Ana içeriğe geç
Sözlük

seyahat etmek ile cümle

seyahat etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Yurt dışında seyahat etmek çok ilginçtir.Viajar al extranjero es muy interesante.
Seyahat etmek için yeterince param yok.No tengo dinero suficiente para viajar.
Ben seyahat etmekten nefret ediyorum.Odio viajar.
Ancak karşı kıtaya seyahat etmek mümkündür.Sólo viajar al pasado es posible.
Uçmak seyahat etmek için en hızlı yoldur.Volare è il modo più rapido di viaggiare.
Seninle seyahat etmek istiyorum.Я хочу путешествовать с тобой.
Ancak karşı kıtaya seyahat etmek mümkündür.Противник сможет только ходить.
Bu vagonlarda erkeklerle birlikte seyahat etmek istemeyen kadınlar kullanmaktadır.حيث تستخدم تلك العربات للنساء اللاواتي لايريدون الركوب مع الرجال.
Seyahat etmek eğlencelidir.السياحة ممتعة
Japonya'da 98 yolcu ve toplam 175 havaalanı vardır ve uçmak seyahat etmek için tutulan bir yoldur.Existem 176 aeroportos e voar é uma maneira popular de viajar entre as cidades.
Seyahat etmek eğlencelidir.É divertido viajar.
Trusotski yeniden evlenmiştir, ancak genç bir subay kendi ve eşi ile seyahat etmektedir.Troesotsky is hertrouwd, maar een jonge officier reist mee met hem en zijn vrouw.
Bu vagonlarda erkeklerle birlikte seyahat etmek istemeyen kadınlar kullanmaktadır.Dat is niet naar de zin van de vrouwen, die met hen meerijden.
Uçakla seyahat etmektense trenle seyahat etmeyi tercih ederim.Ik reis liever met de trein dan met het vliegtuig.
Tek başına seyahat etmek istiyor.Hij reist graag alleen.
O seyahat etmek istedi.Вона хотіла подорожувати.
Rumen kimlik kartı olan Carte de Identitate günümüzde Avrupa Birliği içinde seyahat etmek için kullanılabilir.De asemenea, românii pot folosi cartea de identitate pentru a călători in Uniunea Europeană.
Ulaşım ücretlerinin yüksekliğinden dolayı mahallede birçok insan otostopla seyahat etmektedir.În multe țări pentru circularea pe autostrăzi, sunt obligatorii taxe de circulație.
Uzak ufuklara seyahat etmek ister misin?Dorești să călătorești spre orizonturi îndepărtate?
Seyahat etmek için yeterince param yok.Nincs elég pénzem utazni.
II. Dünya Savaşı, Osaka bölgesinden Tokyo'ya seyahat etmek konusunda çok büyük zorluklara sebep olmuştu.Toisen maailmansodan syttyminen merkitsi suuria vaikeuksia Tampereen Liikenne Oy:n toimintaan.
Hareket halindeki bir araçta iki kişi seyahat etmektedir.Autoon mahtuu kaksi ihmistä.
Tom yalnız seyahat etmek için çok genç.Tom on liian nuori matkustamaan yksin.
Her ay, bir milyondan fazla kişi, Tel Aviv üzerindeki demiryolu ağını kullanarak seyahat etmektedir.Mer enn en million personer følger gravferden gjennom London.
Hareket halindeki bir araçta iki kişi seyahat etmektedir.Og like etterpå dukker det opp to menn i en bil.
Alice Longabaugh ve abisi Gilbert, büyük bir atlı kervan ile Oregon'da seyahat etmektedirler.アリス・ロングボウと兄のギルバートは新天地を求め、オレゴンへ向かってキャラバンと共に旅をする。
Ancak karşı kıtaya seyahat etmek mümkündür.相手をすり抜けて移動することが可能。
Hareket halindeki bir araçta iki kişi seyahat etmektedir.二条操車場で操車を行っている。
Seyahat etmek için iş insanları ve kadınlara genellikle 64 sayfa içeren ticari bir pasaport verilecektir.商務護照:簽發給需要頻繁出國的商人和婦女,共有64頁,有效期7年。
Hareket halindeki bir araçta iki kişi seyahat etmektedir.車下隨行徒若干人。
Trusotski yeniden evlenmiştir, ancak genç bir subay kendi ve eşi ile seyahat etmektedir.טרסוצקי נשוי בשנית, כאשר קצין צבא צעיר נוסע יחד איתו ועם אשתו.
Şehirde seyahat etmek için en hızlı ulaşım aracıdır.התחבורה הציבורית בעיר היא הדרך הקלה ביותר לתנועה בתוך העיר.
Bu senaryoda yolcu kapalı bir zaman eğrisinde seyahat etmektedir.באחת הסצנות, המכונית נראית כנוסעת בזמן.
Seyahat etmek çok eğlencelidir.טיול הוא כיף מאד.
Ben seyahat etmekten zevk almıyorum.אינני נהנה ממסעות.
Seninle seyahat etmek istiyorum.Искам да пътувам с теб.
Ulaşım ücretlerinin yüksekliğinden dolayı mahallede birçok insan otostopla seyahat etmektedir.Za večino avtocest je potrebno plačati cestnino.
II. Dünya Savaşı, Osaka bölgesinden Tokyo'ya seyahat etmek konusunda çok büyük zorluklara sebep olmuştu.Antras pasaulinis karas sudavė labai smarkų smūgį Tosa-Inu populiacijai Japonijoje.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Aber das Pendeln zwischen Sprachen ermöglicht es mir, mich selbst neu zu erfinden.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ale podróż pomiędzy językami daje mi szansę odtwarzania siebie.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ale přechod mezi jazyky mi dává možnost znovu se obrodit.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Dar permutarea între limbi îmi oferă şansa de a mă recrea.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.De a nyelvek közötti ingázás, módot ad, hogy újrateremtsem magam.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.두 언어 사이를 오고감은 제 자신을 새롭게 재창조할 수 있는 기회였죠.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Ma il pendolare tra linguaggi mi dà la possibilità di ricreare me stessa.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Mais de passer d'une langue à l'autre me donne la chance de me recréer.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Mas a viagem incessante entre as línguas dá-me a oportunidade de me recriar a mim própria.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Pendelen tussen talen geeft mij de kans mezelf te herscheppen.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Pero el conmutar entre los idiomas me da la oportunidad de recrearme a mí misma.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Το ταξίδι μεταξύ των γλωσσών μού δίνει την ευκαιρία να αναδημιουργώ τον εαυτό μου.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Но переключение между языками дает мне возможность взбодриться.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.Но пътуването между езиците ми дава шанс да пресъздам себе си.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.אך ההחלפה בין השפות העניקה לי את האפשרות ליצור עצמי מחדש.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.إلا أن التنقل بين اللغات يمنحنى الفرصة لإعادة خلق ذاتي.
Ama diller arasında seyahat etmek bana kendini yeniden yaratma şansı veriyor.私はトルコ語で執筆するのが大好きです 私にはロマンチックで感情に訴える言語だからです
Benim için seyahat etmek biraz âşık olmak gibi, çünkü birden bütün algılarınız "açık" olarak ayarlanır.At rejse er for mig lidt ligesom at være forelsket, fordi pludselig er alle dine sanser slået "til."
Benim için seyahat etmek biraz âşık olmak gibi, çünkü birden bütün algılarınız "açık" olarak ayarlanır.Att resa är för mig, lite grann som att vara förälskad, för plötsligt är alla dina sinnen påslagna.
Benim için seyahat etmek biraz âşık olmak gibi, çünkü birden bütün algılarınız "açık" olarak ayarlanır.Az utazás számomra egy kicsit olyan, mint a szerelem, mert hirtelen minden érzéked bekapcsol.
Benim için seyahat etmek biraz âşık olmak gibi, çünkü birden bütün algılarınız "açık" olarak ayarlanır.여행은 저에게 사랑에 빠지는 것과 비슷합니다. 왜냐하면 갑자기 자신의 모든 감각이 작동하기 시작하거든요.
Benim için seyahat etmek biraz âşık olmak gibi, çünkü birden bütün algılarınız "açık" olarak ayarlanır.Le voyage, pour moi, c'est un peu comme être amoureux, car soudainement, tous vos sens sont activés.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod