Seyrek olarak meyve gibi bitkisel gıda da alırlar.V zajetí pásovci konzumují i jídlo, jako je ovoce a zelenina.
Seyrek olarak Balmumcu Çiftliği'ne gitmesine izin verilmekteydi.Poradil jim, aby se po vzoru Abenaků dali na farmaření.
Kırmızı renkli mal grubu diğer renklere oranla daha seyrektir.Velká rudá skvrna bude muset počkat na další expedice.
Bu seyreklik özellikle Lapland bölgesinin iç kısımlarında belirgin olarak görülür.To platí zejména pro vnitrozemskou část Laponska.
Ülkenin doğusunda seyrek olarak güçlü fırtınalar görülür, ancak kıyı bölgelerinde fırtınalar yaygındır.Furtunile puternice sunt rare în est, dar frecvente în zonele de coastă.
Bütün bölgede çok seyrek yerleşim olduğundan flora ve fauna çok çeşitlilik gösterir.Ca peste tot în Galapagos, fauna și flora oferă aici un spectacol remarcabil.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Se întâlnesc și o serie de tipuri mai rare.
İngiltere'de seyrektirler.Sejur în Anglia.
Daha önce karanlık taraf çok seyrek bir şekilde yayılmış ve çok fazla sayıda Lord tarafından paylaşılmıştı.Előzőleg a sötét oldal túlságosan vékonyra szétterült, túl sok nagyúr között oszlott meg.
Ksenon Güneş atmosferinde, Dünya'da ve asteroidlerde ve kuyrukluyıldızlarda göreli olarak seyrek bulunur.A xenon a Nap, a Föld atmoszférájában valamint az aszteroidákban és az üstökösökben viszonylag ritka.
Fakat güvenlik tedbirleri günden güne seyrekleşti.Az éberségi próbát minden nap elvégezték.
16. yüzyılda İspanyol kolonisi olmadan önce bu topraklarda oldukça seyrek bir yerli nüfus bulunuyordu.A 16. századi spanyol gyarmatosítás előtt a tartomány lakói indiánok voltak.
İngiltere'de seyrektirler.Angliába küldik tanulmányútra.
Yerleşim seyrektir.Lakópark Budán.
Kabuğu donuk sarı-yeşil, çok paslı ve seyrek beneklidir.Laza, üde zöld lombja nagyon szép, szinte csipkézettnek tűnik.
Fırtınalar seyrek görülür.Myrsky näytti olevan tulossa.
Makiye göre daha seyrektir.Kauemmas katsomisen taidosta.
İngiltere'de seyrektirler.Seurasi taistelu Britanniasta.
Önceleri sık olan kontroller daha sonra hastanın durumuna göre daha seyrek olur.Μερικές φορές περισσότερες από μία αιτίες είναι παρούσες στον ίδιο ασθενή.
İl ayrıca seyrek bir nüfusa sahip olup, nüfusunun üçte biri kırsalda yaşar.Έχει πληθυσμό περίπου 1 εκατ. κατοίκων και εκεί κατοικεί το ένα τρίτο του πληθυσμού της χώρας.
Kızamık döküntülerinden daha seyrektir.Για περισσότερα βλέπε Jabber.
Ksenon Güneş atmosferinde, Dünya'da ve asteroidlerde ve kuyrukluyıldızlarda göreli olarak seyrek bulunur.Xenon er relativt sjældent i solens atmosfære, på jorden og i asteroider og kometer.
Bu bölge çok seyrek nüfuslanmıştır.Regionen er meget tæt befolket.
Kadın seri katillere daha seyrek rastlanır.Den som dræber præsenterer flere forskellige eksempler på seriemordere.
Pars kedisinin tamamı tehdit altında değilken yine de bölgesel olarak çok seyrekleşmiştir.Selvom øresvinet mange steder er lokalt truet, betragtes arten som helhed ikke som truet.
Ana madde: Menstrüel bozukluk Seyrek veya düzensiz yumurtlamaya oligoovülasyon denir.Uddybende artikel: Menstruationsforstyrrelse Sjælden eller uregelmæssig ægløsning kaldes oligoovulering.
Bütün fazlar ISM dünya standartlarına göre fazlasıyla seyrektir.Amerikanere er ekstremt velgørende i forhold til globale standarder.
Özellikle batı kesiminin seyrek bir yerleşme dokusu vardır.Specielt luftsport har nu sit store samlingssted her.
Finlandiya'nın en büyük ve en seyrek nüfuslu bölgesidir.Det er det befolkningsrigeste og tættest befolkede område i hele Tyskland.
Eris Eris (ortalama 68 AB) bilinen en büyük seyrek disk gök cismidir.Utdypende artikkel: Eris Eris (68 AU gjennomsnittlig) er det største kjente spredte skiveobjektet.
Ülkenin doğusunda seyrek olarak güçlü fırtınalar görülür, ancak kıyı bölgelerinde fırtınalar yaygındır.Kraftige stormer er sjeldne i den østlige delen av Litauen, men vanlig i de kystnære områdene.
Bu bölgede coğrafi özellikler nedeniyle nüfus seyrektir.På grunn av dette grupperes befolkningsmengden etter spesielle kjennetegn.
Seyrek de olsa Ima veya Imma Sumack adlarını da kullanmıştır.På denne tiden benyttet hun kunstnernavnet Imma Sumack.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Det finnes imidlertid typer som kan veie noe mer.
Apartman oluşumu seyrektir.PELAKSANAAN PENATAAN RUANG.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Ada banyak lagi kasus serupa.
Flavius Stilicho (çok seyrek Stilico yazılır) (y.Flavius Stilicho (/ˈstɪlɪkoʊ/; terkadang disebut sebagai Stilico; s.
Eskiden gözüken sisler artık çok seyrek görünür olmuştur.Kali yang dulunya berkelok kini lurus lebar.
Norrland, oldukça seyrek bir nüfusa sahipken, ülkenin yüzölçümü bakımından yüzde altmışını kapsar.Vùng miền bắc Norrland rộng lớn nhưng dân cư thưa thớt chiếm khoảng 60% diện tích đất nước.
Bütün fazlar ISM dünya standartlarına göre fazlasıyla seyrektir.Địa hình của quần đảo khá khiêm tốn so với tiêu chuẩn toàn cầu.
Doğal yıldırım topunun bilimsel verileri seyrekliğinden ve tahmin edilemez olmasından dolayıçok az bulunur.Các dữ liệu khoa học về sét hòn rất ít ỏi vì tính thất thường và không dự báo trước được của nó.
İngiltere'de seyrektirler.Xem chương trình ở ở Anh.
Makiye göre daha seyrektir.Xem thêm bản đồ chính xác hơn.
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.Dân cư trong vùng này rất thưa thớt, trung bình có một người/6,5 km².
Kadınlarda ve 50 yaşın altındaki kişlilerde daha seyrek rastlanır.50歳未満の女性や子供に多いとされる。
Ülkenin doğusunda seyrek olarak güçlü fırtınalar görülür, ancak kıyı bölgelerinde fırtınalar yaygındır.激しい嵐は東部ではあまり起こらないが、海岸部では頻繁に起こる。
Yerleşim seyrektir.調布在住。
Büyük Britanya'da seyrek rastlanır.しずくちゃんたちがイギリスで出会った。
İngiltere'de seyrektirler.イギリスへ演奏旅行。
Üst yüzü seyrek alt yüzü sık tüylüdür.長身で顔は面長。
Seyrek olarak radyo dinlerim.私はめったにラジオを聴きません。
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.沙漠上人口稀少,平均每6.5平方公里才有一個人。
Orman örtüsü bakımından seyrektir.해골 숲 (ドクロの森) 던전 항목 참조.
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.사막 기후로 인해 인구가 산발적으로 분포하며 6.5 km² 당 1명이 분포한다.
İngiltere'de seyrektirler.영국에서는 와 가깝게 소리낸다.
Seyrek olarak meyve gibi bitkisel gıda da alırlar.גם היום עדיין מגישים פירות ודבש כקינוח.
Bu bölge çok seyrek nüfuslanmıştır.אזור זה מכיל מבני ציבור רבים.
Seyrek olarak, kısa dönemler için Mars parlaklıkta Jüpiter'i geçebilir.נראה היה שיוגוסלביה תוחלף בקרוב במספר מדינות יורשות.
Bir tarihçi şöyle not etmişti: "Çok seyrek olarak bir seyahat bu kadar çok anekdota ilham verir".באחד ממשפטיה הנודעים אמרה: "עולה הרבה להיראות זולה כל כך."
Çimtur Bu alanda seyrek de olsa yalıtaşlarına rastlanmıştır.גידול חזירים התאפשר, אם בכלל, בסביבותיהן של ערים אלה.