Marty buna çok sinirlenir.Tästä Antti raivostuu.
Trigeminal sinir (nervus trigeminus), on iki kraniyal sinirden beşincisi ve en büyüğü.Kolmoishermo (lat. nervus trigeminus) on viides aivohermo ja se on aivohermoista suurin.
Necip Mahfuz) Sinir Küpü ^(Nauta) (Raivopäät feat.
Bu sıvılar kalıcı sinir maddeleridir.Tämä aine voi synnyttää pysyviä hermostovaurioita.
Astronomi dersine Profesör Sinistra girer.Aurora Sinistra on Tylypahkan tähtitiedon opettaja.
Numara 274'e sinir olur.Jäähyminuutteja tuli 274.
Michael soğuk ve sinirli bir bakışla ona bakar.Jody pitää äitiään kylmänä ja kohtuuttomana.
Ve kolayca sinirlenebilir.Hän pystyy myös ärsyttämiseen.
Bu iş insanların çelik gibi sinirlerinin olması gerektiriyordu.Taktiikka vaati miehiltä rautaisia hermoja.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Kerttu Nuorteva saa sellissään hermoromahduksen, ja hänet viedään sairaalaan saamaan psykiatrista hoitoa.
Optimus sinirlense de Megatron onu tekrar alt eder.Optimus onnistuu tuhoamaan Grindorin, mutta Megatron onnistuu tappamaan hänet.
Dokularda harabiyet ve sinirlerde felç yapar.Sitä ohjaavat hormonit ja hermosto yhteistyössä.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.Siinä on paljon verisuonia, imukeräsiä ja hermoja.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Yksi pieraisee ja kaikki nauravat.
Çin'de konuşulan Sinitik diller hakkında bilgi almak için bu maddeye bakınız.Tämä artikkeli käsittelee Kiinassa puhuttua äynun kieltä.
Bu davranış derebeyleri sinirlendirdi.Tämä sai äärisionistit raivoihinsa.
Daha sonra da sinirlenip Angelus'a saldırmıştır.Austin vihdoin suuttui ja hyökkäsi Alliancen kimppuun.
Buna çok sinirlenen Doktor, eğer bunu çözmezse sokağı yıkmakla Ben'i tehdit eder.Benin yritettyä saada rehtori eroamaan, tämä uhkaa tuhota Alexin elämän jos Ben puhuisi asiasta.
Darcy kırgın ve sinirli bir şekilde gider.Beerus on luonteeltaan äreä ja hermostuu herkästi.
Kuraklık devam ettikçe kasabada sinirler gerilir.Ajan tappaminen hotellissa alkoi käydä ihmisten hermoille.
Bu sinirin yapısına lomber ve sakral pleksus (L4, L5 ve S1, S2, S3 kökleri)'tan köken alır.Kyseistä lihasta hermottaa nervus plexus sacralis (L5, S1, S2).
Tom'un sinirlenmesini gerektirecek bir sebep yok.Tomilla ei ollut mitään syytä suuttua.
2017 YleXPop'ta Nelli Matula ile Vilma Alina, Sini Yasemin ve Ida PaulNelli Matula, Vilma Alina, Sini Yasemin ja Ida Paul vuoden 2017 YleXPopissa.
Bencil ve cimridir, herkesin sinirini bozmayı başarır.Είναι εγωιστής, τσιγκούνης και καταφέρνει να εκνευρίζει τους πάντες.
Sinirlendiğinde veya gergin olduğunda rahatsızlığının emareleri kötüleşiyordu.Αντίθετα, όταν ήταν νευριασμένος ή αγχωμένος τα συμπτώματα αδυναμίας του πολλαπλασιάζονταν.
Doğal âfetler ve hastalıklar sinirli ilâhi ba'ların işi olarak görülürdü.Οι φυσικές καταστροφές και οι ανθρώπινες αρρώστιες λεγόταν ότι ήταν το έργο θυμωμένων θεϊκών μπα.
Orta sinirlidir.Η διοίκηση φαίνεται νευρική.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Σε αντίθεση με τον υποδιαίρεση pallidum, δεν προκαλούν νευρολογική νόσο.
1908'de liseden mezun olmadan hemen önce bir sinir krizi geçirdi ve diplomasını alamadı.Το 1908, υπέστη νευρικό κλονισμό, με αποτέλεσμα να μην κατορθώσει να πάρει το σχολικό απολυτήριο.
Beni kimse sinirlendiremez.Και κανείς για μένα δεν αναστενάζει.
Sinirleri sanıldığı kadar sağlam değildir.Δεν είναι τόσο σκληρός όσο τα οστά.
Sfingomiyelin bütün ökariyotik hücre zarlarında mevcuttur ve özellikle sinir sisteminde çok miktarda bulunur.Τα σφιγγολιπίδια υπάρχουν σε ευκαρυωτικά κύτταρα και είναι ιδιαίτερα άφθονα στο κεντρικό νευρικό σύστημα.
Sonra Drew Goddard yönetmenlik fırsatını çizgi romandan uyarlama Sinister Six filmi için sürdürdü."Drew Goddard για το πώς θα είχε κάνει το Sinister Six Movie και συγκρίσεις με την ομάδα αυτοκτονίας" .
Hastalığın sinir sistemini etkilemediği durumlarda tedavi gerektirmeyebilir.Η θεραπεία της ασθένειας που δεν περιλαμβάνει το νευρικό σύστημα μπορεί να μην είναι απαραίτητη.
Rose, “Beni soymaya çalışan siyahi insanlara sinirlenmiştim.Πλούταρχος: «εξουσίαζε τους Μακεδόνες που είχαν υποτάξει όλους τους ανθρώπους».
Doktor sinirlenerek bunu reddeder.Νευριάζει η μάνα, νευριάζει και αυτό.
Price sinir krizi geçirir.Εδώ υφίσταται νευρικό κλονισμό.
Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti.Πέρασε όλη τη ζωή του στη μαλθακότητα και τη τρυφή.
Çok sinirlidir ama dostlarına karşı değil.Παρ' όλα αυτά, λέει ότι δεν είναι θυμωμένη με τον γιο της.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Οι ανατομικές ανωμαλίες επιτρέπουν την επικοινωνία ανάμεσα στο εξωτετρικό περιβάλλον και το νευρικό σύστημα.
En hoşlanmadığı yemek Kuzu beyni annesi her zaman yapar, ve bu onu çok sinir eder.Το κοτόπουλο είναι το αγαπημένο των παιδιών, οπότε η γιαγιά το μαγείρευε πάντα”.
Çok sinirlenmiştir.Εκείνος εξαγριώνεται.
En sinirli ve en güçlü halidir.Είναι η πιο βασική και πιο ενεργή.
Sen beni sinirlendiriyorsun.Με εκνευρίζεις.
Genellikle sinirlidir.Han er tit nervøs.
Charlie sinirlenerek ayrılır ve yakalaması gereken bir uçak olduğunu söyler.Charlie går vredt, og han siger, at han har et fly, han skal nå.
Andrew "Andy" Anderson - Louie'nin sinir hastası babası.Andrew "Andy" Anderson ((på dansk: Anton Andersen) – Louies nerotiske far.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Modsat undertypen pallidum medfører de ikke neurologisk sygdom.
Ahali Prens'e büyük tezahürat yapmaya başlarlar ve bu da Turandot'un sinirlerini ayağa kaldırır.Publikum hylder prinsen og fremprovokerer Turandots vrede.
Trigeminal sinir (nervus trigeminus), on iki kraniyal sinirden beşincisi ve en büyüğü.Nervus trigeminus er den 5. af de 12 parrede hjernenerver og det er den største af disse.
Daha sonra ikisine de sinirlenip küskün olur.Bagefter tav begge i vrede.
Nöroanatomi: Sinir sistemi anatomisi ile ilgili dalıdır.Neuroanatomi er nervesystemets anatomi.
Claire sinirlenerek mağaralardan sahile taşınmak üzere oradan ayrılır.Claire forlader vredt hulerne og flytter ned til stranden.
Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti.Følgen blev at hun resten af livet var plaget af smerter og haltede.
Sinir sisteminin asıl işlevi, vücudu kontrol etmesidir.Nervevæv er hovedkomponenten i nervesystemet som kontrollerer kropslige funktioner.
Suprascapular sinir tarafından uyarılır.Fortykkelse af nerver.
Sinir dokusu nöronlar olarak adlandırılan sinir hücresinden oluşur.Den menneskelige hjerne består bl.a. af nerveceller, der kaldes neuroner.
Somurtkan ve sinirlidir.Hidsig og irriterende.
Sinir impulsları böylece duyarsızlaştırılır ve ağrı yoktur.Undersøgelsen er ikke forbundet med nogen risiko, og gør ikke ondt.
Bunlar Sinitik diller olarak da adlandırılır.Disse kendes også som sprogkoder.