siper ile cümle

siper kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birol Güven Tekin Siper ^ "Darıca Kaymakamı".Dieu merci que je suffise à son cœur sans bornes ! ».
Oyuncular, engeller üzerinden siper alıp, zıplayabilir ve çeşitli silahlarla düşmanı vurabilir.Le personnage peut courir, sauter, et attaquer ses ennemis avec une dague.
Zürih eski botanik bahçesi Zürih'te eski "zur Katz" siperinde bulunan botanik bahçesi.Le jardin botanique de Zurich (Alter Botanischer Garten Zürich) est l'ancien jardin botanique de Zurich.
Ani baskın etkisiyle siperlere saat 20:00'da girildi.Le Numancia donna le signal à 8 heures.
Siperlerin ise belli bir koruma seviseyi vardı.Las puertas daban una cierta protección.
Bu iki savaşın da I. Dünya Savaşı'nın statik siper harbiyle yakından uzaktan ilgisi yoktu.Ambos conflictos tuvieron poco en común con la guerra de trincheras estática de la Primera Guerra Mundial.
Üstüne üstlük, ovadan yükselen hafif bir sis, Osmanlı siperlerinin üstüne çökmüştür.El cristal de plomo, si se le agrega níquel, adquiere color violáceo.
Giysinin iki geçmeli siperliği vardı.El traje tenía dos capas.
Yorulduğunda ise siperdeki sığnağına geçer; fakat yağan yağmur nedeniyle burası yarıya kadar suyla dolmuştur.Si el tiempo está seco, sus células están llenas de aire; pero cuando llueve se llenan de agua.
Böylece yaşadığı siperleri biraz olsun süslemekte idiler.Era un sacrificio que las aliviaba de algún modo.
İki taraf arasında gerçekleşen siper savaşları ve süngü hücumları sonrasında çatışmalar sonlandı.El choque de dos ejércitos y fiero combate sobreviene.
Diğer taraftan 01:20'de Garson Tepe siperlerine girdi.A las 12.20 horas uno de los empleados avisó que salía humo desde el costado de la cocina.
Toprak donmuş olduğu için siper kazılamıyor, açıkta savunma yapmak ise olanaksız görünüyordu.Las unidades que conseguían anticongelante descubrían con sorpresa que también se congelaba​.
Ancak Bert kurtulur, çünkü eğilmiş ve siper almıştır.Annabeth está cautiva por Luke, y ha sido esposada y amordazada.
Siperlerin ise belli bir koruma seviseyi vardı.Le porte davano una certa protezione.
Bu yüzden taarruz öncesi İngiliz siperlerinden çıkış yapılmıştır.A questo punto si perdono le tracce della spedizione inglese.
Üç gün süren Osmanlı karşı taarruzları kanlı çatışmalarla sürmüş, lakin siperler geri alınamamıştır.Nei tre giorni della rivolta, non una goccia di sangue fu versata.
Eğilir! (nefesini tutar) Ve siper alırdı!Rovinate! singhiozzò.
Siperden başın kaldırmasının imkânı da yoktu.Non riusciva neppure a distinguere le righe della coperta.
Giysinin iki geçmeli siperliği vardı.До серебра им не хватило двух очков.
Ayrıca üzeri siperlikli lamba anlamına da gelmektedir.Обратим внимание на маркировку самих ламп.
Finlandiya siperlerine karşı uzaktan ateş görevinde kullanıldı.В ходе кампании южане использовали необычные дистанции ведения огня.
Sihirli Siper (İng.Бутылочки с магической силой).
Biraz siperlerde gezdim ve kovan topladım.Я делал пару бросков и был готов.
Asıl siperler, en uzun boylu askerlerin bile ayakta durduğunda görülemeyeceği kadar derindi.Место было настолько опасным, что даже королевские солдаты не осмеливались туда заглядывать.
Siper aralarında süngü çarpışmaları görülüyordu.Между ними помещена арочная балюстрада.
İki taraf arasında gerçekleşen siper savaşları ve süngü hücumları sonrasında çatışmalar sonlandı.وقد انتهت الصراعات وذلك بعد الهجمات الحربيه وحروب الخنادق التي قد تحققت بين كلا الطرفين.
Haçlılar ordusu tepede siperler kazarak savunmaya geçtiler.وسيطروا على مناطق هضبة كولومبيا بمساعدة الخيول.
Tula, siperlerdeki asker ve sivillerden oluşan kararlı savunmacılar tarafından elde tutuldu ve korundu.Tula manteve tanto os soldados como os civis, protegidos por fortificações e defensores determinados.
Askerler tabyalar, bataryalar ve siperleri kazmaya başladılar.As tropas escavaram abrigos, baterias armadas e trincheiras.
Bu siperlerde yoğun Sovyet taarruzlarını püskürtmeyi başardılar.Você está indo para escavar esses incríveis sulcos.
Geri kalanlar ya siper almışlar ya da yüzlerini saklıyorlardı.Van andere opstandelingen werden de ogen uitgestoken of handen afgekapt.
Siper hayatında uykunun yeri yoktu.More had niet veel slaap nodig.
Karakter siperlerin arkasında durarak yoğun düşman ateşlerinden korunabilir.Het is mogelijk zich te beschermen tegen vijandelijke schoten door te schuilen achter een cactus.
Bazı bölgelerde siperler arasındaki mesafe 8-10 metre kadardır.Maar op sommige plekken zijn de riffen zelfs 8 tot 9 km breed.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Niemcy uciekli do lasu położonego za wzniesieniem.
Siperler kazıldı ve şehri savunmak için toplar yerleştirildi.Przejęte baterie zostały wykorzystane do obrony miasta.
Sihirli Siper (İng.Czarodziejski flet (szw.
Savunması derinlemesine siperlerden oluşuyordu.Man hade dock byggt ut försvaret i djupet.
Oyuncular, engeller üzerinden siper alıp, zıplayabilir ve çeşitli silahlarla düşmanı vurabilir.Spelare kan ta betäckning, ta sig över hinder och skjuta fiender samtidigt med hjälp av en mängd olika vapen.
Geri kalanlar ya siper almışlar ya da yüzlerini saklıyorlardı.Övriga stenar är resta eller kantställda.
Diğer taraftan 01:20'de Garson Tepe siperlerine girdi.01.20 bröt sig tjuvar in i galleriet genom ingångsdörren.
Giysinin iki geçmeli siperliği vardı.Замість спідниці носили дві запаски.
Genç daha kahverengidir ve kırmızı yüz siperi yoktur.Молодняк блідніший і не має червоного кольору.
Eğilir! (nefesini tutar) Ve siper alırdı!Illo salta. — Він, вона, воно стрибає.
17. ve 33. Alayların sipere akmasıyla Anzak birlikleri püskürtülmüştür.Польські солдати 33-ї, 71-ї та 18-ї піхотних армій були захоплені у полон.
Bu birlikler düzlükten geri çekilmiş ve siper kazmaya başlamışlardır.Вони зняли ліхтар з гігу і почали копати.
Tabyadakiler, gemiler atış menzillerinin dışındayken siperlere çekilmekteydiler.Біреми бували як палубними так і безпалубними кораблями.
Biraz siperlerde gezdim ve kovan topladım.Vysunul sem si extra válec a zapraskal pahejlama.
Üstüne üstlük, ovadan yükselen hafif bir sis, Osmanlı siperlerinin üstüne çökmüştür.V něm býval menší zvonek, na nějž se zvonilo při mších při pozdvihování.
O bir önder, komünizme, sendikacılığa ve Yahudilere karşı güçlü bir siper.Pohrdavě odpoví, že je komisařem, komunistou a Židem zároveň.
Babe bir sipere sığınmışken kız kardeşi Mattie'den gelen mektubu okur.Když Angèle přichází domů, najde omluvný dopis od svého manžela.
Giysinin iki geçmeli siperliği vardı.Košile musela splňovat i další náležitosti.
Toprak donmuş olduğu için siper kazılamıyor, açıkta savunma yapmak ise olanaksız görünüyordu.Vyčkáváním na vrcholu by nikomu nepomohl a akorát by promrzl.
Siperlerin ise belli bir koruma seviseyi vardı.Astfel, colonii aveau traiul asigurat oarecum.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Ezt kihasználva a németek csapdát állítottak a környező magaslatokban elbújva.
Siperden başın kaldırmasının imkânı da yoktu.A hengerformától nem tudtak elrugaszkodni.
Göğüs siperi, bir tahkimat türüdür.Rintakipu on yksi heijastuskivun lajeista.
Her sabah yeni yeni siperler ve tel örgüler görülüyordu.Το βράδυ ετοιμάζουν πρόχειρα καλύμματα από φύλλα και κλαδιά.
Siperlerin ise belli bir koruma seviseyi vardı.Ακόμη και τα βλέφαρά του είχαν οστέινες προστατευτικές πλάκες.

İlgili Sayfalar