Ana içeriğe geç
Sözlük

sevk ile cümle

sevk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
İkinci bölüm, sevk barutudur.2 紧锁新鲜。
Patlama sonrası olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.并且这个时候已经有多辆救护车以及许多警察和消防员在听到爆炸声后赶赴现场。
Çıkan olayları incelemek için bölgeye komando birlikleri sevkedildi.為了調查此次事件親臨一線進行指揮。
Anti yerçekimi bilim kurguda yinelenen bir kavramdır, özellikle de uzay aracı sevki bağalamında.反重力一般会在科学幻想中提及,特别是在航天器推进这一内容中。
Aynı gün diğer komutanlarla birlikte emekliye sevk edildi.同日,再次被封征夷大将軍。
Ardından suç vasfı değişerek "suç işlemeye tahrik"ten tutukluluğa sevk edildiler.后来被甄邯劾奏“失礼不敬”,下狱自杀。
Yaralılar civardaki hastanelere sevk edildi.부상자들은 주위의 여러 병원으로 호송되었다.
1992'de Microsoft SQL Server 4.2 sevkedildi.1993년 마이크로소프트 SQL 서버 4.2를 출시했다.
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.나는 많은 이들을 실망시키고 충격에 빠지게 했다.
Bu durum, hikâyeden 200 yıl önce Shinigamileri, Quincy’yi yok etmek için seferberlik yapmaya sevk etti.결국, 200년 전 퀸시섬멸작전이 결행되었으며 사신들은 퀸시들을 정의라는 이름 하에 섬멸시켰다.
İlk sevkiyat Nisan 1946'da gerçekleşti.최초의 정의는 1964년 4월에 등장하였다.
Moskova'dan gelecek yardımları organize edip ilk resmî sevkiyatı gerçekleştiren kişi Halil Kut oldu.최초의 히브리어 원전으로부터 완역을 시도하여 간행된 한국의 첫번째 구약성서로 선종완 신부가 번역하였다.
Senatörler 75 yaşına ulaştığında emekliliğe sevkedilirler.סנטורים מכהנים עד הגיעם לגיל 75.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.עם זאת, הספירה הייתה שגרתית לחלוטין.
İlk sevkiyat Nisan 1946'da gerçekleşti.הקונגרס הראשון התקיים בקיץ 1947.
İki ulus arasında birçok ortak payda (dil ve tarih gibi) onları müttefikliğe sevketti.עיתונים רבים של שתי המדינות הביעו תמיכה בברית.
Kuvvetlerini Suriye'ye sevketmeye başladı.הם נהנו מאשליית הכוח שלהם בביירות.
Dava mahkeme dışına sevkedilmiş ve bunun üzerine 300.000'i aşkın Napster kullanıcısı servisten men edilmiştir.הלהקה הגישה תביעה נגד נאפסטר תוך דרישה כי 300,000 המשתמשים שסחרו בשירי מטאליקה יוחרמו מן הרשת.
Bu doğrultuda Zimbabve ülkeye 10.000 askeri güç sevk etmiştir.В отговор на това в България навлиза 10-хилядна византийска войска.
Altın, Moskova’ya özel zırhlı trenle sevk edilecektir.Взема се решение, то да бъде доставено с брониран вагон, прикрепен към влака за Москва.
Sonrasında teslim olacak ve Tokyo’daki hapishaneye sevk edilecektir.По–късно се предава и е затворен в затвора в Джеферсън.
Çıkan birlikler Varna'ya sevk edildi.Неговата войска е разбита край Варна.
Ancak bu gemilerden 60 tanesi, bu kez Amyrtaeus'un ayaklanmasını desteklemek üzerine Mısır'a sevk edilmiştir.По-късно той изпраща 60 кораба в подкрепа на египетските въстаници.
İlk sevkiyatın başarılı olması üzerine, MI6 arkasından birkaç operasyon daha yaptı.Ohrabreni uspjehom ove akcije, MI6 izveo je još nekoliko sličnih operacija.
Filmin başarısı Warner Bros.'u Batman: The Animated Series'i yaratmaya sevk etti.Uspjeh Batmana nagnao je Warner Bros. Animation da osmisle animiranu seriju.
Yükler Rotterdam Limanı'ndan gemi, mavna, tren veya karayolu aracılığı ile sevk edilmektedir.Iz Rotterdama se prijevoz robe vrši putem broda, riječkih tegljača, željeznicom ili cestom.
19 Ekim - ABD, Türkiye'ye askeri malzeme sevkiyatını başlattı.19. kolovoza započeto je masovno povlačenje američkih vojnika iz Iraka.
Müttefik kontrolüne sevk edilmeden önce Milano'daki San Vittore Hapishanesi'nde birkaç gün geçirdi.Lav je nekoliko mjeseci proveo u kućnom pritvoru u Beneventou prije nego što je pušten.
Akdeniz sahillerine de önemli bir askeri kıt’a sevk etti.Samostalno je vodio veliko brodogradilište na Pećinama.
2013 yılında emekliye sevk edildi.2013. godine otišla je u mirovinu.
Altın, Moskova’ya özel zırhlı trenle sevk edilecektir.Pre potreby sovietskej armády bol denne vypravovaný z Milovíc do Moskvy špeciálny vlak.
Sanık, suç işlediği düşünülerek mahkemeye sevkedilen kişi.Páchateľ je osoba, ktorá spáchala trestný čin.
Sokrat'a göre insan ruhu görünmez ve ölümsüzdü, bedeni sevk ve idare eden ruhtu.Podľa hinduizmu je duša (átman) nesmrteľná, zatiaľ čo telo podlieha zrodeniu a smrti.
Avrupa'da kürkü artık ithal edilmezken, hala büyük bir sayıda kürk Japonya'ya sevk edilir.Danes ni več v uporabi v Romuniji, nekaj sistemov pa so izvozili v Nigerijo.
İttifak kısa sürdü ve Sextus Roma'ya tahıl sevkiyatını durdurdu.Susitarimas ilgai neišsilaikė ir Sekstas vėl nutraukė javų tiekimą Romai.
Sextus Pompeius Octavianus'u Akdeniz'deki hububat sevkiyatından İtalya'yı mahrum bırakmakla tehdit etti.Sekstas Pompėjus kėlė grėsmę Oktavianui stabdydamas javų siuntas į Italiją.
Yaklaşık 500 Danimarka Yahudisi Bohemya'daki Theresienstadt gettosuna sevk etti.Apie 200 žydų buvo išsiųsti į Balstogės getą.
Sevk irsaliyesi en az 3 (üç) nüsha düzenlenmektedir.Ahelpolümerisatsiooni protsessides esineb vähemalt kolm (või neli) vahestaadiumi.
30 Ekim tarihinde terör örgütü üyeliği suçlamasıyla sevk edildiği mahkemece tutuklandı.Alles 1. oktoobril ametisse astunud ministrit kahtlustati seotuses organiseeritud kuritegevusega.
Roma piyadesini Postumius, atlı birlikleri ise Titus Aebutius Elva sevk ve idare etmiştir.Rooma jalaväge juhtis diktaator Postumius ja Rooma ratsaväe eest vastutas Titus Aebutius Elva.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.1944 anti ametlikult luba poiste relvastamiseks vastavalt olukorrale.
Bu durum onu, boş zamanlarında yazı yazmaya sevk etti.Vabal ajal tegeles ta kirjutamisega.
Sonuç olarak sevk edildiği Tunus'taki hastanede 4 Ocak'ta hayatını kaybetti.Läänemaa haiglas suri ta öösel vastu 6. augustit.
Akdeniz sahillerine de önemli bir askeri kıt’a sevk etti.Ta ulatub Lüükia rannikult sõjaliselt tähtsa Kiliikia väravani.
Acil durumlarda sevk kağıdına ihtiyacınız yoktur.Dans un cas urgent, vous n'avez pas besoin d'ordonnance.
Acil durumlarda sevk kağıdına ihtiyacınız yoktur.En caso de urgencia no hará falta ningún volante.
Acil durumlarda sevk kağıdına ihtiyacınız yoktur.I brådskande fall behöver du ingen remiss.
Acil durumlarda sevk kağıdına ihtiyacınız yoktur.Kiireellisessä tapauksessa et tarvitse lähetettä.
Acil durumlarda sevk kağıdına ihtiyacınız yoktur.Направление в экстренной ситуации не требуется.
Acil durumlarda sevk kağıdına ihtiyacınız yoktur.في الحالات المستعجلة لا تحتاجين إلى تحويلة.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.A-klinikalle ei tarvita lähetettä, vaan ajan voi varata itse.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.Du behöver ingen remiss till A-kliniken, utan kan själv boka en tid.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.No es necesario pedir un volante para acudir a un centro A-klinikka, puede pedir cita uno mismo.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.Для посещения А-клиники направление не требуется, вы можете записаться туда самостоятельно.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.ليست هناك حاجة إلى تحويلة للذهاب إلى العيادة A، ولكن من الممكن أن يحجز الشخص الموعد بنفسه.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Ale tiež viem, že táto rušivá sila zmeny, nebude poháňaná politikmi dneška.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Dar mai ştiu că forţa distrugătoare a schimbării nu va fi condusă de politica actuală.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.De azt is tudom, hogy a változás mindent elsöprő erejét nem a mai politika fogja mozgásba hozni.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Ich weiß auch, dass diese zerstörerische Kraft des Wandels nicht von den Politikern ausgehen wird.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.하지만 저는 이 강력한 변화의 힘이 오늘날의 정치로는 안된다는 것 또한 알고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod