Beyinden 12 çift sinir çıkar.Mají dvanáct párů kraniálních nervů.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Nechá si to dítě a narodí se jim syn - Brady.
En ufak sorunda bile sinirlenmeden duramaz.Nicméně občas se ani on nedokáže vyhnout menšímu zesměšnění.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.Při otepleních rozmrzá.
Hayatı boyunca başağrıları ve sinizütten dolayı acı çekti.Z jeho korespondence víme, že po celý život trpěl depresemi a úzkostnými stavy.
Somurtkan ve sinirlidir.Vypadá ztrhaně a omšele.
Snitch bulunmadan önce bu top yerine sinicit adı verilen sarı renkli küçük bir kuş kullanılırdı.Dříve se místo zlatonky používal malý ptáček stejné velikosti, který se jmenuje zlatonoska.
Kiddo sinirlenmesine rağmen karşılık vermeye cesaret edemez.Rudda, ač by se s chorým rád usmířil, k návštěvě nenalézá odvahu.
Margeret buna çok sinirlenir.Marge je tím ještě víc zklamanější.
Olaylara çok sinirlenir.Je velmi znervózňující.
Yemek yer sofrasında genel olarak bakır fakat kalaylanmış sini de yenir.Za potravou se ochotně snáší i na zem, ale zůstává ostražitý.
Spears daha sonra bir paparaziye poz verir, daha sonra sinirlenerek kamerayı kırar.Peeta z ničeho nic najednou vykřikne varování, okamžitě poté se kamery vypínají.
Göring'i puro içerken resmeden bir heykel gördüğünde sinirlenirdi.Byl také rozzloben, když na portrétu byl Göring zobrazen kouříc doutník.
Bunun ardından sinir uçlarından içeri giren virüs, sinir yolunu takip ederek merkezi sinir sistemine ulaşır.Aby to teď k Maggie stihli, musí se svézt nervovým impulsem.
Sinirlenince kafasından lavlar patlamaktadır.Začne se rozčilovat a jeho hlava exploduje.
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.Před dmuchavkou se netaví, žíháním tvrdne.
Şekilde kırmızı ile gösterilenler MSS'ye ait ana sinirlerdir.Červená křivka oscilující většinu času mezi těmito hodnotami je RSI.
Arjuna sinirlendi ve hepsini doğradı.Vykřikla úzkostí a všechno zmizelo.
İngilizler her nedense bu gece pek sinirliydiler.Indiáni byli s touto britskou politikou krajně nespokojeni.
İp merdiven sinir sistemi gelişmiştir.Nervová soustava je žebříčkovitá.
Sinir sistemi üzerinde etkilidir.Působí na nervový systém.
Kara mamba sadece sinirlenirse anında ısırır.Lososi nerka se třou jen jednou, po vytření umírají.
Çabuk sinirlenen bir yapısı vardır.Pravděpodobně se projevil přehnaný spěch při stavbě.
Sinir dokularının sıkışması genellikle geri döndürülemez beyin hasarı ile sonuçlanır.Následky po poškození mozku jsou většinou nevratné.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Norman že se poté zhroutil a strávil nějaký čas v ústavu pro duševně choré.
Savaşın sonunda İsrail Arap yerleşim kesimlerinin 12 sini ele geçirdi.Do konce války dokázal nasbírat dvanáct regionálních titulů.
Sinir sisteminin işlev bozukluğu çok çeşitli biçimlerde olabilir.Symptomy související s nervovým systémem mohou být různé.
Bunun üzerine sinirlenen Musa, 10 Emir tabletlerini kırar.Moise se întoarce cu Tablele Celor Zece Porunci.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Cu un ochi râde și cu altul plânge.
Özellikle ilişkimizin başında bu uzun mesafe meselesi çok sinir bozucuydu.Chestia asta cu relația la distanță a fost foarte enervantă, mai ales la începutul relației noastre.
Ve kolayca sinirlenebilir.De asemenea se enervează ușor.
Kateřina Siniaková 2018 çift kadınlar şampiyonu.Kateřina Siniaková este câștigătoarea la dublu feminin în 2018.
Duyu organları ve sinir sistemleri iyi gelişmiştir.Sistemul nervos și organele de simț sunt bine dezvoltate.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Defectele anatomice permit continuitatea dintre mediul extern și sistemul nervos.
1775) 1915 - Alois Alzheimer, Alman sinir hastalıkları uzmanı (d.1775) 1915: Alois Alzheimer, medic german (n.
En fazla konuşulan diller, Çin-Tibet dil ailesine ait Sinitik dillerdir.Limbile cele mai vorbite în China fac parte din familia limbilor sino-tibetane.
7 Ekim 1939), Amerikalı beyin ve sinir cerrahı ayrıca modern beyin cerrahisinin öncüsüdür.7 octombrie 1939) a fost chirurg și neurolog american, unul dintre fondatorii neurochirurgiei moderne.
1908'de liseden mezun olmadan hemen önce bir sinir krizi geçirdi ve diplomasını alamadı.A suferit o cădere nervoasă în 1908 din cauza căreia nu a reușit să obțină o diplomă de liceu.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Spre deosebire de subtipul pallidum, acestea nu duc la boli neurologice.
Hükümdar bu söze sinirleniyor.Însă regele tergiversează.
Çok tehlikeli ve çok sinirli bir balıktır.Este un pește răpitor foarte lacom și hrăpăreț.
Nüfusun %12.2' sini oluşturan 5 yaşından büyük 34 milyon kişi evinde öncelikle İspanyolca konuşmaktadır.34 de milioane sau 12,2% a populației cu vârsta mai mare de cinci ani folosesc spaniola în uzul familial.
Toksinlerin sinir sistemine de etkisi vardır.Mai departe toxinele acționează asupra sistemului nervos.
Ayrıca Galileo Papa'nın sözlerini Simplicio'nun ağzından yazarak onu sinirlendirmiştir.Din păcate pentru relația lui cu Papa, Galileo a pus cuvintele lui Urban al VIII-lea în gura lui Simplicio.
Kesici dişlerin en azından üçte birinde pulpa bulunur ve bazılarında uçlara kadar giden sinirler de görülür.Cel puțin o treime din colț conține pulpa(d) și unii au nervi care se întind până la vârf.
Harry'nin böyle sinirlenmesinin nedeni ise Amycus'un Profesör Mcgonagall'ın yüzüne tükürmesidir.Pentru aceasta, Hermione le ia apărarea celor doi în fața profesoarei McGonagall.
Sinir hücrelerinde, hücreler arasındaki iletişimde başrol oynar.În neuroni, ele joacă un rol central în comunicarea celulă-celulă.
Kafa sinirlerinin yedi çiftini ve kalp kapakçıklarını tanımladı.A identificat corect 7 din cei 12 nervi cranieni.
Sinir sistemi üzerinde etkilidir.Este afectat în primul rând sistemul nervos.
Almanya'nın tek arkadaşıdır ve genellikle onu sinirlendirir.Este cea mai glumeață din grup și uneori devine enervantă.
Sinirlenen Caligula, Kudüs Tapınağı'na kendisinin bir heykelinin dikilmesini emretti.Ca răspuns, Caligula a ordonat ridicarea unei statui de sine în Templul Evreiesc din Ierusalim .
Suprascapular sinir tarafından uyarılır.Este recepționat cu ajutorul nervilor din dermă .
Bazı bölümlerde, erkekler ona sarkınca çok sinirlenir ve onları kötü şekilde hırpalar.Ține foarte mult la părul ei, și devine violentă dacă cineva i-l strică.
Sıklıkla sinirlendiğinde Andy'yi sakinleştirir.Jerry îl întrerupe furios de mai multe ori.
İsaakios, çabuk sinirlenen zalim bir insan olarak tanımlanır.Jackson era notoriu ca persoană iute de mânie.
Carl ise Rick'e sinirlidir ve ona bağırır.Ea îl recunoaște pe Kane și îl strigă.
İnsan vücudunda 43 sinir segmenti vardır.La om, există 31 de perechi de nervi spinali.
Optik siniri hasarı genellikle kalıcı görme kaybına yol açar.Acesta este motivul pentru care pierderda vederii laterale conduce deseori la orbire de noapte.
Çabuk sinirlenir ve bu yüzden sık sık bağırır.Ea este încăpățânată la culme și adesea îl stârnește pe Ioz.
Eklembacaklıların ve kafadanbacaklıların beyni, birbirine paralel ikiz sinirden meydana gelmektedir.Creierul dorsal și masa nervoasă subesofagiană sunt conectați prin doi nervi laterali.