Benim hatam, alkışlamayın, bu sinek.Я ошибся. Не аплодируйте, это были крести.
Benim hatam, alkışlamayın, bu sinek.זאת אשמתי, אל תמחאו כפיים, זה היה תלתן.
Benim hatam, alkışlamayın, bu sinek.انه خطائي. لا تصفقو لي. انها ورقة اسباتي.
Benim hatam, alkışlamayın, bu sinek.スペードのJは
Ben sinekkuşu olacağım.Kolibri leszek.
Ben sinekkuşu olacağım.Sarò un colibrí.
Ben sinekkuşu olacağım.Voy a ser un colibrí.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.A kolibrik, ugyan nem hiperszonikusak, de rendkívül ügyesen manővereznek.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Como saben, los colibríes no son hipersónicos, pero si son maniobrables,
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.I colibrì, lo sappiamo, non sono ipersonici, ma sono maneggevoli.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.벌새는 물론 극초음속으로 날아갈 수 없지만 기동성은 매우 좋죠.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Kolibris fliegen nämlich nicht mit Überschall, aber sie sind manövrierfähig.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Kolibry nie są hipersoniczne, ale mają dużą zwrotność.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Les colibris voyez-vous, ne sont pas hypersoniques, mais ils sont maniables.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Os colibris não são hipersónicos, mas são manobráveis.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Păsările Colibri nu sunt hipersonice, dar sunt manevrabile.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Vy víte, že kolibříci nejsou hypersoničtí, ale umějí manévrovat.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Want kolibries zijn niet hypersonisch, maar ze zijn wendbaar.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Както виждате, колибритата не могат да летят със хиперзвукова скорост, но те могат да маневрират.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.Колибри не летают с гиперзвуковой скоростью, но они потрясающе манёвренны.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.הקוליבריים לא היפר-סוניים, אבל הם עם יכולות תמרון.
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.فكما تعلمون، الطائر الطنان هو ليس طائر فائق للصوت، لكنه طائر مناور
Bilirsiniz sinek kuşları hipersonik uçmazlar fakat manevra kabiliyetleri vardır.高い運動性を持っています 事実 ハチドリは後ろ向きに
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Ho visto mosche di molte dimensioni diverse.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Ich habe alle möglichen Fliegen gesehen.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Ik heb vliegen gezien in alle soorten en maten.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Jag har sett många olika stora flugor.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.J'ai vu des mouches de toutes tailles.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Jeg har set mange forskellige størrelser af fluer.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.다양한 종류, 여러 가지 크기의 파리를 봤습니다.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Olen nähnyt paljon erikokoisia kärpäsiä.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Saya telah melihat enam ukuran lalat yang berbeda.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Sok különféle méretű legyet láttam.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Viděl jsem spoustu různě velkých much.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Widziałem muchy w wielu różnych rozmiarach.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Έχω δει μύγες σε όλα τα μεγέθη.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.Я видел самых разных мух.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.لقد شاهدت العديد من الأحجام المختلفة للذباب.
Bir çok farklı sinek çeşidi gördüm.北米のハエは これより小さいです
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.1 là diệt muỗi bằng DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Az egyik a szúnyogok irtása DDT-vel.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.하나는 DDT로 모기를 박멸하는 것이었고,
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Een was de muggen doden met DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Eines war das Töten der Moskitos mit DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Jedním bylo vyhubení moskytů pomocí DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Jedným bolo vyhubenie komárov pomocou DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Jednym z nich było zabijanie komarów przy użyciu środka owadobójczego DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Um era matar os mosquitos com DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Una fue matar los mosquitos con DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Uno fu uccidere le zanzare con il DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Unul a fost uciderea tantarilor cu DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Yaang pertama adalah membasmi nyamuk dengan DDT
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Ο ένας ήταν η εξόντωση των κουνουπιών με DDT (*εντομοκτόνο).
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Едното били е избиване на комарите с ДДТ (дихлородифенилтрихлороетан).
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.Первая - убийство комаров при помощи ДДТ.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.האחד היה השמדת היתושים ב-DDT.
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.الأولى كانت قتل البعوض بالـ DDT
Birisi sivri sineklerin DDT (böcek öldürücü ilaç) ile öldürülmesi idi.もう一つは特効薬であるキニン、又はその抽出物での治療でした。
Bir kaç dakika içinde meyve sinekleri ortalığı kontrol etmeye gelecekЧерез несколько минут мухи будут пробовать попасть внутрь
Bir sinek iki koku akımının kesiştiği odanın orta noktasına geldiği zaman bir karar vermek zorunda.Kapan saja seekor lalat mencapai pertengahan ruangan di mana dua bebauan bertemu, dia harus membuat keputusan.