Ayrıca, sivil toplum kuruluşları da yükselişe geçmiştir.И третье, благодаря росту неправительственных организаций.
Ayrıca, sivil toplum kuruluşları da yükselişe geçmiştir.По-третє, через зростання кількості неурядових організацій.
Ayrıca, sivil toplum kuruluşları da yükselişe geçmiştir.ושלישית, בגלל פריחתם של ארגונים לא ממשלתיים.
Ayrıca, sivil toplum kuruluşları da yükselişe geçmiştir.وثالثاً، بسبب ظهور المنظمات غير الحكومية.
Ayrıca, sivil toplum kuruluşları da yükselişe geçmiştir.非政府組織 企業 その他の市民団体が
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.A civil társadalom képviselői számára is szerveznek konzultációs meghallgatásokat.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Budú sa organizovať aj konzultačné zasadnutia pre zástupcov občianskej spoločnosti.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Darüber hinaus werden auch konsultative Anhörungen für Vertreter der Zivilgesellschaft durchgeführt.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Der vil også blive tilrettelagt rådgivende høringer for repræsentanter for civilsamfundet.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Des consultations seront également organisées avec des représentants de la société civile.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.EUR), η Ισpiανία (302 έως 325 εκατ.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Organizirane bodo tudi posvetovalne obravnave za predstavnike civilne družbe.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Samråd med företrädare för det civila samhället kommer också att genomföras.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Serão igualmente organizadas audições consultivas de representantes da sociedade civil.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Tämän lisäksi järjestetään kuulemisia kansalaisyhteiskunnan edustajille.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Zorganizována budou rovněž konzultační setkání pro představitele občanské společnosti.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Zorganizowane zostaną również spotkania konsultacyjne dla przedstawicieli społeczeństwa obywatelskiego.
Ayrıca sivil toplum temsilcileri için danışma oturumları da düzenlenecektir.Тя се възприема като един непрекъснат, постепенно нарастващ и изискващ многостранно участие процес.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Coopera también con la sociedad civil mediante mesas redondas a nivel nacional y europeo.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Nemzeti és európai szintű kerekasztal-megbeszélések révén együttműködik továbbá a civil társadalommal.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Observationscentret samarbejder også med civilsamfundet gennem møder på nationalt og europæisk plan.
Ayrıca ulusal ve Avrupa düzeyinde yuvarlak masa toplantıları yoluyla sivil toplumla birlikte çalışır.Współdziała także ze społeczeństwem na forum okrągłego stołu szczebla krajowego i europejskiego.
Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı.A me sembra, fra le altre cose, un bell'esemplare di infrastruttura civica.
Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı.Bagi saya, proyek ini terlihat sebagai infrastruktur publik yang sangat menarik.
Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı.Es ist anscheinend ein schönes Element städtischer Infrastruktur.
Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı.Îmi pare, printre altele, o piesă de infrastructură încântătoare.
Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı.Me parece a mí, enter otras cosas, una encantadora pieza de infraestructura cívica.
Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı.Изглежда ми, освен другите неща, чудесна част от гражданската инфраструктура.
Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı.Среди прочего, я бы еще отметил важную общественную позицию.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Békés, szervezett állampolgári cselekvésre, ami nem passzív cselekvést jelent.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Das ist die koordinierte und friedliche Bürgeraktion, was nicht heißen soll, dass sie passiv ist.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Đó là những hành động mang tính hòa bình, được cân nhắc mà không hề bị động.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Een vreedzame, gecoördineerde maatschappelijke actie. Dat betekent niet passieve actie.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Însă nu înseamnă că acțiunea civică coordonată, pașnică este și una pasivă.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.비폭력은 평화적이고 잘 조직된 행동이지 수동적인 행동을 의미하는 것이 아닙니다
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.L'azione coordinata e pacifica della popolazione, che non vuol dire che sia passiva.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Que é a acção civil coordenada e pacífica que não quer dizer passiva.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Que es la acción ciudadana coordinada y pacífica que no quiere decir pasiva.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Se on rauhallinen, järjestäytynyt kansallistoiminta, joka ei tarkoita passiivista toimintaa.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Suatu tindakan sipil yang terkoordinasi dan tenang yang bukan berarti tindakan yang pasif.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Teda pokojné, koordinované akcie občanov, čo ale neznamená, že sú pasívne.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Tedy pokojné, koordinované akce občanů, což ale neznamená, že jsou pasivní.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.To pokojowe, zorganizowane, obywatelskie działanie, które nie oznacza biernego oporu.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Είναι κοινωνική δράση συντονισμένη και ειρηνική και που δεν σημαίνει παθητική.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.То е на мирни, съгласувани цивилни действия, което не означава пасивни действия.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Я говорю о мирном, согласованном гражданском действии, которое, однако, не означает пассивность.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.Я кажу про мирні і скоординовані дії громадськості, які, однак, не були б пасивними.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.שהוא פעולה לא אלימה, זאת פעולה אזרחית, מתואמת ולא אלימה ואין הכוונה לפעולה פאסיבית.
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.انه الفعل المجتمعي المنظم المحدد لا يعني فعل سلبي
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.決して受身的な事ではありません。 きっぱりと、有効的で
Bazıları ise üzerinde "sivil" yazan ışıklar taşıyarak temel sivil haklarını talep ettiler.Algunos también portaban velas que tenían escrita la palabra ‘civil’, exigiendo sus derechos civiles básicos.
Bengazi'de bizim sivil çalışanlarımızın öldürüldüğü gün,في نفس اليوم قتل المدنيين في بنغازي لدينا،
Bengazi'de bizim sivil çalışanlarımızın öldürüldüğü gün,イスタンブールでは トルコの警察官が 結婚式の数日前に殺害されました
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Ako viete, v občianskej vojne sú vždy najviac postihnuté deti a ženy.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Căci, aşa cum ştiţi, întotdeauna într-un război civil, cei mai afectaţi sunt sunt femeile şi copiii.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Como saben en una guerra civil los más afectados siempre son las mujeres y los niños.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Como vocês sabem, quando se está em guerra civil, quem mais sofre são as mulheres e as crianças.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.E come sapete, sempre, in una guerra civile, quelli più colpiti sono le donne e i bambini.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.Jak wiecie, w wyniku wojny domowej zawsze najbardziej cierpią kobiety i dzieci.
Bildiğiniz gibi sivil savaş her zaman çocukları ve kadınları etkiler.언제나 내전에서, 가장 영향을 받는 것은 여성들과 아이들입니다.