Ana içeriğe geç
Sözlük

sini ile cümle

sini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Al contrario de su apariencia, no ocasionan polución.
Üvey annelerinden görecekleri şiddeti düşününce daha da korkmuş ve sinirlenmiş.Seguramente, cuando tuvo conocimiento de los excesos de su hija, se sintió humillado e hipócrita.
Feniletilamin memeli merkezi sinir sisteminde veya nöromodülatör nörotransmiter olarak işlev görür.En el cerebro humano, se le atribuyen roles como neuromodulador o neurotransmisor.
Sinir sistemine etki ettiği için bir sinir ajanıdır.Como ya se ha mencionado, afecta al sistema nervioso.
Çok sinirli bir insandır.Una persona muy nerviosa.
Çok fazla kez sinir krizleri geçirirdi.Suele sufrir ataques nerviosos.
Beni kimse sinirlendiremez.Trato de no ponerme nerviosa.
Yaşlı hahamlar bir hayli sinirlenerek duruma tepki gösterdiler.El envés es densamente velloso con unos nervios muy prominentes.
Teğmen geldiğinde sinirlidir.Angustiada porque viene.
Omuriliğe doğrudan bağlantılı sinir hücreleri içermektedir.Tan solo tienen cordón nervioso ventral.
Bu rahatsızlığı, huzursuzluğu Freud neurosis (nevroz, sinirce) olarak isimlendirmiştir.Sin embargo lo que verdaderamente le interesa a Freud es lo que llama angustia neurótica.
Çevresel sinir sistemlerinin ana nörotransmitterleri, asetilkolin ve noradrenalindir.Los neurotransmisor más importantes del sistema simpático son la adrenalina y noradrenalina.
Sinir hücrelerinde, hücreler arasındaki iletişimde başrol oynar.Además, interviene en la comunicación entre las células nerviosas.
Sırabaşına bir sertifika ve bir seneliğine bakır bir sini verildi.Permiso de residencia válido, y una copia del mismo.
Bu davranışa sinirlenen Tonio Nedda'yı yakalar, ama o yanında bulunan bir kırbaçla Tonio'yu uzaklaştırır.Enojado, Tonio agarra a Nedda, pero ella toma un látigo y lo echa.
Çok güçlü bir şamandır ve siniri kontrol etmede ustadır.Tiene una habilidad increíble cuando se pone detrás de un micrófono.
Çok kolay sinirlenebilen bir yapısı vardır.Tiene un temperamento fácilmente irritable.
İnsanın sinir sistemi, yaklaşık 10 milyar sinir hücresi içerir.Un cerebro humano tiene unos 100 mil millones de neuronas.
Bu nedenle, sinirin geri kalanı mevcut yapısı sağlamdır.El resto de la mezquita es de construcción moderna.
Kafa sinirlerinin yedi çiftini ve kalp kapakçıklarını tanımladı.Identificó siete pares de nervios craneales.
En çok makbul olan gümüş sinilerdir.Es una de las menas de plata más importante.
Sini ve futalar ise, ertesi gün Matbah-ı Amire’ye iade edilirdi.Corren y llegan al aula donde tendrían la prueba al día siguiente.
Alt iç yüzlerindeki olukta bir sinir bulunur.Tiene una expresión preocupada en su rostro.
Vizüel sistem (Görme sistemi) organizmaların görmesini sağlayan merkezi sinir sistemi parçasıdır.El sistema visual es la parte del sistema nervioso que brinda a los organismos el sentido de la vista.
Ödemeyi unutmuş olmaları sinirimi bozuyor.Mi irrita che abbiano dimenticato di pagare.
Sinirlenecek iyi nedenlerim var.Ho i miei buoni motivi per essere nervoso.
Tom beni sinirlendirmeye başlıyor.Tom sta iniziando a darmi sui nervi.
Tom sinirimi bozmaya başlıyor.Tom inizia a darmi sui nervi.
Bir başka test yöntemi de sinir iletim hızının (NCV) ölçülmesidir.Un'altra prova comune misura la velocità di conduzione del nervo (NCV).
Sinir sistemi ile ilgili çalışmalar antik Mısır'a kadar uzanır.Lo studio del sistema nervoso risale all'Antico Egitto.
Birlikte, 1832'de yayınlanan "Evlilik ve Boşanma Hakkındaki Erken Makale" sini yazdılar.Inoltre, scrissero insieme Early Essays on Marriage and Divorce, pubblicato nel 1832.
Sinirlendiğinde veya gergin olduğunda rahatsızlığının emareleri kötüleşiyordu.Quando era contrariato o stressato, i sintomi della sua infermità peggioravano e si facevano più evidenti.
Sinirli, titiz ama rahatına da düşkün.Lei sembra innervosita ma forse anche attratta.
Çin yazı karakterleri, binlerce yıldır Sinitik dillerinin yazı sistemi olarak kullanılır.Per migliaia di anni, il cinese classico è stato usato per la lingua scritta.
Jane ise buna sinirlenmiştir.Jane arrabbiata se ne va.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.I difetti anatomici permettono una continuità tra l'ambiente esterno e il sistema nervoso.
Giffard'ın görüşlerine sinirlenen isimler rakip bir gazete çıkarmayı kararlaştırdı.Essendo discordi circa le opinioni politiche di Giffard, essi decisero di fondare un giornale avversario.
Buna sinirlenen kraliçe ateş açar.La regina furibonda lo uccide.
Adada Jack tabutun kapağını açar ve içinin boş olduğunu görüp sinirlenir.Sull'isola, Jack apre la bara scoprendo che è vuota, così, arrabbiato, la distrugge.
Hiroki Ishiyama: Yumi'nin sinir bozucu erkek kardeşidir.Hiroki Ishiyama: Fratello minore di Yumi.
İnanılmaz bir sinir vardı içinde.Entra in lei un po' di nervosismo.
Ama her zaman sinirli kalır.Tuttavia, fanno questo solamente quando sono nervosi.
Adeta bir sinir küpüdür.Presentano una sola nervatura.
Musaşi geç gelmiş ve Seyijuro'yu çok sinirlendirmiştir.Musashi si alzò e fece colazione con tutta calma.
Çabuk sinirlenir ve bu yüzden sık sık bağırır.È sempre arrabbiato e urla spesso.
Somurtkan ve sinirlidir.Ero delusa e irritata.
Göring'i puro içerken resmeden bir heykel gördüğünde sinirlenirdi.Si arrabbiò molto quando venne commissionata una statua raffigurante Göring mentre fuma un sigaro.
Ve kolayca sinirlenebilir.È facilmente irritabile.
Ve bunu başaramayınca sinirlendi.Si rifiutarono di farlo, facendola infuriare.
Ayaz ise bu duruma sinirlidir.La sua decisione innervosisce Horo Horo.
Evin iki küçük çocuğu ile başa çıkamayan son dadı sinirlenmiş ve işi bırakmak üzeredir.I genitori della neonata sono due ragazzini senza lavoro e senza possibilità di mantenerla.
Bu siyatik sinirini tek parça halinde çıkartan ve bunun eğitimini alan kişiye menaker adı verilir.Il singolo That Thing You Do scala rapidamente le classifiche.
Sinirlenince kafasından lavlar patlamaktadır.Quando è nervoso sgranocchia delle mentine.
Bugüne kadar hiçbir erkeğin dokunamadığı Artemis bu durum üzerine birden sinirlerin ve Orion'u öldürür.To Encourage The Others Quel giorno smettemmo di ridere , Orig.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Uno di questi è confuso dalla domanda, mentre l'altro ride ai suoi piedi.
Çok kolay sinirlenebiliyordu.Si arrabbia molto facilmente.
Çok kolay sinirlenir ve Stan'e sürekli şiddet uygular.Infuriata, chiede a Stan una vera e propria vacanza.
Bayağı şempanzeler, bonobolara göre daha fazla sinirlidir.I bonobo hanno tendenze più arboree rispetto agli scimpanzé.
Çok sinirlidir ama dostlarına karşı değil.Può sembrare fastidioso, ma vuole bene ai suoi amici.
Beyinden 12 çift sinir çıkar.12 è il numero di paia dei nervi cranici.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod