Ana içeriğe geç
Sözlük

sini ile cümle

sini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İkinci kraniyal sinir, tam bir çevresel sinir değildir, fakat ara beynin bir parçasıdır.Twee derde van de zenuwcellen bevindt zich niet in de hersenen, maar in de vangarmen.
Bir gün geçirdiği sinir krizinin ardından saçını kesti.Sindsdien gaat hij door het leven met kort haar.
Son Belgrad Belediye Başkanı, 24 Nisan 2014'ten beri bu görevde bulunan bağımsız siyasetçi Siniša Mali'dir.De huidige burgemeester (sinds 24 april 2014) van Belgrado is Siniša Mali.
Santi çok sinirlenir.Sander wordt er gek van.
1943'te üç tür çevresel sinir hasarı tanımlamıştır.In 1933 wordt al gesproken van 300 broedgevallen.
Neden sinirliler?Waarom zijn ze boos?
Sinirli mi? Ben mi? Hayır!Nerveus? Ik? Nee!
Yavaş yavaş sinirlerimi zıplatmaya başlıyorsun.Je begint langzaam op mijn zenuwen te werken.
Gittikçe sinirlendiler.Ze werden steeds bozer.
Klasik müzik, sinirli kimseler için en iyi terapidir.Klassieke muziek is de beste terapie voor zenuwachtige personen.
Ktesippos ise sinirlenip yalancı diye karşılık verir.The Lie of the Land (ang.).
Yalancı olarak anılmaya sinirlenen Poe, English'i yumruk yumruğa bir kavgaya zorladı.Poe, rozzłoszczony, że ktoś śmiał nazwać go kłamcą, wyzwał Englisha na walkę na pięści.
Andrew "Andy" Anderson - Louie'nin sinir hastası babası.Andrew „Andy” Anderson – ojciec Ludwika.
Ve bunu başaramayınca sinirlendi.Niestety, kiedy mu się to udało, stał się zły.
Çabuk sinirlenir ve bu yüzden sık sık bağırır.Jest bardzo nerwowy i najczęściej mówi przez krzyk.
İmparator Wanyan Yongji bunu haber aldığında, öylesine sinirlendi ki Moğol elçisini infaz etti.Wtedy mistrz Yunyan powiedział Musisz być bardzo ostrożny, gdy niesiesz tą wielką rzecz.
Bir gün bu durumu öğrenen baba çok sinirlenir.Ojciec na wieść o tym doznał szoku nerwowego.
Başlangıçta, sistemin yapay sinir ağları insan oyuncu uzmanlığı ile yüklendi.Sieci neuronowe systemu zostały początkowo załadowane z ludzkiej wiedzy na temat rozgrywek.
Buna sinirlenen Zayn, Eva Marie'den daha değerli olduğunu söyledi ve Strowman ile rövanş maçı istedi.Zayn stwierdził, że jest więcej wart od Marie i ponownie nakazał rewanżu ze Strowmanem.
XI. nervus accessorius: Efferent bir sinirdir.Klasyfikacja nerwu dodatkowego (XI, nervus accessorius) sprawia problemy.
Beyinlerinden 10 çift sinir çıkar.Od zwojów mózgowych odchodzi kilka pni nerwowych.
Çok kolay sinirlenebiliyordu.Dość łatwo się denerwuje.
Yine sinirlenen Corbin, Ambrose'a End of Days yaptı ve sonrasında Ambrose da maçtan elendi.Wkurzony Corbin powrócił do klatki i wykonał Ambrose'owi End of Days, co spowodowało eliminację Ambrose'a.
HSV-1 virüsü sinir sistemine zarar vermekte ve kişinin alzheimer olma riskini arttırmaktadır.Infekcja wirusem HSV-1 stanowi silny czynnik ryzyka w rozwoju choroby Alzheimera.
Oyuncuya, Master Chief'in sinirsel arabiriminde bulunan Cortana adında bir yapay zekâ eşlik eder.Graczowi towarzyszy Cortana, sztuczna inteligencja, która obejmuje układ nerwowy Master Chiefa.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.Mdleje, kiedy się denerwuje.
Çok sinirli bir insandır.Jest osobą nerwową.
Böylece sinir sistemi ve endokrin sistem birbirine bağımlı ve etkileyerek çalışır.Komputer i układ nerwowy powinny wzajemnie na siebie oddziaływać.
Beriberi tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır.Beri-beri – choroba układu nerwowego, której przyczyną jest niedobór witaminy B1.
Sissi Delmas: Müdürün sinir bozucu kızıdır.Elizabeth „Sissi” Delmas jest rozpieszczoną córką dyrektora.
Price sinir krizi geçirir.Tymczasem Rui przechodzi załamanie nerwowe.
Bradley, "Brad" Buttowski: Kick'in sinir bozucu 16 yaşındaki ağabeyidir.Bradley „Brad” Buttowski – nieznośny piętnastoletni brat Kicka i główny antagonista kreskówki.
Göring'i puro içerken resmeden bir heykel gördüğünde sinirlenirdi.Kiedyś zdenerwował się, gdy zamówiono statuę przedstawiającą Göringa palącego cygaro.
Bu olayın ardından, Weber artarak uyku problemine ve sinirliliğe düçar oldu.Po tym wydarzeniu Weber zaczął miewać nastroje depresyjne, stał się nerwowy i cierpiał na bezsenność.
Genel olarak lösemiler tüm kanserlerin %2 sini oluştururlar.Obecnie uważa się, że istnieją możliwości całkowitego wyleczenia 2 na każde 3 przypadki raka.
Fırçalarken acıtmamaya dikkat ediniz, sinirlenebilirler.Nie należy namaczać grzybów we wrzątku, gdyż twardnieją.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Związany jest z Xaną, z którą ma jednego syna - Bebeto.
Diğer yassı solucanlardan, 4 sinir kordlarının varlığı ile ayrılırlar.Podstawki podzielone wzdłuż przegrodami, z czterema palcowatymi sterygmami.
Almanya'nın tek arkadaşıdır ve genellikle onu sinirlendirir.Boi się Rosji i najczęściej jest on powodem jego płaczu.
Saldırıya uğrayan Angel sinirlenir ve vampire dönüşür.Główny bohater zostaje ukąszony przez wampirzycę i zmienia się w wampira.
CM Punk, Kevin Nash'e sinirlenir.Zespół nWo został rozwiązany po kontuzjowaniu Kevina Nasha.
Sinirleri sanıldığı kadar sağlam değildir.Chłopak nie jest tak bogaty, jak to sobie wymarzyła.
Bağ dokunun kılıfı epinöryum sinir ile çevrilmiştir.Sławomir Skręta) Rozdarte serce (muz.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Głupiec będzie się z was śmiał, ale mądry człowiek zrozumie.
Bu nedenle Jackson, o yıl sadece bir Grammy Ödülü almasını sinir edici olarak gördü.Artystka w 1985 roku otrzymała za niego nagrodę Grammy.
Toplam arazinin 500 000 km² sini buz kaplamıştır.Od około 15 milionów lat większą część kontynentu pokrywa lód.
Çok sinirlidir ama dostlarına karşı değil.Jest bezwzględny nawet dla starych przyjaciół.
Beyinden 12 çift sinir çıkar.Posiadają 12 par nerwów czaszkowych.
Ama Frodo kabul etmeyince sinirlenir ve yüzüğü almaya kalkışır.Gdy Frodo zamachuje się chcąc wyrzucić Pierścień, ulega jego wpływowi i przywłaszcza go.
Apollon bu duruma çok sinirlendi ve Kassandra'yı lanetledi.Cavaradossi czuje się zdradzony i przeklina Toscę.
Figaro buna çok sinirlenir ve Kontu bundan caydırmak istemektedir.Figaro jest zaskoczony i rozumie, że z niego żartowała.
Ve kolayca sinirlenebilir.Han blir lätt arg.
Her gün hareket etmek ister, eğer bu sağlanmazsa huysuzlanır ve sinirlernir.De måste hela tiden ges uppgifter, annars blir de olyckliga och blir nervösa.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Till skillnad från undertyp pallidum, ger de inte upphov till neurologisk sjukdom.
Teğmen geldiğinde sinirlidir.När hon kom blev hövdingen mycket upprörd.
Kübital çukurdan gelen medyan sinir pronator teres kasın iki ucu arasından geçer.Nerven lämnar armbågsregionen mellan m. pronator teres två huvuden.
Ama her zaman sinirli kalır.Han är alltid arg.
Marty buna çok sinirlenir.Roderick blir alldeles ursinnig.
Bunun üzerine sinirlenen Musa, 10 Emir tabletlerini kırar.1738 bygger Daniel Stråhle en orgel med 10 stämmor.
İnsan sinir sisteminde yaklaşık olarak 100 milyar nöron olduğu tahmin edilmektedir.Antalet neuron i hjärnan beräknas uppgå till ungefär 100 miljarder .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod