siper ile cümle
siper kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Graben kelimesinin Almancadaki karşılığı hendek veya siper anlamına gelir.Το graben είναι η Γερμανική λέξη για το χαντάκι ή την τάφρο.
Tula, siperlerdeki asker ve sivillerden oluşan kararlı savunmacılar tarafından elde tutuldu ve korundu.Tula selv holdt stand, beskyttet af sine befæstninger og beslutsomme forsvarere, såvel soldater som civile.
Siper aralarında süngü çarpışmaları görülüyordu.Mellem hullerne har man fundet spidse træpinde.
Hazır kahvenin siper kumanyası olarak da kullanıldığı bilinmektedir.Tillige får man et indblik i kaffedyrkning.
Bu yüzden taarruz öncesi İngiliz siperlerinden çıkış yapılmıştır.Denne tankegang blev viderebragt til senere britiske ekspeditioner.
Öyle ki, kaledeki okçular, bu siperlere taarruza geçen askerlere ok atışı yapabileceklerdir.Hører dere på markene Brølene fra disse grusomme soldater?
Bu enkaz yığını, savunma için bir bakıma siper görevi gördü.I forbindelse med det sistnevnte løser Jagtkaptajnen en rekke oppgaver for Forsvaret generelt.
Almanlar ilerideki tepelik bir ormana siper kazmış saklanmaktadırlar.Người dân German sợ hãi bỏ làng trốn vào rừng.
«Adamlarına istasyon yakınlarında siper kazma emri ver.鍛練道場を本部に出動命令が来るまで待機。
Sihirli Siper (İng.魔力(青)のエンシャント。
Tüm Prusya saldırıları Fransız siperlerinden gelen ölümcül top ve tüfek ateşiyle mıhlandı.プロイセン近衛旅団の攻撃は全てフランス軍の射撃壕や塹壕からの猛烈な銃火によってその場に釘付けとなった。
Yelkenli teknelerde siperlik adı ile de bilinmektedir.沈没艦船については艦船名を太字としている。
Her sabah yeni yeni siperler ve tel örgüler görülüyordu.每天早上都會收看星座占卜與血型占卜的節目。
Tula, siperlerdeki asker ve sivillerden oluşan kararlı savunmacılar tarafından elde tutuldu ve korundu.툴라 자체는 방어진지에 포진한 결연한 군인과 민간인들에 의해 사수되었다.
Siperlerin ise belli bir koruma seviseyi vardı.워커 관세는 어떤 보호적 특징들을 포함하였다.
Üçüncü halka hendek ise siper savaşı için.נראה כאילו דור שלישי למאבק המזוין.
Daha sonra da yine dik açıyla ters yönde siperler sürdürülmüştür.בינתיים המשיכו להצטבר שערוריות בנדון.
Bu iki savaşın da I. Dünya Savaşı'nın statik siper harbiyle yakından uzaktan ilgisi yoktu.לשני עימותים אלו היה מעט מאוד במשותף עם מלחמת החפירות הסטטית של מלחמת העולם הראשונה.
Hazır kahvenin siper kumanyası olarak da kullanıldığı bilinmektedir.שימוש ידוע נוסף הוא בתעשיית הקפה.
Hazır kahvenin siper kumanyası olarak da kullanıldığı bilinmektedir.Използва се и като сурогат на кафето.
Bu birlikler düzlükten geri çekilmiş ve siper kazmaya başlamışlardır.Получили разрешение и започнали да копаят основите.
Şehirlerde, sokaklarda siperler kazıldı.По улиците фучат лъскави автомобили.
Bundan sonra taraflar siperler ve istihkamlar kurmaya başladılar.След това броящите се пръскат и започват да търсят криещия се.
Siperlikli kar gözlükleri de görülür.Primjer toga uključuje švedske naočale.
Biraz siperlerde gezdim ve kovan topladım.Za boravka u Šibeniku bavio se veslanjem.
Şiirin kaynağı Almanca "Schützengraben (siper)" kelimesidir.Fusnota je riječ njemačkog podrijetla (njem.
Üçüncü halka hendek ise siper savaşı için.Tretia púnska vojna bola likvidačná vojna.
Graben kelimesinin Almancadaki karşılığı hendek veya siper anlamına gelir.Termín graben pochádza z nemeckého slova Graben, ktoré znamená priekopa alebo zákop.
Ve cihan durdukça lanete siper olup, ocağımızın temeli yıkılıp, harap olmaya sebep ve illet mi olalım?Ako to chceme zmáknuť, keď to máme odomleté, ako to leží a beží?
Genellikle kın, kabza ve el siperi (suba) uzmanları da işin içine dahil olurdu.Na odborných prácach sa väčšinou podieľali kežmarskí, levočskí a spišskonovoveskí profesori.
Geri kalanlar ya siper almışlar ya da yüzlerini saklıyorlardı.Druge so zasužnjili ali zanje zahtevali dokupnino.
Siperlikli kar gözlükleri de görülür.K obvezni opremi spadajo tudi sončna očala.
Diğer iki tabur hızla ilerledi ise de hedefleri olan siperler takviye edilmişti.Faktiškai liko du pretendentai į pergalę, kurie energingai kovoja dėl šio tikslo.
Oyuncu siper alabilir, kör atışı yapabilir ve serbestçe nişan alabilir.Mängijal on võimalik varjuda, sihtida kindlat isikut, huupi tulistada ja vabalt sihtida.
İsrail Hava Kuvvetleri Gazze kuzeyindeki militan siperlerine saldırdı ve birçok insanı yaralı.Iisraeli õhujõud ründasid islamiliikumise Ḩamās positsioone Gaza tsoonis, haavates kokku nelja inimest.
Çok yorulduğu bir anda tek kişilik bir sipere sığınır.Üksiksaatuste varal kujutab ta allegooriliselt inimest üldse.
Acele edin. Diğer araçları siper alın. Hadi!Usem os veícuIos para se protegerem.
Acele edin. Diğer araçları siper alın. Hadi!Zlatujemy w dół.
Acele edin. Diğer araçları siper alın.Χρησιμοποιήστε τα οχήματα για κάλυψη.
Artık siper olarak kullanılacak daha az öğe var.Es gibt jetzt weniger Deckungsmöglichkeiten.
Artık siper olarak kullanılacak daha az öğe var.Jest tam mniej miejsc zapewniających ochronę.
Artık siper olarak kullanılacak daha az öğe var.Les abris sont moins nombreux.
Artık siper olarak kullanılacak daha az öğe var.Pero si estáis atentos, podréis ver que la montaña es menos empinada ahora.
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.Denn die Weisheit beschirmt, so beschirmt Geld auch; aber die Weisheit gibt das Leben dem, der sie hat.
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.Jämgod med arvgods är vishet, ja, hon är förmer i värde för dom som se solen.
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.지혜도 보호하는 것이 되고 돈도 보호하는 것이 되나 지식이 더욱 아름다움은 지혜는 지혜 얻은 자의 생명을 보존함이니라
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.sama pula dengan uang pemberi rasa aman. Apalagi pengetahuan tentang hikmat! Siapa memilikinya akan selamat
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.thi Visdom skygger, som Penge skygger, men Kundskabs Fortrin er dette, at Visdom holder sin Mand i Live.
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.Viisaus on yhtä hyvä kuin perintöosa ja on etu niille, jotka ovat näkemässä aurinkoa.
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.Zowel met wijsheid als met geld kunt u veel bereiken, maar wijsheid stelt u in staat in leven te blijven.
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.כי בצל החכמה בצל הכסף ויתרון דעת החכמה תחיה בעליה׃
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.لان الذي في ظل الحكمة هو في ظل الفضة وفضل المعرفة هو ان الحكمة تحيي اصحابها.
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.因 為 智 慧 護 庇 人 、 好 像 銀 錢 護 庇 人 一 樣 . 惟 獨 智 慧 能 保 全 智 慧 人 的 生 命 、 這 就 是 知 識 的 益 處
Bilgelik siperdir, para da siper, Bilginin yararı ise şudur: Bilgelik ona sahip olan kişinin yaşamını korur.因 為 智慧 護 庇人 、 好像 銀錢護 庇人一樣 . 惟獨 智慧 能 保全 智慧 人 的 生命 、 這就是 知識 的 益處
Bu, bu aracın düşmanları neredeyse her türlü siperin arkasından çıkarmasına olanak sağlar.Cela lui permet d'atteindre des ennemis dissimulés derrière pratiquement n'importe quel type de couverture.
Bu, bu aracın düşmanları neredeyse her türlü siperin arkasından çıkarmasına olanak sağlar.Damit scheucht dieses Fahrzeug die Gegner aus ziemlich jeder Deckung.
Bu, bu aracın düşmanları neredeyse her türlü siperin arkasından çıkarmasına olanak sağlar.Dzięki temu pojazd ten jest w stanie wywabić przeciwników z praktycznie każdego schronienia.
Bu, bu aracın düşmanları neredeyse her türlü siperin arkasından çıkarmasına olanak sağlar.Esto permite al vehículo alcanzar al enemigo por detrás desde prácticamente cualquier cobertura.
Bu, bu aracın düşmanları neredeyse her türlü siperin arkasından çıkarmasına olanak sağlar.Vozidlu to umožňuje dostat nepřátele ze skoro jakéhokoliv úkrytu.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Astfel, când auzi acest sunet simţi un fel de protecţie, protejat de poluarea sonoră.