sivil ile cümle
sivil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, Uluslararası Af Örgütü, Rusya'nın hava saldırılarında yüzlerce sivilin öldürüldüğünü belirtmiştir.Lisaks hukkus umbe 400 Norra tsiviilelanikku, kellest enamus hukkus Saksa õhurünnakutes.
Nişanın sivil ve askeri olarak beş sınıfı bulunmaktadır.Ordu koosneb viiest klassist, mis on jagatud kaheks kategooriaks: tsiviil- ja sõjaliseks kategooriaks.
Üç dalga halinde, çok sayıda siville birlikte harekete geçildi.Neis kolmes on Hofstadter leidnud paljugi ühist.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.그리고 100까지 내려가면, 그들은 자신들의 목적이라 얘기한 민간용 핵 에너지를 만들 것입니다.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.A na úrovni 100 by vyvíjeli civilní jadernou energetiku, což tvrdí, že je jejich cíl.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.En op 100 zouden ze gaan voor civiele nucleaire energie, waarvan ze zeggen dat het hun doel is.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Et en dessous de 100, ils construiraient de l'énergie nucléaire civile, ce qui, selon eux, est leur objectif.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Ở mốc 100 họ có thể chế tạo năng lượng hạt nhân dân sự, và theo như họ nói thì nó chính là mục đích của họ
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Przy 100 wytworzą energię jądrową na potrzeby cywilne, jak mówią, to jest ich celem.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Şi jos la 100 ar produce energie nucleară pentru civili, ceea ce ei susţin că ar fi obiectivul lor.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.Und weiter unten bei 100 würden sie zivile Atomkraft errichten, was sie auch als Ziel angeben.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.А надолу към 100 биха изградили цивилна ядрена енергетика, което казват, че е тяхна цел.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.למטה ב-100 הם ייצרו אנרגיה גרעינית לשימושים אזרחיים, שזהו לדבריהם היעד שלהם.
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.وفي الأسفل عند 100 يستطيعون بناء طاقة نووية سلمية , الذي هو ما يقولون أنه هدفهم .
100'de sivil kullanıma yönelik nükleer enerji üretirler, ki zaten onlar da hedeflerinin bu olduğunu söylüyor.彼らはこれが最終目的だと主張しています 黄色い線は最も可能性の高いイランの将来です
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.1998 년 민사 소송이 시작되었습니다.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Akcja cywili z 1998 roku.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Die Zivilklage wurde 1998 eingereicht.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Een civiele zaak werd aanhangig gemaakt in 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.En 1998 se llevó a juicio.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.TIndakan sipil dilakukan pada tahun 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Uma acção civil foi trazida de 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Un'azione civile è stata condotta nel 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Un caz a fost adus din 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.Un recours civil a été fait depuis 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.С 1998 года был возбуждён гражданский иск.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.ב-1998 הוגשה תביעה אזרחית.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.تم توجيه دعوى مدنية من عام 1998.
1998'deki bu saldırı sivil eylemi gündeme getirdi.オマーでは 和平交渉中に武装組織が
300.000 sivil açlıktan ölür.300.000 civiles mueren de hambre.
300.000 sivil açlıktan ölür.300.000 civilistov je umrlo od lakote.
300.000 sivil açlıktan ölür.300.000 civilistov zomiera od hladu.
300.000 sivil açlıktan ölür.300.000 de civili au murit de foame,
300.000 sivil açlıktan ölür.300.000 ludności cywilnej umarło z głodu.
300.000 sivil açlıktan ölür.300.000 Penduduk Mati Kelaparan.
300.000 sivil açlıktan ölür.300.000 πολίτες πεθαίνουν από πείνα.
300.000 sivil açlıktan ölür.300 000 цивилни умряха от глад.
300.000 sivil açlıktan ölür.300 miI civis morrem á fome.
300.000 sivil açlıktan ölür..שלוש-מאות אלף אזרחים גוועים ברעב
Afganistan'a UNAMA ve WHO ve sivil toplumlar falan yardımcı olabilecek miydi?Működhet-e ez Afganisztánban, összefogva az UNAMA-val, a WHO-val, a civil társadalommal, stb., stb.?
Afganistan'a UNAMA ve WHO ve sivil toplumlar falan yardımcı olabilecek miydi?Zou het in Afghanistan met UNAMA, de WGO en de civiele samenleving, enz. kunnen aanslaan?
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Ale cywile nie skończyli ewakuacji.
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Ma i civili non hanno completato l'evacuazione.
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Mas os civis ainda não terminaram a evacuação...
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Men der er stadig civile tilbage ...
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Men det finns civila kvar...
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Pero los civiles aún no han terminado la evacuación...
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Siviilejä ei ole evakuoitu.
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Μα δεν έχει τελειώσει η εκκένωση πολιτών!
Ama siviller henüz tahliye olmadı...Но гражданские лица ещё эвакуируются...
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.Ale predsa ho môžeme stlačiť.
Ama sıvılar sıkıştırılamaz. Bunu nereden biliyorum?Kapalina je nestlačitelná.
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.Esses são dois tipos de fluido.
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.Kun taas neste on kokoonpainumatonta,
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.Mens en væske kan ikke komprimeres.
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.Podczas gdy ciecz jest nieściskalna.
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.Докато течностите са несгъстими.
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.לעומת זאת, נוזל הוא לא דחיס.
Ama sıvılar sıkıştırılamaz.فى حين ان الماء غير قابل للإنضغاط.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Babičku navštěvovalo hodně lidí s pokročilým akné na tváři nebo s bradavicemi na rukou.