Ana içeriğe geç
Sözlük

seyrek ile cümle

seyrek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha seyrek yapraklıdırlar.Weiteres siehe unter Löten.
Apartman oluşumu seyrektir.Aufsatzband zur Ausstellung.
Kadınlarda ve 50 yaşın altındaki kişlilerde daha seyrek rastlanır.Für Frauen und für Personen über 50 Jahre zeigte sich kein solcher Zusammenhang.
Apartman oluşumu seyrektir.Établissement - Voir Appareil.
Makiye göre daha seyrektir.Encore une vue des machineries.
İngiltere'de seyrektirler.Mission en Angleterre.
Çok seyrek olarak BCG aşısına bağlı olarak tüberküloz şankrı gelişebilir.Cependant, cette croissance a dépassé de loin le niveau de croissance que BC Transit pouvait fournir.
Bütün fazlar ISM dünya standartlarına göre fazlasıyla seyrektir.Ils sont particulièrement bien équipés selon les standards de l'Univers.
Fırtınalar seyrek görülür.Les tempêtes se succèdent.
Ancak bu zehre çok seyrek bir şekilde maruz kalmıştır.En fait ce processus n'est qu'une fermentation très surveillée.
Bir tarihçi şöyle not etmişti: "Çok seyrek olarak bir seyahat bu kadar çok anekdota ilham verir".Como un historiador señaló: «Rara vez puede haber inspirado un recorrido tantas anécdotas».
Hakkındaki bilgiler seyrektir.Mas información visitar:
Kuzey yarısında oldukça seyrektir.Vista parcial de la mitad norte.
Apartman oluşumu seyrektir.Fundación Aparejadores.
Akarsu şebekesi seyrektir.Atención al viajero.
Karaya seyrek çıkar.Despertar de la Costa.
Ancak bu seyrek gaz kütlesi de yeryüzündeki yaşam açısından önemlidir.El llamado efecto invernadero es entonces, vital para la vida en el planeta.
Arada sadece ritim gitar ve seyrek klavye akorları yer alan açık boşluklar."Este remake, por el contrario, huele a salas de reunión y a dispositivos de cálculo."
Bu yeni sürümde Kate Bush piyano eşliğinde daha seyrek bir performans icra eder.Nunca más Kate Bush llegaría tan alto en las listas musicales.
Kuyruk tek renk ve ucu uzun seyrek kıllarla kaplıdır.Los mismos son de un solo color y son telas asargadas.
Emily, yaşamı boyunca pek seyrek olarak Amherst'ten çıkmıştır.Ana Amalia permaneció viuda el resto de su vida.
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi.Ora il cielo era sopra di me e mi apparvero le stelle.
Bütün olarak Yunanistan'da Slav kültür izleri çok seyrektir.Peraltro, le tracce della presenza Slava in Grecia sono comunque molto rare.
Dış atmosferi şişkin ve seyrektir.Il risultato è spettrale e atmosferico.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Visitando i ruderi della chiesa, al suo interno si notano ancora tracce degli affreschi.
Orada seyrek olarak iki yıl oynadı.Assiste agli ultimi due turni come spettatore.
Ksenon Güneş atmosferinde, Dünya'da ve asteroidlerde ve kuyrukluyıldızlarda göreli olarak seyrek bulunur.Ксенон относительно редок в атмосфере Солнца, на Земле, в составе астероидов и комет.
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi.А мы молились тогда прямо под открытым небом, под звёздами.
Kadın seri katillere daha seyrek rastlanır.Не раз её сравнивали с серийными убийцами.
Daha önce, bu kıymetli hediye bir arazi olabiliyordu, Şogunluk zamanında arazi seyrek verilen bir hediyeydi.Мы знаем, что он феноменально дан как подарок, настоящее предоставленное в тревоге.
Üst yüzü seyrek alt yüzü sık tüylüdür.Тогда лицо внизу кажется толще.
Büyük Britanya'da güney kıyılarında seyrek görülür.В Великобритании отмечен только вдоль южного побережья.
Şüphesiz ki etraflarında başka seyrek olarak başka Rumlar da yaşamaktaydı.В них, между чем, нашли отражение и другие стороны жизни.
Karaya seyrek çıkar.خذني إلى شاطئ البحر..
Önceleri sık olan kontroller daha sonra hastanın durumuna göre daha seyrek olur.الكوابيس المستمرة سوف تتحسن عادة مع تقدم المريض.
Görev ayrıntıları seyrekti.ضع تفاصيل المهام.
Makiye göre daha seyrektir.أنظر الخريطة أعلاه.
Bu seyreklik özellikle Lapland bölgesinin iç kısımlarında belirgin olarak görülür.وهذا ينطبق بشكل خاص على الأجزاء الداخلية من لابلاند.
Hakkında az bilgi olan ve seyrek görülen bir türdür.Trata-se de espécie com poucas informações disponíveis.
İngiltere'de seyrektirler.Servem uma missão na Inglaterra.
Karaya seyrek çıkar.Folha do Litoral.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Incidentes mais recentes também ocorreram.
Flavius Stilicho (çok seyrek Stilico yazılır) (y.Flavius Stilicho (soms geschreven als Stilico) (ca.
Günümüzde oldukça seyrek kullanılır.Tegenwoordig wordt er milder naar hem gekeken.
Sıçan kangurusugiller gece aktifdir ve seyrek ağaçlı alanlarda ve fazla sıkı olmayan ormanlarda yaşarlar.A. derbianus is 's nachts actief en leeft in holle bomen.
Seyrek de olsa "TV" ve "FM" DX'ciliği de yapılmaktadır.W utworze Yeah, Yeah, Yeah występuje również DMX.
Büyük Britanya'da güney kıyılarında seyrek görülür.Z jego brzegu widać Wielką Brytanię.
Eris Eris (ortalama 68 AB) bilinen en büyük seyrek disk gök cismidir.Eris Eris (średnio 68 au) jest największym znanym obiektem dysku rozproszonego.
Buna ek olarak "This Woman's Work" şarkısının daha seyrek, sadece piyano barındıran sürümünü tekrar kaydetti.Chcieli w ten sposób wrócić do "sztuki prawdziwej", która oprócz piękna niesie też z sobą przekaz.
Ksenon Güneş atmosferinde, Dünya'da ve asteroidlerde ve kuyrukluyıldızlarda göreli olarak seyrek bulunur.Xenon är relativt ovanlig i solens atmosfär, på jorden, och i asteroider och kometer.
Eskiden gözüken sisler artık çok seyrek görünür olmuştur.Spjutet var, som vi redan sett, känt sedan länge.
Ancak bunlar çok seyrek bir yerleşim dokusu oluşturuyordu.Detta bidrar till en mer attraktiv bostadsmarknad.
Görev ayrıntıları seyrekti.Mindre uppdrag följde.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Очевидно, внутрішні дерев'яні стіни церкви були прикрашені фресками.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Тут зустрічаються й унікальні випадки.
Bütün olarak Yunanistan'da Slav kültür izleri çok seyrektir.В цілому, сліди слов'янської культури в Греції дуже рідкісні.
Demiryolunda seyrek yolcu trafiği vardır.На залізниці здійснюється регулярний пасажирський рух.
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi.Бог стояв на верхівци дуги та вішав зірки на небо.
Çöl bölgesinde nüfus çok seyrektir, 6,5 km2'ye ancak bir insan düşer.Celé území pouště je velmi řídce osídlené, průměrně zde žije jeden člověk na ploše 6,5 km².
2001 yılı sayımlarına göre 186.000 nüfusu vardır ve bu nüfusla Litvanya'nın en seyrek nüfuslu ilidir.Kraj má zhruba 186 000 obyvatel (2001) a je nejméně zalidněným litevským krajem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod