Ana içeriğe geç
Sözlük

sevk ile cümle

sevk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
[1] Slovakya'dan gelen bakır Antwerp'ten Lizbon'a nakledildi ve ardından Hindistan'a sevk edildi.Em 1525, passaram a extrair mercúrio de Almadén.
İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.Sindsdien is er geen Heer van Zaamslag meer.
Ölümü Tadema' yı depresyona sevk etti.Haar dood liet Tadema ontredderd achter.
İttifak kısa sürdü ve Sextus Roma'ya tahıl sevkiyatını durdurdu.De alliantie was van korte duur, en Sextus sneed de graantoevoer van Rome opnieuw af.
Gerekli görüldüğünde İnebolu ya da Kastamonu'ya sevk sağlanmaktadır.In dat volgende leven (als mens) wordt hij ofwel Anagami of Arahant.
2 Ocak 1936'da sağlığı kötüleşti ve hastaneye sevk edildi.Op 26 december verslechterde zijn situatie en werd hij naar het ziekenhuis in Dublin gebracht.
Yurt içersine önemli domates sevkiyatı yapılmaktadır.In het binnenland wordt veel gebruikgemaakt van paprika.
Bütün bunlar kızıl ordu’nun sevk ve idaresinden sağlanan gelişmelerdi.Dit heeft alles te maken met de opmars van het Rode Leger.
Aynı yıl, Rusya'ya yapılan petrol sevkiyatını ele almak için özel bir donanma seferi düzenledi.In hetzelfde jaar arriveerde een Russisch schip met het verzoek om handel te mogen drijven met Japan.
İspanyol ve Portekiz egemenlikleri altında topraklarına sevk edilmişti.Daar werd de markt beheerst door Spanjaarden en Portugezen.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Wat er precies gebeurde is in nevelen gehuld.
İkinci bölüm, sevk barutudur.Deel 4, De Kromme Weg.
2002'de emekliye sevk edildi.In 2002 ging Geerts met pensioen.
Zaman zaman ensestin failleri psikiyatrik tedavi almak üzere psikiyatri hastanesine sevk edilebilir.Al dan niet gedwongen opname in een psychiatrisch ziekenhuis kan dan noodzakelijk blijken.
1935'te ikinci defa emekliğe sevkedildi.In 1942 werd hij een tweede maal vervroegd op pensioen gesteld.
Yaralılar civardaki hastanelere sevk edildi.Rannych przetransportowano do okolicznych szpitali.
300.000 adet Nintendo'nun ilk sevkiyat ve saat içinde tükendi.800 000 więcej od wstępnych przewidywań Nintendo.
29 Mart 1962’de ise 1179 savaş esiri vatan hainliğinden mahkemeye sevk edilir.29 marca, 1179 mężczyzn postawiono przed sądem za zdradę.
Sonuçta Kızıl Ordu sevk ve idare konusunda ciddi bir sıkıntı içine düştü.Armia Czerwona zajęła Sulęcin i Rzepin.
Üç ay sonra, Papa Joe mahkemeye sevk edilir.Nim rok minie spotkamy się na Sądzie Bożym!
Bu durum, hikâyeden 200 yıl önce Shinigamileri, Quincy’yi yok etmek için seferberlik yapmaya sevk etti.Ten fakt zadecydował o tym, iż około 200 lat przed głównym wątkiem fabuły, Shinigami zniszczyli klan Quincy.
Rusya'nın YPG'ye silah sevkiyatı yaptığı iddia edilmiştir.PI rzekomo wzięła na siebie odpowiedzialność za strzelaninę.
Orijinal sevkiyat Nisan 2009'da satışa sunuldu ve Haziran ayında sona erdi.Premiera na rynku odbyła się w lipcu 2009 roku, a sprzedaż zakończyła się w grudniu lub styczniu 2010 roku.
Bölgeye İstanbul'dan asker sevk edildi.Personel placówki sprowadzony został z Bawarii.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Bardzo szybko jednak ofensywa zamieniła się w całkowitą klęskę.
30 Ekim tarihinde terör örgütü üyeliği suçlamasıyla sevk edildiği mahkemece tutuklandı.Został zatrzymany przez policję 30 grudnia 1999 pod zarzutem wymuszenia rozbójniczego.
İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.Detta är den dag som Herren har gjort.
Filmin başarısı Warner Bros.'u Batman: The Animated Series'i yaratmaya sevk etti.Dietter tog hjälp av Batman: The Animated Series för att få inspiration.
Avrupa'da kürkü artık ithal edilmezken, hala büyük bir sayıda kürk Japonya'ya sevk edilir.Europeiska stater importerar idag inga pälsar från leopardkatten men ett större antal levereras till Japan.
Kara birliklerinin önemli bir kısmı Balkanlara sevk edildi.Många av dem tvångsförflyttades till Baltikum.
Sonrasında teslim olacak ve Tokyo’daki hapishaneye sevk edilecektir.Han grips efter det och förs till ett fängelse i öknen.
Özel bir dedektif birimi polisi yönetmesi için sevk edildi.En privatdetektiv uppmanas att komma till en adress.
Sevket Hayat Kadını(1986) ....A Taste for Death (1986; "Smak för döden").
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.I övrigt blev uppsättningen ett fiasko.
7000 mübadil de Samsun’a sevk edildi.7000 ton kondenserad ammoniak släpptes ut.
Kitap gelecek yıl basıldı ve Gilman’ı ulusal ilgi üzerine sevk etti.Книга була видана в наступному році і поставила Гілман в центр уваги міжнародного співтовариства.
Şecereli meşhur Germiyan atları vardı ve bunlar dışarılara da sevk edilirdi.На ній працювали люди, які не мали коней і приходили сюди пішки.
Moskova hemen üzerine bir ordu sevk etmiştir.Чим миттєво скористалась московська армія.
Avrupa'da kürkü artık ithal edilmezken, hala büyük bir sayıda kürk Japonya'ya sevk edilir.Його імпорт в Європу припинений, проте в Японію все ще експортуються великі партії.
Sonuçta Kızıl Ordu sevk ve idare konusunda ciddi bir sıkıntı içine düştü.У результаті військових дій Дошно зазнало значних руйнуваль та розорень.
Hypnos ve Thanatos da takiben onu uygun cenaze törenlerinin yapılması üzere anavatanına sevkeder.Відтак задля полегшення моральних страждань він віддав наказ поховати їх з належними військовими почестями.
Kitap gelecek yıl basıldı ve Gilman’ı ulusal ilgi üzerine sevk etti.Kniha byla vydána v následujícím roce, čímž Gilman upoutala pozornost mezinárodní veřejnosti.
İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.V ten den rádo poprchává, poněvadž Maří Magdaléna Pána svého oplakává.
İnsanlar hala dolaşımda olan paralarını değiştirilmeye sevkedildiler.Proč by lidé měli být omezeni hotovostí, kterou mají zrovna u sebe?
Bu da birçoğunu umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sevk ediyordu.Nikdy nezapomenu na její zoufalství a zklamání.
Sokrat'a göre insan ruhu görünmez ve ölümsüzdü, bedeni sevk ve idare eden ruhtu.Aristoteles tedy argumentuje, že duše je neoddělitelná od těla a umožňuje nám žít, vnímat a jednat.
Kara birliklerinin önemli bir kısmı Balkanlara sevk edildi.Některé z těchto sadistických jednotek byly povolány přímo z Balkánu.
1992'de Microsoft SQL Server 4.2 sevkedildi.V roce 1992 byl k oficiálně k dispozici první Microsoft SQL Server verze 4.2.
Öte yandan yoğun tipide Alman Kolordusu da sevk ve idareyi yitirmiştir.Dan, německý ovčák totiž dosloužil a má být utracen.
2 Ocak 1936'da sağlığı kötüleşti ve hastaneye sevk edildi.15. července 1963 však onemocněl a byl převezen do nemocnice.
Bu toplantıdan itibaren 9. Ordu'da sevk ve idare çökmüştür.Od prvního dne vládl v armádě zmatek a nepořádky.
Görevleri sırasında yolu onu uzak Batı’ya ve Sauron’nun hizmetkarlarının yollarını öğrendiği Doğu’ya sevketti.Osaměle putoval dál na Východ a daleký jih a zkoumal lidská srdce a Sauronovy služebníky.
Çünkü bunlar bu depolardan, gerekli yerlere sevk edilememişti.Za tyto zapůjčené prostory navíc nemuselo platit nájem.
Bu orduyu halife Velid üzerine sevk etti.Tento vojevůdce se vyznamenal v bojích o Krym.
İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.Da, Domnul tau îi va judeca în Ziua Învierii pentru ceea ce se învrăjbeau.
Üç ay sonra, Papa Joe mahkemeye sevk edilir.Trei luni mai târziu, Papa Joe este trimis în judecată.
Çıkan birlikler Varna'ya sevk edildi.Cavaleriștii de gardă s-au deplasat la Varna.
Yaralılar civardaki hastanelere sevk edildi.Răniții au fost transportați la trei spital din apropiere.
Masrafını karşılayacak parası yoksa sevkini devlet yapar.El nu poate lua întreaga sumă pe care a câștigat-o, pentru că trebuie să plătească impozit statului.
Özel bir dedektif birimi polisi yönetmesi için sevk edildi.Aceasta și încă un bărbat au fost duși la poliție pentru a fi legitimați.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod