Ana içeriğe geç
Sözlük

seyrek ile cümle

seyrek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi.הלילה היה בהיר והכוכבים נראו היטב.
İngiltere'de seyrektirler.כן יצא להופעות אורח באנגליה.
Türkiye'de sıcak bölgelerde seyrek ağaçlı yerlerde görülür.В България се среща само като парково дърво в по-топлите места.
Eti lezzetlidir fakat seyrek bulunur. ^ TERMCAT (Katalanca)Месото е сочно, със приятен вкус. ((ru)) Тролингер
Seyrek bitki örtüsü ile kaplıdır.Cijela je površina pokrivena biljnim plaštom.
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.Karakum je rijetko naseljeno područje, samo jedna osoba na 6,5 km2.
Önceleri sık olan kontroller daha sonra hastanın durumuna göre daha seyrek olur.Niektoré operácie musia byť vykonané bez ohľadu na stav pacienta čo najskôr.
Kadınlarda ve 50 yaşın altındaki kişlilerde daha seyrek rastlanır.Najviac ohrození sú muži nad 50 rokov a ženy nad 60 rokov.
Batıda seyrek orman ağırlıklı olarak Sibirya Melezinden oluşur.Obýva lesy Palearktídy po Západnú Sibír.
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.Puščava je redko naseljena, saj ima samo enega prebivalca na 6,5 km².
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi.Tistega usodnega večera je bilo morje mirno in na nebu so se videle zvezde.
Üst yüzü seyrek alt yüzü sık tüylüdür.Na celopostavnih figurah je glava pogosto preveč velika.
16. yüzyılda İspanyol kolonisi olmadan önce bu topraklarda oldukça seyrek bir yerli nüfus bulunuyordu.Tam je bila španska kolonialna uprava v poznem 16. stoletju sredi starejšega avtohtonega naselja.
Demiryolunda seyrek yolcu trafiği vardır.Med mesti obstaja potniški železniški promet.
Ancak bu zehre çok seyrek bir şekilde maruz kalmıştır.Ta dišava se je prodajala zelo dobro.
Mayıs ve kasım aylarında daha az, diğer aylarda ise pek seyrek meydana gelir.Sužaliuoja gegužės mėnesį – vėliau už kitus.
Fırtınalar seyrek görülür.Ka ees ootavad tormid.
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi."Kuusirp lamas selili taevas ja tähed tantsisklesid tema ümber."
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.A hirtelen halál nagyon ritka ma már.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.A morte súbita tornou-se muito rara.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Chết bất tử trở nên rất hạn hữu
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Der plötzliche Tod ist sehr selten geworden.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.En pludselig død er blevet meget sjældent.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Het is tegenwoordig zeldzaam.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.급사는 점점 희귀해지고 있습니다.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.La morte improvvisa è diventata molto rara.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.La mort subite est devenue très rare.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.La muerte súbita se ha vuelto algo muy raro.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Moartea subită e foarte rară.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Nagła śmierć stała się bardzo rzadka.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Náhla smrť sa stala veľkou raritou.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Náhlá smrt se stala velmi vzácnou.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Ο ξαφνικός θάνατος έχει γίνει πολύ σπάνιος.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Внезапная смерть становится очень редким явлением.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.Раптова смерть нині рідкість.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.המוות הפתאומי נעשה נדיר ביותר.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.الموت الفجأة أصبح نادر جداً.
Ani ölüm çok seyrek olarak gerçekleşiyor.悲劇のヒロインのような死は
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.Entdeckungen wie Feuer sind so selten, dass aus dem Blickwinkel eines Einzelnen die Welt nie besser wurde.
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.불의 발견 같은 것은 극히 드물게 생기는 일이기 때문에, 개인의 입장에서 보면 세상에 발전 같은 것은 없었지요.
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.Objavy ako oheň sa stávali tak zriedkavo, že z pohľadu jednotlivca sa svet nikdy nezlepšoval.
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.Objevy jako oheň se odehrávaly tak zřídka, že z pohledu jednotlivce se svět vůbec nezlepšoval.
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.Ανακαλύψεις όπως η φωτιά συμβαίνουν τόσο σπάνια, που από μια προσωπική σκοπιά, ο κόσμος ποτέ δεν προόδευσε.
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.תגליות כגון האש קרו לעיתים כה נדירות, שמנקודת מבטו של האדם הבודד, העולם אף פעם לא השתפר.
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.الإكتشافات مثل النار تحدث بشكل نادر وذلك من وجهة نظر الفرد و أن العالم لن يتطور أبداً .
Ateş gibi bazı buluşlar o kadar seyrek oluyordu ki, bir bireyin bakış açısından dünya hiç değişmedi.ごく稀にしか起こらないので、個人の視点からみると それで世界が進歩したということはありませんでした。 新しいことを何も学習できなかったのです。
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Astu jalallasi harvoin lähimmäisesi kotiin, ettei hän sinuun kyllästyisi ja alkaisi sinua vihata.
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Calcă rar în casa aproapelui tău, ca să nu se sature de tine şi să te urască. -
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Chớ năng bước chơn đến nhà kẻ lân cận con, E người chán con, và trở lòng ghét con chăng.
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Chớ năng bước chơn đến nhà kẻ lân_cận con , E người chán con , và trở lòng ghét con chăng .
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Detén tu pie de la casa de tu vecino, no sea que se harte de ti y te aborrezca
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Entzieh deinen Fuß vom Hause deines Nächsten; er möchte dein überdrüssig und dir gram werden.
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Janganlah terlalu sering datang ke rumah tetanggamu, nanti ia bosan lalu membencimu
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.너는 이웃집에 자주 다니지 말라 그가 너를 싫어하며 미워할까 두려우니라
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Låt din fot icke för ofta komma i din väns hus, Så att han ej bliver mätt på dig och får motvilja mot dig.
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Loop bij uw naaste de deur niet plat, anders krijgt hij misschien genoeg van u en gaat u haten.
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Metti di rado il piede in casa del tuo vicino, perché non si stanchi di te e ti prenda in odio
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Põe raramente o teu pé na casa do teu próximo, para que não se enfade de ti, e te aborreça.
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Powściągnij nogę twoję od domu bliźniego twego, by snać będąc ciebie syt, nie miał cię w nienawiści.
Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.Redkoma zahajaj v bližjega svojega hišo, da se te ne naveliča in te ne črti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
seyrek ile cümle - Sayfa 4 - seyrek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App