Ana içeriğe geç
Sözlük

sini ile cümle

sini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kedisi öldüğünde, Diana sinir krizine girdi.Atunci când pisica ei a murit, Diana a suferit o cădere nervoasă.
Arkadaşı olmasına rağmen Armut da Portakal'ı sinir bozucu bulur.Annak ellenére, hogy a barátja, Körte is idegesítőnek tartja Narancsot.
Bilinen 74 ORF’nin, UL 56 viral gen içerirken,US sadece 12 sini içermektedir.A 74 ismert ORF közül az UL 56 vírusgént tartalmaz , míg az USA csak 12-t tartalmaz.
Locke sinirlenerek "Bana ne yapamayacağımı söyleme!" der.Locke dühösen utánakiáltja többször is, „Ne mondja meg mit nem tehetek”.
Sinirlendiğinde veya gergin olduğunda rahatsızlığının emareleri kötüleşiyordu.Amikor ideges lett, vagy nagy nyomás nehezedett rá, tünetei csak romlottak.
Ve kolayca sinirlenebilir.Könnyen dühös lesz.
Çok sinirli bir insandır.Egy ideges ember.
Sinirleri sanıldığı kadar sağlam değildir.Úgy tűnik, mégsem olyan mérges, mint amilyennek gondolták.
Her zaman sinirlendiği zaman bağırarak Bruce Lee benzer hareketler yapar.Általában kiabál, mint Bruce Lee.
Michael bu duruma çok sinirlendi.Michael ennek nagyon megörül.
Beyinlerinden 10 çift sinir çıkar.Agyukból tíz pár agyideg lép ki.
Spinosaurusun yelkeni sırt omurlarından büyüyen oldukça uzun sinirsel dikenlerden oluşur.A Spinosaurus vitorláját nagyon magas hátcsigolyanyúlványok alkották.
Somurtkan ve sinirlidir.Nagyon félénk és ideges.
Darcy kırgın ve sinirli bir şekilde gider.Chase koszos és ideges volt.
Resmi açıklamaya göre (18 aralık) sinir bozukluğundan dolayı intihar etti.A hivatalos verzió szerint idegösszeomlást követően öngyilkos lett.
Sinirli, titiz ama rahatına da düşkün.Kicsit ügyetlen, de szeretik.
Buna sinirlenen kraliçe ateş açar.A dühös királynő elkergeti.
Ve bunu başaramayınca sinirlendi.Mikor kiderült, hogy nem, nagyon dühös lett.
Derginin nisan sayısında "Di Gel", mayıs sayısında "Çıkmaz Sinir" yer almıştır.Májusban a „Anything For You” száma a slágerlista élére ugrott.
Tu jaudinaisi, vos tik pamatei tą moterį. : Şu kadını görene kadar sinirliydin.A férfi nyugodt marad, mire a nő megjegyzi, még sosem látta idegesnek.
Bu davranış derebeyleri sinirlendirdi.A többiek mérgesek lesznek viselkedése miatt.
Hastalığın sinir sistemini etkilemediği durumlarda tedavi gerektirmeyebilir.Az idegrendszert nem érintő betegség kezelése nem szükséges.
Doğal âfetler ve hastalıklar sinirli ilâhi ba'ların işi olarak görülürdü.A neurok és az emberevőknek nevezettek balti-szlávok ősei lehettek.
Genellikle sinirlidir.Gyakran vannak dührohamai.
Kısa ve öz olarak: eğer bunu yapmazsak O sinirlenir.A rövid magyarázat az, hogy megharagszik, ha nem így teszünk.
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.Nyers állapotban ne fogyasszuk, mert megárthat.
Özellikle yaşı ve mevkisi konusunda yapılan yanlış anlamalara çok sinirlenir.Ez elsősorban a róla és családjáról szóló rosszindulatú pletykáknak köszönhető.
Andrew "Andy" Anderson - Louie'nin sinir hastası babası.Andrew (Andy) Anderson: Louie (és még 10 gyermek) édesapja.
Kabak bedeni temizler, sinirleri yatıştırır.Erősíti a vesét és nyugtatja az idegeket.
Çok kolay sinirlenebiliyordu.Igen idegesítő tud lenni.
Bu durum da, çeşitli sinir sistemi belirtilerini ortaya çıkarır.Mutatja, hogy a kórkép igen sok és változatos idegrendszeri tünetben juthat kifejezésre.
Duke çok sinirlenir.A doki ideges lesz.
Genellikle çocuklarla iyi anlaşmakla birlikte, sinirlendirildiğinde veya şaşırtıldığında ısırabilir.Általában csendben ül, kivéve, amikor táplálkozik vagy izgatott.
Suprascapular sinir tarafından uyarılır.A nervus ciliaris idegzi be.
Bu isim değişiklikleri yazarı çok sinirlendirdi.Írói munkásságában gyakran váltogatta neveit.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Ezek az anatómiai eltérések kapcsolatot teremtenek az idegrendszer és a külvilág között.
Siyatik sinir, iskiyatik sinir ya da nervus ischiadicus vücudun en geniş ve en uzun siniri.Az ülőideg (nervus ischiadicus) kisujjnyi szélességű kissé ellapított köteg, testünk legnagyobb idege.
Diğer yassı solucanlardan, 4 sinir kordlarının varlığı ile ayrılırlar.Kérődzők, négy részből álló összetett gyomorral.
Buna sinirlenen Apollon oğlunun öcünü almış ve kiklop'ları öldürmüştü.Babyfacet feldühítette Alexa halála, és neki támad Concannonnak.
XI. nervus accessorius: Efferent bir sinirdir.A nervus accessorius (ez a XI. agyideg, ami magyarul járulékos ideg) idegzi be.
Bu hastalıklar hem merkezi hem de çevresel sinir sistemlerindeki nöronları etkileyebilir.A betegség egyaránt érintheti a környéki és a központi idegrendszert.
Merkezi bir beyin içeren sinir sistemi vardır.A központi idegrendszer fókusza az agy.
En çok makbul olan gümüş sinilerdir.A legfontosabb ezüst ércásvány.
Boz madde, merkezî sinir sisteminin başlıca bileşenlerinden biridir.A bemegrid a központi idegrendszert serkentő szerek egyike.
Orta sinirlidir.Az állcsonti ideg.
Çabuk sinirlenir ve bu yüzden sık sık bağırır.Kiáltka – Gyakran felkiált.
Poker, şans, sinir hakimiyeti ve taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Technikailag, taktikailag, játékintelligenciában és gólképességében kimagasló játékos.
Ayrıca Galileo Papa'nın sözlerini Simplicio'nun ağzından yazarak onu sinirlendirmiştir.Lisäksi Galilei laittoi paavin sanat Simpliciuksen suuhun.
Sinirli bir şekilde Lily'ye karşı koyar ve ona sabah neden uyandırmadığını sorar.Raivostunut Nina menee Lilyn luokse ja kysyy tältä, miksei tämä herättänyt häntä aamulla.
Olay yerinden geçen yazar Edmund White: "herkes huzursuz, sinirli ve canlı.Ohikulkumatkalla ollut kirjailija Edmund White muisti, että ”Kaikki ovat levottomia, vihaisia ja uskaliaita.
Zazaca anlamı Sini-Velan'dır.Kuovinrahkasammal (Sphagnum obtusum) on sammallaji.
Charlie sinirlenerek ayrılır ve yakalaması gereken bir uçak olduğunu söyler.Charlie lähtee raivoissaan ja sanoo, että hänen täytyy ehtiä koneeseen.
Asla, asla, asla sinir bozucu bir çocukluk geçirdiğimi söyleyemem.Ei koskaan liian myöhäistä saada onnellinen lapsuus.
Ağrısızdır, çünkü bütün sinirler zarar görmüştür.Kipua ei tunnu, koska hermot ovat tuhoutuneet.
Çok sinirlenen Cal, korumasına Jack'in paltosunun cebine kolyeyi bıraktırır.Raivoissaan Cal pyytää henkivartijaansa sujauttamaan kaulakorun Jackin takin taskuun.
Cüceler huysuz, sinirli ve sabırsızdır.Olen pingottunut, vihainen, kärsimätön.
İnsanın sinir sistemi, yaklaşık 10 milyar sinir hücresi içerir.Enteerinen hermosto käsittää noin sata miljoonaa neuronia.
Bitkinin bütün parçaları merkezî sinir sistemini etkileyen zehirli terpen bileşikleri içerir.Koko kasvi sisältää keskushermostoon vaikuttavaa myrkkyä.
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.Beriberi on B1-vitamiinin eli tiamiinin puutoksesta johtuva hermostosairaus.
Jin'in bu konuda konuşmak istememesine çok sinirlenen Sun, ona bir tokat atar.Sun on vihainen, sillä Jin ei suostu puhumaan tälle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod