestes is a prehistoric shrew-like mammal discovered in 1997 in the Gobi Desert.
En dikkat çekici özelliği, sivri uçlu uzun, dar, yukarı kıvrık çeneleridir.Its most notable feature are its long, narrow, upcurved jaws with a pointed tip.
Geç antik dönem Karamağara Köprüsü, sivri kemerlerin kullanımına erken bir örnek teşkil etmektedir.The late antique Karamagara Bridge represents an early example for the use of pointed arches
Kartuşta 11 gram ağırlığında sivri uçlu bir kurşun mermi vardı.The cartridge had a pointed lead bullet weighing 11 grams.
Bu dönemin ana aletleri sivri uçlu aletlerdi.The main instruments of this era were sharp-pointed tools.
"Sivri kuyruklu eşek arılarının veya üst aile Proctotrypoidea'nın sınıflandırılması. -III.""Classification of the pointed-tailed wasps, or the superfamily Proctotrypoidea.-III."
Sivrisinek cinsi Johnbelkinia, Belkin'in anısına adlandırıldı.[1]The mosquito genus Johnbelkinia was named in his memory.[1]
İnsanlar, açık su tanklarını boşaltmalıdır (böylece sivrisinekler yumurta bırakamazlar) .Warum die Menschen Odinsplatten aufstellten (Höga flisa), ist unklar.
Kulakları küçük ve çoğunlukla sivridir.Die Ohren sind klein und oft zugespitzt.
Sinirlidir Sivri: Genelde arkadaşı Kara ile balık tutmaya gider.Hans Fricke: Der Fisch der aus der Urzeit kam.
Burunları sivri olur.Seine Noten werden schlecht.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Dieses beinhaltet auch einen Patentschutz für Mono.
Böylece hem askeri hem de politik olarak sivrilmesini sağlamıştır.Damit wurden diese militärisch wie auch politisch bedeutungslos.
Şehmus Özer, (10 Mayıs 1980, Ergani - 19 Aralık 2016, Sivrice), Türk futbolcudur.Şehmus Özer (* 10. Mai 1980 in Ergani; † 19. Dezember 2016 in Elazığ) war ein türkischer Fußballspieler.
Baş, kısa ve geniş, dişler sivri ve kemik parçalamaya uygundur.Der Kopf ist kurz und breit, die Zähne sehr kräftig und ideal dafür geeignet, Knochen zu zerbrechen.
Sivri, zarif bir gagası vardır.Sie haben eine feine, flaumige Behaarung.
Sivritepe'de tarihi yer altı çarşısı - Karakaya.In einer sechsten in Büschings „Wöchentl.
Sarı gözlü kefal, dubara benzer, ama sivri uçlu bir ağza sahip ve boyu ondan daha küçüktür.Sie ist damit etwa so groß wie eine Stadttaube, hat aber einen etwas schlankeren Körperbau.
2003 yapımı klasik hikâyeden alınan Peter Pan filminde canlandırdığı peri Tingelbel karakteriyle sivrilmiştir.Bekannt wurde er durch die Titelrolle in dem Film Peter Pan aus dem Jahr 2003.
Bir diğer örnek ise sivri çatılı evlerdir.Ein anderes Beispiel ist der Graureiher.
2012 yapımı Alman dram filmi Barbara ile sivrilmiştir.Die Lebenden ist ein deutsches Filmdrama aus dem Jahr 2012 von Barbara Albert.
Otoyol 22 (O22), Bursa Çevre Otoyolunun doğu kısmıdır ve planlanan Sivrihisar-Bursa Otoyolunun bir parçasıdır.Otoyol 22 (kurz O-22) ist der östliche Teil der Teilringautobahn um Bursa (Türkei).
Bu yüzden helotlar asla sivrilme davranışı içinde olamazlardı.Das bedeutet also, dass alle Hexenjäger niemals falsch handeln könnten.
Bakanlar Kurulu Anadolu’da ilk kez Sivrihisar Zaimağa Konağı’nda, Atatürk’ün katılımıyla toplanmış.Es bildete sich ein Unterstützungskomitee, das erstmals in der „Rothen Schänke“ in Döhlen zusammentrat.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Il faut faire attention aux moustiques.
Sivrioğlu, Ulaş Töre.Mayday fini, silence fini.
Atıldığı zaman dönerek gittiği için sivri kenarlarının saplanma haricinde bir de kesme fonksiyonları vardır.Comme ceux-ci tardaient à revenir, il alla à leur rencontre, mais ne retrouva que leurs cadavres.
Fakat görünüşe göre kendisinin bu alanda sivrilmesinin nedeni okuduğu bir şeyden etkilenmesidir.Seulement, une lumière s'y fait sentir ce qui le dérange dans sa lecture.
PT tekneleri filosunun takma adı "sivrisinek filosu" idi.Les flottilles de bateaux PT-Boat ont été surnommées « la flotte des moustiques ».
Kulakları ince ve sivri olur.Les oreilles sont droites et agiles.
Merminin (çekirdeğin) sivri burunlu olduğunu ifade eder.Le nez présente un stop bien marqué, et le menton est bien marqué.
Hem etçil hem de otçuldurlar.Erkeklerin üst yüzgeçleri dişiye oranla daha uzun, sivridir.Les antennes du mâle sont plus longues et pectinées que celles de la femelle (qui sont en dents de scie).
Başında ise iki tane çok uzun ve sivri boynuzdan oluşan bir börk (başlık) taşır.Celui-ci se compose de deux buttes (cibles) opposées et distantes de cinquante mètres.
Kilise Aksaray ilinin Güzelyurt ilçesinin Sivrihisar köyünde yer almaktadır.Intérieur de la cathédrale avec sa superbe chaire de vérité.
Aynı zamanda, daha sivri bir buruna ve yumuşak eğrilere sahiptir.Ils font aussi un buste et des fesses plus proéminentes.
Marathili anne rolüyle sivrilmiştir.Oratoire Marie Notre Espérance.
Genellikle görünmezler ama bazen sivri kafalı insanlar olarak veya hayvan olarak ortaya çıkarlar.Il n’est pas chassé mais parfois capturé comme animal de compagnie.
Sivri köşeli cisimler (kare silindirler) akış yönüne karşı sürüklenim gösterirler.Des fleurs ! je veux en couronner ma tête pour le combat.
Yeşil sivri biberde 0,100 g.Écorces de citrons fraîches.a a. 3o gram.
2010 yapımı dram filmi Smukke mennesker ile sivrildi.Le film Pièce montée de 2010 fait la part belle au croquembouche.
Yalnızca ahşabın ucu sivriltilirdi.Seul le pavillon de toit était amovible.
Sivrisinek balığı sivrisinekle mücadelede kullanılır.Dans tous les cas, il est nécessaire d'utiliser un mousqueton à vis.
Böcek larvaları yirler, özellikle sivrisinek larvalarını.Ils s'attaquent aux larves d'insectes, en particulier ceux des moustiques.
Eskişehir, Sivrihisar, Emirdağ arasında, ender olarak da Polatlı-Haymana arasında rastlanmaktadır.Il y a notamment une analogie entre l'Ascendant et le Sec, et entre le Descendant et l'Humide.
"Ahşap direklerin en eskisi: Sivrihisar Ulu Camii".Exemple : (chameau foin manger-passé) « le chameau a mangé le foin ».
Meclisteki sivri dilli konuşmalarıyla sık sık gündeme geldi.Lydon faisait ainsi part de ses commentaires souvent cyniques.
Piercing sözcüğü, İngilizce piercing (sivri bir şeyle delmek) sözcüğünden gelir.L'équivalent exact en anglais est body piercing (perçage du corps).
Beni şimdi bir sivrisinek soktu.Me acaba de picar un mosquito.
Son cemaat yeri kuzeyde yer alır ve üç sivri kemere sahiptir.La torre se levanta al norte y posee tres cuerpos.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.C. , usó mosquiteros como protección.
Daha sonra Barton bir toplantıya, yüzünde sivrisinek ısırığı iziyle katılır.Más tarde, llega a la reunión con picaduras de mosquito en su rostro.
Ojivde olduğu gibi, bu yapı sivri uçlu bir burun şeklini ortaya çıkarır.Tal como lo hace en una ojiva, esta construcción produce una forma de cono de morro con una punta afilada.
Kulakçıklar yarım daire şeklinde ucu sivridir.Los sargentos tenían una velocidad media.
Route 66 adlı TV dizisi ile sivrildi.De hecho, la Ruta 66 casi fue denominada Ruta 60.
İstifa ederek Sivrihisar'da Millî Mücadeleye katıldı.Se pronunció mediante plebiscito a favor de la reintegración.
Bu yüzden helotlar asla sivrilme davranışı içinde olamazlardı.Claro que los fierros no siempre acompañaban.
Ön dişler kanca şeklinde iken arka dişler sivri uçlu ama daha düzdür.Los dientes delanteros son puntiagudos, mientras que los dientes posteriores son más planos y acopados.
Ayrıca 1911 yılında bir müddet Sivrihisar Kaymakamlığı görevini de vekaleten yürüttü.También en 1911 la empresa debió superar un principio de incendio en la imprenta.